#BOYABASKITERBİYE
“Hedefimiz, Çevreci ve Yenilikçi Çözümlerle Dünya Çapında İlk Tercih Edilen Firma Olmak”
Röportaj: Tuğba KARADEMİR Yaklaşık 45 yıldır tekstil boya ve terbiye makineleri sektöründe faaliyet gösteren Memnun Makina, bugün 26 ülkeye ihracat yapan güçlü bir marka konumunda. Ar-Ge yatırımları, çevreye duyarlı üretim anlayışı ve müşteri odaklı çözümleriyle sektörde fark yaratan firma, 2025 ve sonrasında da sürdürülebilir büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Tekstil teknolojilerindeki dönüşüm, çevreci çözümler ve dijitalleşme ile hız kazanırken, Türkiye’den çıkan güçlü firmalar da küresel pazarda dikkat çekiyor. Bu firmalardan biri olan Memnun Makina, yenilikçi makineleri ve sürdürülebilir üretim vizyonuyla sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırıyor. Biz de firmanın yolculuğunu, gelecek hedeflerini ve sektöre dair öngörülerini Memnun Makina Genel Müdürü Kemal Memnun ile konuştuk. Memnun Makina, yaklaşık 45 yıldır tekstil boya ve terbiye makineleri sektöründe faaliyet gösteriyor. 2025 itibarıyla firmanızın gelişim sürecini ve dönüm noktalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Memnun Makina yaklaşık 45 yıldır sektörde faaliyet gösteriyor. İlk yıllarda Türkiye pazarında güçlenmeye odaklandık, sonrasında ise ihracata yöneldik. Bugün makinelerimizi 26 ülkeye ulaştırabiliyor olmamız bizim için önemli bir gurur kaynağı. Bu süreçte en büyük dönüm noktalarımızdan biri de Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlar oldu. Her geçen yıl teknolojimizi geliştirerek müşterilerimize daha verimli, kaliteli ve çevre dostu çözümler sunmaya devam ediyoruz. “Hem Yurt İçinde Hem De Yurt Dışında Yeni Mümessillikler Açmayı Planlıyoruz” “Pazar Genişletme” stratejinizin şirketin cirosuna ve ihracat performansına etkilerini bize aktarabilir misiniz? Yurt içi ve yurt dışı pazarlarda yeni mümessillikler açmayı planlıyor musunuz? Pazar genişletme stratejimiz, özellikle son beş yılda şirketimizin cirosuna ciddi katkılar sağladı. Yeni pazarlara açılmak, müşteri çeşitliliği ve sürdürülebilir büyüme için bize büyük avantajlar sundu. Önümüzdeki dönemde hem yurt içinde hem de yurt dışında yeni mümessillikler açmayı planlıyoruz. Böylece müşterilerimize daha yakın olup daha hızlı hizmet verebileceğiz. Pandemi ve sonrasındaki ekonomik dalgalanmalara rağmen Memnun Makina’nın başarılarını sürdürebilmesinde hangi stratejiler ön plana çıktı? Pandemi dönemi ve sonrasındaki ekonomik dalgalanmalara rağmen biz, esnek üretim kabiliyetimiz ve hızlı adaptasyonumuz sayesinde müşterilerimizin yanında olmaya devam ettik. Bu süreçte en büyük avantajlarımızdan biri de güçlü mümessillik ağımız oldu. Bu sayede farklı ülkelerden gelen taleplere çok hızlı karşılık verebildik. Ayrıca dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar da iletişim ve servis sürekliliğini sağlamamıza yardımcı oldu. 2022 ve 2023 yıllarında piyasaya sunduğunuz Şardon, Traş ve Lazer Gravür makineleriyle ilgili pazardan ve firmalardan geri dönüşler nasıl? Yakın gelecekte piyasaya sunmayı planladığınız yeni ürün veya teknolojiler var mı? 2022 ve 2023 yıllarında piyasaya sunduğumuz Şardon ve Traş makineleri, kalite ve kullanım kolaylığı açısından müşterilerimizden çok olumlu geri dönüşler aldı. Ayrıca jigger boya makinemiz, az su kullanması sayesinde pazarda ciddi talep gördü ve çevreci bir alternatif olarak ön plana çıktı. Bu geri bildirimler, bizi yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeye motive ediyor. Yakın gelecekte enerji verimliliği yüksek ve otomasyon özellikleri gelişmiş yeni makinelerimizi müşterilerimizle buluşturmayı planlıyoruz. “Makinelerimiz, Sadece Performansı İçin Değil, Sürdürülebilirlik Katkısı Nedeniyle de Tercih Ediliyor” Üretimde enerji verimliliği ve minimum karbon ayak izi sağlama konularında yaptığınız çalışmaların sektördeki yansımaları nelerdir? Son yıllarda su tasarrufu, susuz boyama ve baca filtreleme gibi çevresel önlemler ön plana çıkıyor. Memnun Makina bu alanlarda ne gibi yenilikler yapmayı planlıyor? Son yıllarda tekstil sektöründe çevreye duyarlı çözümler çok daha fazla ön plana çıkıyor. Bizim jigger boya makinemiz, su ve kimyasal tüketimi açısından diğer boyama yöntemlerine kıyasla oldukça tasarruflu. Bu da makinelerimizin çevreci bir alternatif olarak tercih edilmesini sağlıyor. Müşterilerimiz, makinelerimizi sadece performansı için değil, sürdürülebilirlik katkısı nedeniyle de tercih ediyor. 2025’te tekstil makineleri sektöründe trend olacak teknolojik ve çevresel kriterler sizce neler olacak? Endüstri 4.0 uygulamaları ve otomasyon sistemlerini üretim süreçlerinize entegre etme sürecinizi anlatabilir misiniz? 2025’te tekstil makinelerinde en önemli trendlerin çevreci çözümler, dijitalleşme ve otomasyon olacağını düşünüyoruz. Biz de Endüstri 4.0 uygulamalarını üretim süreçlerimize entegre ediyor, makinelerimizi uzaktan izleme ve veri analiz sistemleriyle donatıyoruz. Müşteri taleplerine göre özel makineler geliştirme sürecinizi ve bu süreçte Ar-Ge departmanınızın rolünü anlatabilir misiniz? Müşterilerimizin taleplerine uygun şekilde çözümler sunabiliyoruz. Ar-Ge departmanımız, sürecin merkezinde yer alıyor; müşterinin ihtiyacını analiz ediyor ve en uygun çözümü geliştiriyor. Bu sayede müşterilerimiz, tam olarak ihtiyaçlarına uygun makinelerle üretim yapabiliyor ve verimliliklerini artırabiliyor. Satış sonrası teknik servis ve yedek parça destek ağınızın uluslararası pazarda sağladığı avantajlar nelerdir? Uluslararası pazarda bizi farklı kılan unsurlardan biri de güçlü satış sonrası teknik servis ve yedek parça ağımız. Bu sayede müşterilerimiz makinelerimizden uzun yıllar verim alabiliyor ve güvenle yatırım yapabiliyor. 2025 ve sonrası için Memnun Makina’nın sektördeki konumunu ve hedeflerini anlatabilir misiniz? Memnun Makina olarak 2025 sonrası vizyonumuz, inovatif ve çevreci çözümlerle dünya çapında ilk tercih edilen markalardan biri olmak. Sürdürülebilir büyümeyi, müşteri memnuniyetini ve teknoloji yatırımlarını ön planda tutarak sektördeki liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır katıldığımız ITM Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı’nda, 2026 yılında da katılımcı olarak yerimizi alacağız. Uluslararası ziyaretçiler açısından büyük önem verdiğimiz bu fuarda, dünyanın dört bir yanından gelecek müşterilerimizle buluşmayı şimdiden heyecanla bekliyoruz.   The post “Hedefimiz, Çevreci ve Yenilikçi Çözümlerle Dünya Çapında İlk Tercih Edilen Firma Olmak” appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
September 2, 2025 at 6:52 AM
Armas Makina, Örgü Kumaşlar İçin Geliştirdiği KnitMaster HT Jigger XL ile Dikkat Çekiyor
Tekstil makine sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren Armas Makina, örgü kumaşların terbiye süreçlerinde karşılaşılan hassasiyet sorunlarına çözüm sunmak amacıyla geliştirdiği KnitMaster HT Jigger XL modeliyle sektördeki yenilikçi adımlarına bir yenisini ekledi. Özellikle örgü kumaşların elastik yapıları nedeniyle klasik jigger sistemlerinde yaşanan deformasyon sorunlarına dikkat çeken firma, yeni geliştirdiği modelle bu alandaki ihtiyaçlara doğrudan yanıt vermeyi hedefliyor. Örgü Kumaşlara Uyumlu Yapı ve Hassas Proses Kontrolü Armas Makina’nın mühendislik ekibi tarafından geliştirilen KnitMaster HT Jigger XL, otomatik gergi kontrolü, düşük tansiyonlu tahrik sistemleri ve yüksek hassasiyetli yönlendirme teknolojileri ile dikkat çekiyor. Bu sistemler, örgü kumaşların zarar görmeden işlenmesini sağlarken kumaş yüzeyinde oluşabilecek kalite kayıplarını da önlemeyi amaçlıyor. Makine, 1400 mm’ye kadar ulaşan yüksek sarım çapı kapasitesiyle uzun metrajlı kumaşların duraksama olmadan işlenmesine olanak tanıyor. Böylece hem proses verimliliği artıyor hem de dur-kalk kaynaklı gerginlik problemleri azaltılıyor. Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilir Üretim Enerji verimliliği, Armas Makina’nın geliştirdiği sistemlerin ortak özelliklerinden biri. KnitMaster HT Jigger XL’de kullanılan ısı izolasyon sistemleri ve proses sırasında uygulanan enerji tasarrufu odaklı yapı sayesinde, klasik sistemlere göre daha düşük enerji ve su tüketimi sağlandığı belirtiliyor. Firma, bu yönüyle makinenin yalnızca üretim kapasitesini değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik hedeflerine katkısını da ön plana çıkartıyor. Sahadan Olumlu Geri Bildirimler KnitMaster HT Jigger XL’ın devreye alındığı üretim tesislerinde, makinenin süreçlere olumlu katkıda bulunduğu ifade ediliyor. Özellikle örgü kumaşların işlenmesinde yaşanan problemleri büyük ölçüde azalttığı ve operatörler tarafından kolayca adapte edilebildiği üzerine geri bildirimler alınıyor. Armas Makina, kullanıcılardan gelen geri bildirimlerin ürün geliştirme sürecine entegre edildiğini ve sistemin sahada performansını kanıtlamaya devam ettiğini belirtiyor. Bakım Kolaylığı ve Servis Altyapısı Makinenin bakım ihtiyacının minimum seviyede tutulması, uzun vadede işletmelere operasyonel avantaj sağlıyor. Armas Makina’nın yaygın teknik servis ağı, kurulum sonrası destek süreçlerini hızlandırırken, operatör eğitimleri ve proses danışmanlığı gibi hizmetler de müşterilere sunuluyor. Ar-Ge ve Tecrübe Temelli Üretim Yaklaşımı Armas Makina, bu yeni modelde yıllara dayanan makine üretim tecrübesini ve Ar-Ge gücünü birleştirdiğini vurguluyor. KnitMaster HT Jigger XL, yalnızca örgü kumaşlar için özelleştirilmiş teknik bir çözüm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda işletmelerin rekabet gücünü artırmaya da katkı sağlıyor. Armas Makina, Tek Tahrikli Jigger Sisteminde Seri Üretim Aşamasına Yaklaşıyor Armas Makina’nın son dönemde üzerinde yoğunlaştığı projelerden biri de tamamen kendi mühendislik altyapısıyla geliştirdiği tek tahrikli jigger makinesi tasarımı oldu. Özellikle son iki yıldır Ar Ge departmanının odaklandığı bu proje kapsamında, daha kompakt bir yapı, daha az hareketli parça ve optimize edilmiş tahrik gücüyle çalışan yeni nesil bir jigger konsepti oluşturuldu. Firma yetkilileri, bu çalışmada önemli başarı elde edildiğini ve sistemin saha testlerinin ardından inovatif bir ürün olarak seri üretime alınması için gerekli adımların atılmaya başlandığını ifade ediyor. Yeni modelin, hem mekanik sadelik hem de enerji verimliliği açısından mevcut sistemlere göre ciddi avantajlar sunması hedefleniyor. The post Armas Makina, Örgü Kumaşlar İçin Geliştirdiği KnitMaster HT Jigger XL ile Dikkat Çekiyor appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
September 2, 2025 at 6:48 AM
Brückner’den Hindistan’a Yeni Şube Açılışı
Merkezi Almanya, Leonberg’de bulunan Brückner Group, Brückner Textile India Pvt. Ltd.’nin kurulmasıyla uzun ve başarılı şirket tarihinde bir başka önemli dönüm noktasına daha imza atıyor. Hindistan, Coimbatore’deki yeni şubesi, Brückner’ı hem coğrafi hem de stratejik olarak Hintli müşterilerine önemli ölçüde yakınlaştırıyor. “Sahadaki varlığımız, Hindistan pazarının ihtiyaçlarına daha hızlı, hassas ve esnek bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” diyen yönetim ekibi; “Brückner, Alman teknolojisi ve hassasiyetinin simgesi; Hindistan’da bunu yerel hız ve çeviklikle birleştiriyoruz.” ifadelerini kullanıyor. Yeni şube, Brückner’in tüm ürün ve hizmet yelpazesini sunuyor. Bunlar arasında; yeni makineler, modifikasyonlar, yedek parçalar, teknik danışmanlık, makine yükseltmeleri ve satış sonrası servis yer alıyor. Tüm makineler hâlâ Almanya, Bavyera, Tittmoning’de üretilirken, satış, kurulum ve servis hizmetleri Hindistan’da yeni kurulan yerel ekip tarafından yürütülüyor. Brückner Textile India Pvt. Ltd.’nin yönetimi, derin sektör deneyimini ve bölgesel uzmanlığı yansıtıyor. Hindistan’da 31 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip olan Thomas Wiget, yeni şubenin Müdürü olarak atandı.  A. Venkatesh Babu, özellikle Doğu ve Güney bölgeleri olmak üzere Hindistan genelindeki satışlardan sorumluyken, Vinod Kumar V. ülkenin Kuzey ve Batı bölgelerindeki satışları yönetiyor. Bu deneyimli ekip, Hindistan genelinde müşteriye yakınlık, profesyonel danışmanlık ve güvenilir destek sağlıyor. Brückner Textile India Pvt. Ltd.’nin kurulmasıyla, aile şirketi Hindistan pazarına olan uzun vadeli bağlılığını vurguluyor ve küresel satış ve servis ağını güçlendirmeye devam ediyor. The post Brückner’den Hindistan’a Yeni Şube Açılışı appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
August 22, 2025 at 10:58 AM
Mimaki, Yeni Nesil Tekstil Baskı Çözümü TRAPIS ile Texworld Paris’te Sergileyecek
İnkjet baskı ve kesim teknolojilerinin lider üreticisi Mimaki Europe, 15-17 Eylül tarihleri arasında Parc des Expositions de Paris-Le Bourget’de (Salon 2-4) düzenlenecek Texworld Paris fuarına katılacak. Firma standında (Salon 3, Stand O204) TRAPIS’i (Transfer Pigment Sistemi) gerçek müşteri kullanım örnekleriyle birlikte tanıtacak. Texworld Paris’in bir parçası olan Avantex Paris’in içinde yer alan bu özel alan, tekstil ve moda endüstrisinde kirliliği azaltmaya ve döngüselliği teşvik etmeye kendini adamış şirketleri öne çıkararak geleceğin modasını yaratıyor. Mimaki’nin geçen yıl piyasaya sürülen TRAPIS çözümü, baskı makinelerine inkjet bir baskı makinesi ve yüksek basınçlı bir kalenderden oluşan iki adımlı basit bir işlem sunuyor. Geleneksel dijital boyama yöntemlerine kıyasla atık su miktarını yaklaşık %90 oranında önemli ölçüde azaltan ve karbon emisyonlarını %92’ye kadar düşüren TRAPIS, üreticilerin, tasarımcıların veya perakendecilerin canlı tekstil ürünlerini kolayca ve sürdürülebilir bir şekilde üretmelerine olanak tanıyor. Moda ve iç dekorasyon uygulamaları için talep üzerine baskı için ideal olan TRAPIS, doğal ve sentetik elyaflar da dâhil olmak üzere çok çeşitli kumaşlara baskı yapabiliyor. Mimaki Europe Fransa ve Mağrip Bölgesi Şube Müdürü Martial Granet, “Texworld Paris, erişilebilir ve sürdürülebilir TRAPIS çözümümüzü binlerce küresel tekstil profesyoneliyle doğrudan buluşturmak için paha biçilmez bir platform sunuyor. Haziran ayında moda markalarının yoğun ilgi gösterdiği TRAPIS roadshow’un ivmesini sürdürürken, ziyaretçilerin bu çözümü nasıl karşılayacağını görmek için heyecanlıyız.” diyor.   The post Mimaki, Yeni Nesil Tekstil Baskı Çözümü TRAPIS ile Texworld Paris’te Sergileyecek appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
August 21, 2025 at 12:00 PM
212 NexT’ten Fransız Girişim EverDye’a Yatırım Desteği
Teknoloji yatırım fonu 212 NexT, biyobazlı pigmentler ve düşük sıcaklıkta tekstil boyama çözümleri geliştiren Fransa merkezli EverDye’a yatırım yaptı. EverDye, 15 milyon Euro büyüklüğündeki Seri A yatırım turunda destek alırken, bu tura 212 NexT’in yanı sıra önde gelen Fransız yatırımcılar Daphni ve Crédit Mutuel Innovation öncülük etti. Aynı zamanda European Innovation Council (EIC), Ring Capital ve önceki yatırımcılar Asterion Ventures ile Maki.vc de bu turda yer aldı. EverDye, aldığı bu yatırımla laboratuvar ortamında başarıyla test ettiği teknolojisini endüstriyel ölçekte uygulamaya geçirmeyi, üretim kapasitesini artırmayı ve global tekstil markalarıyla yaptığı ön anlaşmaları ticari iş birliklerine dönüştürmeyi hedefliyor. Şirket ayrıca önümüzdeki üç yıl içerisinde ekip büyüklüğünü ciddi oranda artırarak, Avrupa’nın öncü sürdürülebilir tekstil teknoloji sağlayıcılarından biri olmayı amaçlıyor. Kimyasal kullanımını ve enerji tüketimini azaltma hedefiyle yola çıkan EverDye, mevcut üretim altyapılarına entegre olabilen çevreci çözümler geliştiriyor. Şirketin faaliyet alanı, çevre dostu kimyasallar ve yenilikçi malzeme teknolojilerinin kesişiminde yer alıyor. Sürdürülebilir ve Ölçeklenebilir Teknolojiler 212 NexT Yönetici Ortağı Gizem Yağız, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve yeni regülasyonların etkisiyle tekstil ve kozmetik gibi sektörlerde düşük karbonlu üretime geçişin hız kazanacağını belirterek şunları söyledi: “EverDye, tekstil endüstrisinin çözüm bekleyen çevresel sorunlarına yenilikçi ve uygulanabilir bir teknoloji sunuyor. Enerji ve su tüketimini azaltmasının yanı sıra üretim maliyetlerini düşürmesi, bu çözümün hem sürdürülebilir hem de ekonomik açıdan avantajlı olduğunu kanıtlıyor. 212 NexT olarak, iklime pozitif etki yaratan malzeme ve süreç teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyoruz.” “Tekstil Boyamada Devrim Peşindeyiz” Şirketin CEO’su Philippe Berlan ise tekstil sektöründeki çevresel etkilere dikkat çekerek şöyle konuştu: “Boyama işlemleri, tekstil endüstrisinin toplam sera gazı emisyonlarının neredeyse yarısını oluşturuyor. Biz bu süreci daha kısa sürede, daha az enerji kullanarak ve doğaya dost içeriklerle gerçekleştirebiliyoruz. Geliştirdiğimiz yöntem, sadece çevreye duyarlı değil, aynı zamanda üreticiler için önemli maliyet avantajları da sağlıyor.”   The post 212 NexT’ten Fransız Girişim EverDye’a Yatırım Desteği appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
August 21, 2025 at 11:51 AM
Kornit Digital ve MAS ACME USA Stratejik Ortaklık Anlaşması İmzaladı
Sürdürülebilir, talebe göre dijital moda ve tekstil üretim teknolojilerinde küresel bir öncü olan Kornit Digital Ltd., MAS Holdings ile, Kuzey Amerika’da sürdürülebilir moda ve giyim markalarına hizmet veren entegre bir tedarik zinciri yönetim merkezi olan MAS ACME USA aracılığıyla stratejik bir ortaklık imzaladı. Bu anlaşma MAS müşterilerinin, perakendecilerin ve markaların veri odaklı moda üretimi vizyonunu hızla hayata geçirmelerini sağlayarak hem daha sürdürülebilir hem de daha kârlı olmalarını mümkün kılacak. Bu ticari anlaşma Kornit’i, moda ve spor giyim üretiminde uçtan uca tedarik zinciri yönetimi ve operasyonel mükemmeliyet sağlayan küresel bir lider olan MAS Holdings ile doğrudan uyumlu hale getiriyor. Güney Asya’nın en büyük giyim teknolojisi şirketi olan MAS, Victoria’s Secret, PVH, Gap, Marks & Spencer ve Nike gibi markalarla iş birliği yapıyor. Bu anlaşma, aşırı üretim, plansız indirimler ve tedarik zinciri verimsizlikleriyle boğuşan moda sektörüne uygulanabilir bir üretim alternatifi sunma taahhüdünü resmileştiriyor. Kornit’in talep üzerine dijital üretim gücünü MAS’ın tedarik zinciri mükemmeliyeti ve hassas veri analizleriyle birleştirmek, markaların satış kayıplarını önlemelerine, perakende stok seviyelerini optimize etmek için ABD’de haftalık üretimlere hızlıca yanıt vermelerine olanak tanıyacak. Böylece atıklar azaltılacak, tam fiyat satış oranları artırılacak ve işletme sermayesi serbest bırakılacak. Kornit Digital CEO’su Ronen Samuel şunları söyled: “Moda, dünyanın en eski, en büyük ve en karmaşık tedarik zincirine sahip sektörü; ancak temelden bozulmuş ve verimsizlikle dolu—değişim ihtiyacının acil olduğuna inanıyoruz. Bu stratejik anlaşma, sektöre aşırı üretim, atık ve kesintili tedarik zincirlerine karşı kanıtlanmış bir alternatif sunuyor. Kornit ve MAS ACME USA, modayı daha iyi hale getirme hedefinde ortak. Kornit’in talep üzerine üretim çözümlerinin, MAS’ın tedarik zinciri ve üretim verisi analizine öncülük eden yaklaşımıyla birleşmesini görmekten memnuniyet duyuyorum. Bu ortaklık, sektöre daha sorumlu, kârlı ve çevik bir üretim süreci için açık bir yol sunuyor.” Stratejik anlaşma, markalara ve perakendecilere şu temel avantajları sunuyor: * Yerel Tedarik Zinciri Esnekliği: Geleneksel moda tedarik zincirlerinde bulunan uzun teslim süreleri ve düşük yanıt verebilirlik ortadan kaldırılıyor. Yerinde ve talep üzerine üretim sayesinde sadece gereken, gereken zamanda ve yerde üretim sağlanıyor. * Sermaye Verimliliği ve Kârlılık: Markaların pazar trendlerine hızlı tepki vererek daha az satış kaybı ve indirimle daha yüksek gelir elde etmesi sağlanıyor. Aynı zamanda stok taşıma maliyetleri düşürülüyor. * Gerçek Sürdürülebilir Büyüme: Daha sorumlu, veri odaklı ve talep üzerine bir üretim modeli sunuluyor. Bu model, yüksek stoklara gerek kalmadan müşterileri memnun ediyor, atıkları ve maliyetleri ciddi şekilde azaltıyor. MAS ACME USA CEO’su Brad Ballentine ise; “MAS ACME USA olarak, büyük marka ve perakende müşterilerimize sunduğumuz uçtan uca tedarik zinciri veri analiziyle üretim stratejilerini nasıl optimize edeceklerini ve talebin en doğru şekilde tahmin edildiği son aşamaya kadar üretimi erteleyerek kârlılığı nasıl artırabileceklerini gösterdik. Kornit’in dijital üretim sistemleri, bizim yerel ve tamamen talebe dayalı üretim vizyonumuzu gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğumuz tam çözümdü. Kornit ekibiyle tanıştığım anda, çözümlerinin gücü ve kalitesi beni etkiledi ve doğru ortak olduklarını anladım. Ortak vizyonumuz; modayı daha akıllı ve daha verimli hale getirecek, benzeri görülmemiş esneklik sağlayan küresel bir tedarik zinciri kapasitesi oluşturmaktır. Bu anlaşmayı duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz ve ABD pazarındaki müşterilerimiz için dijital üretime başlamaktan heyecan duyuyoruz.” dedi. The post Kornit Digital ve MAS ACME USA Stratejik Ortaklık Anlaşması İmzaladı appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
July 29, 2025 at 7:55 AM
Brückner Hindistan’da Şube Açtı
Dünyanın önde gelen tekstil makineleri üreticisi Brückner, 1 Haziran 2025 itibarıyla Hindistan’da kendi şubesini açtı. Bu stratejik adımla birlikte Alman aile şirketi Brückner, küresel varlığını daha da güçlendirmiş ve tekstil sektörü açısından büyük öneme sahip Hindistan pazarına giriş yapmış oldu. Brückner 2007 yılından bu yana daha önce Voltas olarak bilinen Universal MEP Projects & Engineering Services Ltd. tarafından Hindistan’da temsil ediliyordu. Universal’in yıllar içinde sunduğu üstün uzmanlık ve destek sayesinde Brückner markası Hindistan’da sağlam bir şekilde yerleşti ve müşteri tabanı önemli ölçüde genişledi. Brückner Grubu’nun sahibi ve CEO’su Regina Brückner; “Hint pazarında Universal’dan daha iyi bir ortak düşünemezdik ve bize yaklaşık 20 yıl boyunca verdikleri destek ve sürekli rehberlikleri için son derece minnettarız.” dedi. Brückner; “Hindistan, tekstil endüstrisi açısından kilit bir pazar ve hem artan yerel tekstil talebi hem de büyük inovasyon potansiyeli sayesinde bizim için birçok fırsat sunuyor. Yeni şubemizle müşterilerimize artık çok daha yakın olacağız.” ifadelerini kullanıyor. Hindistan’da son yıllarda elde edilen birçok satış başarısının ardından kendi şubesini kurmak sadece bir zaman meselesiydi ve mantıklı bir sonuçtu. Brückner Textile India Private Limited, önümüzdeki yıllarda Hindistan’daki müşterileriyle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyor. The post Brückner Hindistan’da Şube Açtı appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
July 29, 2025 at 7:50 AM
JPF, Monforts Çiftli Isıtma Üniteleri ile Seçenekleri Genişletiyor
Enerji verimliliği, Portekiz’in tekstil üretim endüstrisinin rekabet gücünü sürdürmesi için kritik bir faktör haline geldi ve ülkenin önde gelen tekstil üreticileri kaynak tasarrufu sağlamak için her türlü yolu araştırıyor. JPF’de Monforts’un çiftli ısıtma üniteleri ile donatılan ram makinelerini kullanıyor. Bu tür ilerlemelerin ön saflarında, yakın zamanda bir biyokütle ile çalışan kazan odası ile kumaş terbiye tesisini genişleten J Pereira Fernandes (JPF) yer alıyor. Yatırım, bu tesise CO2 nötr üretim yapma imkânı sağlıyor. UNESCO Dünya Mirası Alanı JPF, 2001 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Portekiz’in kuzeyindeki Guimarães’da bulunuyor. Bu durum, şirketin tüm emisyonlarla ilgili olarak en sıkı çevresel standartlara uymasını gerektiriyor. Guimarães’daki dikey entegrasyona sahip operasyonlar, iplik eğirme, iplik boyama, dokuma, kumaş boyama ve terbiye, kesim ve dikişi kapsamakta olup yılda 5.5 milyon metre bitmiş kumaş kapasitesine sahip. Bu kumaşlar ağırlıklı olarak ev tekstili pazarında kullanılan 100% pamuklu ürünlerden oluşuyor. Uzun süredir Monforts müşterisi olan JPF, 1987 yılında Guimarães tesisine 3,2 metre genişliğinde bir Montex ram makinesi kurdu, ardından 2020’de 3,4 metre genişliğinde ikinci bir yedi odalı model kuruldu. Şirket ayrıca bir Monforts sanforizasyon hattı işletiyor. Buhar veya Gaz ile Çalışma Avantajı Yeni biyokütle kazanı ile Monforts, son ram makinesine çiftli ısıtma ünitesini entegre ederek buhar veya gaz ile çalışmanın avantajlarından tam olarak yararlanmayı mümkün kılıyor. Monforts Bölge Satış Müdürü Thomas Päffgen, “Son on yıldır çalışır durumdaki Montex ram makinelerine çiftli ısıtma üniteleri entegre ediyoruz ve bu, yakın zamanda Portekiz’de kurduğumuz üçüncü ünitemiz oldu. 160°C’ye kadar olan proseslerde biyokütle yakıtlı buhar ısıtmasının kullanılmasına, daha yüksek sıcaklıklarda ise gaz ısıtmasının kullanılmasına olanak sağlıyor. Ayrıca mevcut doğrudan gaz ısıtmasının yanı sıra, her bir ram makinesinin odasına bir buhar ısı değiştirici ve buhar basıncı kontrolü için havalandırma eklendi.” diyor. Asyalı Üreticilerle Rekabet için Önlem JPF Genel Müdürü Sandra Fernandes; “Enerji maliyetleri, Asya’daki üreticilerle rekabet gücümüzü ciddi şekilde zorluyor ve tüketimi en aza indirmek için bir dizi önlem aldık. İplik boyama makinelerimizde ve diğer ekipmanlarımızda daha fazla düzenleme yaptık, ayrıca makine yelpazemizde en verimli motorlar ve pompalar kullanıyoruz. Buna ek olarak her yerde invertörler var ve mümkün olduğunca economizer’lar ve ısı değiştiriciler kullanıyoruz, ayrıca kompresör hava ve buhar kaçaklarını sıkı bir şekilde kontrol ediyoruz.” diye konuşuyor. Guimarães tesisindeki tüm alanlar artık doğal ışığın olmadığı durumlarda LED ışıklarla aydınlatılıyor ve şirketin kendi güneş enerjisi üretimi, gündüz vardiyasındaki elektrik tüketiminin yaklaşık %50’sini karşılıyor. Yaklaşık Bir Asırlık Bilgi Birikimi Ancak tüm bunların ötesinde, şirketin uzun deneyimi ve birikmiş bilgi birikimi var. 1933 yılında ilk olarak bir dokuma tezgâhı ile kurulan JPF, 1970 yılından itibaren tam entegrasyona geçti ve artık rekabet avantajlarına katkıda bulunuyor. Fernandes, “Düşük sıcaklıklarda ve düşük sıvı oranlarında boyama yapıyoruz ve ‘ilk seferde doğru’ anlayışına yatırım yapıyoruz. Bu da geri dönüşleri engellemeye yardımcı oluyor ve tekrar üretim süreçlerinin önüne geçiyor. Ayrıca tesisimize yakın tedarikçiler kullanıyoruz, böylece aşırı taşıma maliyetlerinden kaçınıyoruz. Yeni Monforts çiftli ısıtma ünitesi ve kazan ile doğrudan elde edeceğimiz tasarrufları hesaplamak için henüz erken, çünkü bu çok büyük ölçüde biyokütle ve gaz arasındaki fiyat dalgalanmalarına bağlı. Ancak şimdi en faydalı seçeneği tercih etmek durumundayız. Enerji tasarrufu sağlayan seçeneklere yatırımlarımıza devam edeceğiz ve bu projede Monforts’a ve yerel temsilcisi Maquicontrolo’ya bize verdikleri paha biçilmez destek için teşekkür etmek istiyorum.” diyor. The post JPF, Monforts Çiftli Isıtma Üniteleri ile Seçenekleri Genişletiyor appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
July 7, 2025 at 1:47 PM
William Clark & Sons’dan, Brückner Terbiye Hattına Yatırım
Kuzey İrlanda’nın en eski keten üreticisi konumunda bulunan William Clark & Son firması, Brückner ile yeni terbiye tesisini devreye aldı. Firma dünyada Beetled keten kumaşını o eşsiz parlaklığıyla üretebilen tek tedarikçi konumunda bulunuyor. William Clark & Sons, yaklaşık 300 yıldır Kuzey İrlanda’dan dünyanın dört bir yanındaki müşterilerine doğrudan birinci sınıf keten kumaş sağlıyor. Firma, dünyada Beetled keten kumaşını o eşsiz parlaklığıyla üretebilen tek tedarikçi konumunda bulunuyor. Beetling işlemi kullanılarak üretilen kumaş, orijinal beetling motorları üzerinde tahta çekiçlerle 20 gün boyunca dövülüyor. Bu ekipmanın bugün de 100 yıl önce devreye alındığı zamanki kadar güvenilir olduğu ve sürecin değişmediği biliniyor. 300 yılı aşkın bir süre önce firmanın kurulduğu eski tesiste, genişlemeye uygun alan sınırlıydı, firma bu nedenle yakında yeni bir fabrika kurmaya karar verdi. Fabrikadaki diğer yeni ekipmanların yanı sıra, bir Bruckner ram makinesi de dâhil olmak üzere yeni bir kaplama ve terbiye hattı kuruldu. Dikey dönüşlü pim zincirine sahip 6 kamaralı ram makinesi, giyim kumaşları, askeri üniformalar, ev mobilyaları ve diğer teknik uygulamalar gibi farklı pazarlara tedarik edilen kumaşları terbiye ediyor. İki tekneli ve çok işlevli bıçak kaplama ünitesi ile donatılan makinede birçok terbiye işlemi gerçekleştiriliyor: – su ve leke tutmaz – alev geciktirici kaplama ve arka kaplamalar – sertleşme ve yumuşama – aşınma performansı Optimum makine ayarlarını izlemek ve potansiyel enerji israfını belirlemek için ram makinesi, modern bir reçete yönetim sistemi ve ayrıca parti ile ilgili enerji tüketimi ayrıntılarını sağlayan enerji sayaçları ile donatıldı. Makineden gereksiz egzoz havası çıkışını önlemek için egzoz havası ayarları da güvenilir sensörler aracılığıyla optimum seviyeye ayarlandı. William Clark’ın Fabrika Müdürü Kevin Devlin, yeni bir ram ve kaplama hattının satın alınmasının işlem maliyetlerini kontrol etmek ve günümüz pazarında talep edilen kalite ve tutarlılığı sağlamak için gerekli olduğunu söylüyor. Devlin, “Brückner’in bu girişimde destekleyici ve güvenilir bir ortak olduğunu gördük ve onlarla tekrar çalışmakta tereddüt etmeyiz.” diyor. The post William Clark & Sons’dan, Brückner Terbiye Hattına Yatırım appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
June 16, 2025 at 6:34 AM
2026 Yaklaşıyor: Tekstil Üreticileri Yeşil Dönüşüme Hazır mı?
1984’ten bu yana tekstil sektörüne özel otomasyon ve kontrol sistemleri geliştiren ELiAR, sadece üretim hattını değil üretim anlayışını da dönüştürüyor. Geçtiğimiz yıllarda başlatılmış #SustainTheFuture kampanyası, üretimin geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koyarken bu vizyonun Avrupa Yeşil Mutabakatının (Green Deal) gereklilikleriyle nasıl örtüştüğünü de gözler önüne seriyor. Günümüzde sürdürülebilirlik, yalnızca bir tercih değil aynı zamanda yasal bir zorunluluk. 2026 itibarıyla devreye girecek olan sınırda karbon düzenlemeleri (CBAM) ve diğer çevresel uyum kriterleri, tekstil üreticileri için köklü bir dönüşüm anlamına geliyor. ELiAR ise bu değişime yön veren teknoloji sağlayıcıları arasında öne çıkıyor. ELiAR’da #SustainTheFuture kampanyasıyla üretimde sürdürülebilirlik ve dijitalleşme el ele yürüyor. Avrupa Yeşil Mutabakatının zorunlulukları yürürlüğe girmeden önce tekstil sektörü hazır olacak mı? 2026’ya sadece aylar kaldı. Peki, dijitalleşme bu dönüşümün kurtarıcı gücü olabilir mi? Dijitalleşme = Ölçülebilir Sürdürülebilirlik ELiAR’ın sunduğu otomasyon sistemleri ve dijital altyapılar sayesinde fabrikalar artık enerji ve su tüketimini gerçek zamanlı izleyebiliyor; dozaj sistemleriyle kimyasal israfını azaltıyor, üretim süreçlerini ölçebiliyor, yasal raporlamalar için gerekli tüm veriyi dijital ortamda sunabiliyor. Böylece çevresel performans bir varsayım değil, veriye dayalı bir gerçekliğe dönüşüyor. ELiAR’ın #SustainTheFuture kampanyası, sürdürülebilirliği geçici bir trend olarak görmekten öteye taşıyor. Üretim tesislerine “veriyle yönetilen, çevreye duyarlı, izlenebilir” bir sistem kurma çağrısı yapıyor. Tekstil üreticileriyle iş birliği içinde geliştirilen çözümler, yalnızca bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Yakın dönemde hayata geçirilecek yeni uygulama kapsamında ELiAR, ürünlerinin çevresel katkılarını #SustainTheFuture etiketiyle görünür kılmaya hazırlanıyor. Bu işaretleme sistemi sayesinde her bir ürünün üretim süreçlerine sağladığı sürdürülebilirlik katkıları sade ve anlaşılır biçimde paylaşılacak. Bu yaklaşım, üreticilerin sürdürülebilirlik kararlarını daha bilinçli şekilde verebilmeleri adına önemli bir referans noktası oluşturacak. Tik Tak, Tik Tak,…Zaman Azalıyor Sürdürülebilirlik yolculuğu, 2026’da başlayacak değil 2026’ya kadar tamamlanması gereken bir dönüşüm süreci. Özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (CBAM) kapsamında; enerji tüketimi, kimyasal kullanımı ve su ayak izi gibi çevresel etkilerin ölçülebilir, raporlanabilir ve izlenebilir olması bekleniyor. Üreticilerin bu süreçlerde dijital sistemler kurmaları ve şeffaf veri altyapıları oluşturmaları artık yasal bir zorunluluk. ELiAR, bu süreçte yol gösterici bir teknoloji ortağı olmayı sürdürüyor; çünkü sürdürülebilir üretim, sadece doğaya karşı değil, geleceğe karşı da bir sorumluluk olduğuna inanıyor. EliAR, Türkiye’de %85’lik Payı ile Pazarı Domine Ediyor ELiAR Elektronik San. A.Ş. , tekstil terbiye, cam, yalıtım, seramik ve kimya gibi sektörlere kontrol cihazı, sistem ve yazılım üreten ve bu alanda Ar-Ge çalışmaları yürüten bir firma. 1984 yılında kurulan firma, kumaş ve iplik boyama kontrol cihazları üzerinde Ar-Ge çalışmalarına odaklanarak tekstil sektöründe derinleşti ve endüstriye entegre şekilde hizmet vermeye başladı. 1989 yılından itibaren ELiAR’ın tekstil boyama sektörünün otomasyonu için geliştirdiği tam otomatik kontrol cihazları hem yurt içi hem de yurt dışında karşılık buldu. 1996 yılında ise proses otomasyonu konusuna yönelen ELiAR, tüm tekstil boyama sürecinin tam otomatik hale getirilmesini sağlayan sistemler üretti. 2000’li yıllara gelindiğinde Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdiği merkezi yönetim yazılımını da ürün gamına dâhil eden firma dünya tekstil endüstrisinin dijital çağla birlikte kusursuz ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirme hayaline bir adım daha yaklaştırdı. 2020 yılında tekstil fabrikaları için dijital ikiz projesi başlatan firma, ‘Fabrikanız Geleceğe Hazır Mı?’ sloganı lansmanını 2021 yılında gerçekleştirdi. Günümüzde ELiAR tekstil sektöründe derinleşerek elde ettiği know-how ı geliştirdiği kontrol cihazları, otomasyon sistemleri ve yazılım çözümleri aracılığı ile tüm müşterilerinin aslında bir çözüm ortağı olarak sektöre sunuyor. ELiAR, hem Türkiye’de hem de dünyada tekstil otomasyon sistemlerindeki ilk akla gelen marka olmak konusunda çalışmalarına devam ediyor. Hali hazırda, Türkiye’de %85’lik payı ile pazarı domine eden ELiAR, cihazları ve sistemleri ile birçok Avrupa, Uzak Doğu, Orta ve Güney Amerika, Güney Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkesinde de çözüm ortağı olarak hizmet veriyor. The post 2026 Yaklaşıyor: Tekstil Üreticileri Yeşil Dönüşüme Hazır mı? appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
June 16, 2025 at 6:30 AM
Mimaki Europe, 2025’teki FESPA Global Print Expo’da Yeni Vizyonunu ve Yapısını Duyurdu
Endüstriyel mürekkep püskürtmeli baskı makineleri ve kesim plotterlarının önde gelen tedarikçilerinden biri olan Mimaki, FESPA Global Print Expo’da yeni teknoloji ve öncü mürekkep ürünleri sergiledi. Bu son çözümler arasında, Mimaki’nin UV baskı uzmanlığından yararlanan ve daha önce doğrudan UV baskı için uygun olmayan yüzeylerde yüksek kaliteli, dayanıklı baskılar yapılmasını sağlayan yeni Mimaki UJV300DTF-75 Baskı Makinesi yer aldı. Piyasaya sürülen yeni Mimaki ELH ve ELS mürekkepleri de ilk kez sergilendi. Bu sürdürülebilir mürekkepler, aynı yüksek standartta işlevsellik sunan eşdeğer Mimaki mürekkepleriyle aynı performansı sergileyip, tamamen SVHC1 ve benzersiz bir şekilde CMR2 içermez; bu sayede insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkisini azaltıyor. EMEA bölgesinde yeni iki baskı makinesi, JV200-160 ve Tx330-1800 de ilk kez tanıtıldı. Kolay kullanımlı bir roll-to-roll baskı makinesi olan JV200-160, ekolojik çözümlü mürekkepler kullanarak güvenilir tabela üretimi sunuyor ve olağanüstü baskı kalitesi sağlıyor. Tekstil ve giyim pazarları için yaratılan Tx330-1800, daha geniş bir uygulama yelpazesi sunmak için tekstil pigment mürekkepleri ile boya süblimasyon mürekkepleri arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapabilen çift mürekkep seti özelliğiyle öne çıkıyor. Mimaki Avrupa Yönetim Kurulu’na Katılan İlk Yerel Atamalı Üye Mimaki, bu yenilik dolu FESPA’ya başlarken, Arjen Evertse’nin Satış Direktörü olarak terfi ettiğini ve Mimaki Avrupa Yönetim Kurulu’na katılan ilk yerel atamalı üye olduğunu resmi olarak duyurdu. Arjen Evertse şunları söyledi: “Mimaki gerçekten uluslararası bir şirket ve Yönetim Kurulu’na atanmam, şirketin küresel erişimi ve pazar etkisini liderlik ekibine yansıtma hedeflerinin bir göstergesi. Bu yeni görev, Mimaki’nin evriminde heyecan verici bir döneme denk geliyor; burada bölgesel Mimaki iş birimleri, küresel satış stratejisiyle daha uyumlu hale gelecek ve değişen pazar taleplerini destekleyecek yeni ekip yapıları uygulanacak. Mimaki ile 20 yılı aşkın süredir birlikte çalışıyorum ve hizmet verdiğimiz endüstrilerde değişimi yönlendirdiğimizi ve ilham verdiğimizi gözlemledim. Şimdi, 50. yılımızda, geleceğe bakmak ve stratejimizi pazardaki yeni talepleri karşılayacak şekilde uyarlamak için ideal bir zaman – ki bunların birçoğuna biz öncülük ettik!” ‘Print Different’ Dijital Baskı Endüstrisinde Yaratıcılığı, Farklılaşmayı ve Sürdürülebilirliği Bir Sonraki Adıma Taşıyor Mimaki Europe, ürün tanıtımlarıyla sınırları zorlamaya devam ederken ve yeni pazarlarda fırsatlar açarken, ‘yatay büyüme’ ve giriş seviyesi ile endüstriyel ölçekli baskı üretimini desteklemeye devam ederek yeni bir strateji uygulayacak. Mimaki’nin yeni ‘Print Different’ felsefesi bu yaklaşımı destekliyor. ‘Print Different’, sadece Mimaki’nin yenilikçi teknolojilerle dolu geçmişini kapsamakla kalmıyor, aynı zamanda dijital baskı endüstrisinde yaratıcılığı, farklılaşmayı ve sürdürülebilirliği sürekli olarak teşvik etme taahhüdünü de vurguluyor. Arjen Evertse; “Yapacağımız yaklaşım, aynı zamanda daha müşteri odaklı olacak ve belirli iş, teknoloji ve operasyonel ihtiyaçlara hizmet edecek takımlar kurulacak. Buna örnek olarak, geçen yıl sonunda şirkete tekrar katıldığımızı duyurduğumuz, sektöre ve Mimaki’ye aşina olan Kıdemli Üretim Satış Müdürümüz Bert Benckhuysen liderliğindeki özel endüstriyel üretim ekibimizi gösterebiliriz. Ayrıca, iş geliştirme için Mina Maeda tarafından yönetilen yepyeni bir birim kurduk. Mimaki’nin uzun köklü tarihinde heyecan verici bir an ve bu yeni stratejinin ön saflarında yer almak, ekibimizi yönlendirmek ve müşterilerimizi bu büyüme ve başarı evresine taşımak benim için bir ayrıcalık.” dedi. The post Mimaki Europe, 2025’teki FESPA Global Print Expo’da Yeni Vizyonunu ve Yapısını Duyurdu appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
June 14, 2025 at 7:48 AM
Monforts Kuzey Afrika Pazarıyla Morocco Stitch & Tex 2025 Fuarı’nda Buluştu
Monforts, 13-15 Mayıs tarihleri ​​arasında Casablanca Uluslararası Fuar Alanı’nda (OFEC) gerçekleşen Morocco Stitch & Tex 2025 Fuarı’nda ürünlerini sergiledi. Kuzey Afrika ülkeleri, güçlü konfeksiyon üretimlerini desteklemek amacıyla şu anda tekstil üretimi ve terbiye kapasitesini genişletmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu çabalar özellikle, bölgenin Avrupa’ya olan yakınlığı ile maliyet ve operasyonel avantajlarından en iyi şekilde yararlanmak hedefiyle şekilleniyor. Fas, halihazırda AB’nin en büyük on tedarikçisi arasında yer alıyor ve 2006’dan bu yana ABD ile serbest ticaret anlaşması bulunuyor. Ayrıca, ABD’ye yapılacak ithalatlara yönelik önerilen yeni gümrük tarifeleri yürürlüğe girerse, Fas’ın Asya’daki rakiplerine kıyasla bu durumdan fayda sağlayan ülkelerden biri olması bekleniyor. Endüstri standardı Kumaş terbiyesi için kullanılan Montex ram makineleri, özellikle denim ve ev tekstili sektörlerinde endüstri standardı olarak kabul ediliyor. Bu makineler, üretim verimliliği ve özellikle enerji verimliliği ile tasarrufu açısından birçok avantaj sunuyor. Şirketin ürün yelpazesinde öne çıkan diğer teknolojiler arasında relaksiyon kurutucuları, Thermex boyama hatları, Monfortex kompresif çekmezlik hatları ile MontexCoat ve coaTTex kaplama üniteleri yer alıyor. Monforts, 2024 yılında 140. kuruluş yıl dönümünü kutladı ve teknolojileri, onlarca yıla yayılan sektör gelişmeleri ile birikmiş bilgi birikimine dayanıyor. Şirket, 1884 yılında Almanya’nın Mönchengladbach kentinde kuruldu; bugün hâlâ genel merkezi burada bulunuyor ve müşterilere yönelik tam endüstriyel test ve denemelerin gerçekleştirildiği İleri Teknoloji Merkezi (ATC) de yine burada yer alıyor. Monforts makineleri ise 1982 yılından bu yana şirketin Avusturya’daki tesisinde üretiliyor. Modernizasyon Yeni üretim hatlarına büyük sermaye yatırımları yapan tekstil firmaları, dayanıklılığa büyük önem veriyor ve bu nedenle dünya genelinde hâlen çalışmakta olan yaklaşık 2.000 Monforts makinesinin bulunduğu tahmin ediliyor. Bunların bazıları 30 yıldan daha uzun süre önce kuruldu. Ancak bu, söz konusu makinelerin Monforts tarafından sonradan geliştirilen performans ve otomasyon yeniliklerinden faydalanamayacağı anlamına gelmiyor. Belirli modüllerin sadece yedek parça değişiminin çok ötesine geçerek yeni kontrol ve tahrik teknolojileriyle modernize edilmesi, mevcut bir üretim hattının performansı üzerinde önemli bir etki yaratabiliyor. Çift haneli artışlar Monforts Bölge Satış Müdürü Achim Gesser Monforts Bölge Satış Müdürü Achim Gesser; “Başta Fas, Cezayir ve Mısır olmak üzere Kuzey Afrika’da güçlü bir varlığa sahibiz; bu ülkeler bizim için kilit pazarlar olmaya devam ediyor.” diyor. Gesser, fuarda şirketin bölgesel iş ortağı Unionmatex’ten uzmanlarla birlikte D4 numaralı stantta yer aldı. Gesser; “Avrupa menşeli tekstil makinelerinin Fas’a ithalatı son birkaç yılda zaten çift haneli oranlarda artış gösterdi ve şu anda orada heyecan verici bazı projeler yürütülüyor.” diye konuşuyor. Bunlar arasında, 568 fabrikaya dayalı olarak Afrika’nın en büyük tekstil ve konfeksiyon üretim şehrinin Fas’ta inşa edilmesine yönelik 2 milyar ABD doları tutarında planlanan bir yatırım da yer alıyor. Gesser konuşmasını şöyle tamamlıyor: “Özellikle Türk tekstil üreticilerinden Kuzey Afrika’daki faaliyetlerini genişletmeye yönelik büyük bir ilgi var. Türkiye’de halihazırda 600’ün üzerinde hat kurulumu gerçekleştirdik ve bu sayede oradaki büyük tekstil üreticileriyle yakın ilişkiler kurduk. Bu büyük fuarın, yani makine üreticilerinden elyaf ve iplik tedarikçilerine, bitmiş konfeksiyon uzmanlarına kadar tedarik zincirinin tamamını kapsaması nedeniyle firmaların birçoğunu Fas’ta görmeyi bekliyoruz. Fas hükümetinin Vision 2025 programı, önümüzdeki beş yıl içinde yılda ortalama %15 büyüme oranıyla giyim ve konfeksiyon sektöründe 10 milyar dolarlık bir gelir hedefliyor ve biz de bu eşi benzeri görülmemiş büyümeye katkıda bulunmak isteyen şirketlere destek vermeye hazırız.” The post Monforts Kuzey Afrika Pazarıyla Morocco Stitch & Tex 2025 Fuarı’nda Buluştu appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
June 14, 2025 at 7:39 AM
Navis TubeTex, Pluvia ile Genişletilmiş Satış ve Destek Sunmak Üzere Ortaklık Kurdu
Gelişmiş tekstil terbiye ve işleme çözümleri alanında lider olan Navis TubeTex, Avrupa merkezli sürdürülebilir tekstil makineleri yenilikçisi Pluvia ile stratejik bir ortaklık kurduğunu duyurdu. Bu iş birliği kapsamında, Navis, Pluvia’nın yıkama ve ağartma için sürekli hatlarının Kuzey Amerika pazarındaki satış ve servis desteğini sağlayacak. Bu ortaklık; performans, yenilikçilik ve müşteri bağlılığıyla tanınan iki şirketi bir araya getiriyor. Pluvia’nın ileri teknoloji çözümleri, yaş terbiye süreçlerinde verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından küresel çapta tanınıyor. Navis’in yerleşik satış ve servis altyapısıyla birleşen bu ortaklık sayesinde, Kuzey Amerika’daki müşteriler artık Pluvia’nın gelişmiş sürekli hatlarına yerel erişim ve kurulum, işletme ve bakım konularında uzman destek alabilecekler. Verimlilik Sağlayan ve Sürdürülebilir, Yüksek Performanslı Çözümler Navis TubeTex Başkanı ve CEO’su Will Motchar, “Pluvia, verimlilik sağlayan ve sürdürülebilir, yüksek performanslı çözümler konusundaki hedeflerimizle örtüşen etkileyici bir teknoloji portföyü geliştirdi. Bu sistemleri ürün yelpazemize dâhil etmekten gurur duyuyoruz ve bu ortaklığın daha geniş bir müşteri kitlesine önemli değer katacağına inanıyoruz.” dedi. Pluvia CEO’su Murat Agagunduz ise şunları söyledi: “Navis TubeTex ile ortaklık kurmak, Kuzey Amerika’daki müşterilerimize, Navis’in ABD pazarındaki müşterilerine sağladığı hızlı yanıt ve teknik uzmanlık ile hizmet verme olanağı sağlıyor. Yenilik, kalite ve sürdürülebilirlik konularında bizimle aynı değerleri paylaşan bir şirketle çalışmaktan büyük heyecan duyuyoruz.” Bu duyuruyla birlikte ABD merkezli müşteriler, Pluvia’nın sürekli hatlarına dair satış talepleri, teknik destek, yedek parça ve servis hizmetleri için doğrudan Navis ile iletişime geçebilir. Bu iş birliği, tekstil, nonwoven ve diğer terbiye edilmiş ürün pazarlarına hitap eden tam kapsamlı terbiye teknolojileri portföyünü tamamlıyor.   The post Navis TubeTex, Pluvia ile Genişletilmiş Satış ve Destek Sunmak Üzere Ortaklık Kurdu appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
June 3, 2025 at 10:11 AM
Monforts, SaigonTex ve IGATEX 2025’te Teknolojik İnovasyonlarla Öne Çıktı
Monforts, SaigonTex ve IGATEX fuarlarında, tekstil sektöründeki en yeni ve en verimli teknolojilerini tanıttı. Ho Chi Minh Şehri’nde düzenlenen SaigonTex 2025’te denim üretimi ve ileri düzey terbiye teknolojilerine odaklanan Monforts, aynı zamanda Karaçi’deki IGATEX 2025’te enerji tasarrufu sağlayan yenilikçi çözümleriyle dikkat çekti. Monforts her iki fuarda da, sürdürülebilir üretim süreçlerini destekleyecek teknolojilerle sektördeki üreticilerin karşılaştığı zorluklara yönelik güçlü çözüm önerileri sundu. Monforts, SaigonTex 2025’te Denim Üzerine Odaklandı 9-12 Nisan 2025 tarihlerinde Vietnam’ın Ho Chi Minh Şehri’nde düzenlenen SaigonTex 2025 tekstil makineleri fuarında Monforts, denim için geliştirilmiş ileri düzey terbiye teknolojilerinin faydalarını sundu. Monforts’un 900’ün üzerinde Thermex sıcak hava ile boyama sistemi, şu anda ana tekstil üretim ülkelerinde faaliyette olup bunların birçoğu denim üretiminde kullanılıyor ve önemli bir kısmı Econtrol® ve Econtrol®T-CA süreçlerinden fayda sağlıyor. Econtrol®, reaktif boyar maddelerin, buharlı ve hava kontrollü bir kombinasyonuyla tek adımda boyama ve kurutma işlemiyle kumaşa sabitlendiği, dokuma pamuk ve selülozik kumaşların boyanması için geliştirilen sürekli bir işlem olarak biliniyor. Tüm pad-kurutma işlemi sadece iki ila üç dakika sürüyor ve 120-130°C arasında bir sıcaklık ile %25-30 arasında bir bağıl nem hacminde gerçekleştiriliyor. Monforts’un dünya çapında başarılı bir şekilde kullanılan denim serisi konseptleri, geleneksel makine kombinasyonlarına göre kumaşları çok daha nazik bir şekilde esnetip, eğik hale getirerek yüksek kaliteli ve tekrarlanabilir kumaşların işlenmesini mümkün kılıyor. THERMEX serisinin ‘double rubber’ versiyonu, süper elastik ve biy-elastik malzemeler için iki sıkıştırıcı büzülme ünitesi ve iki keçe silindiri içeriyor. Ayrıca, denim kumaşı için kombine kurutma, esnetme ve eğme fonksiyonları ThermoStretch ünitesi ile mümkün oluyor; bu ünite, gerekli terbiye kimyasallarının minimumda uygulanması için bir EcoApplicator sistemi de içeriyor. Monforts Denim Bölüm Başkanı Hans Wroblowski; “Bu son Monforts hatları, kullanıcıların son derece esnek olmasına ve pazardaki taleplere hızla yanıt vermesine olanak tanırken aynı zamanda çok kısa üretim koşulları sağlıyor.” diyor. 2024 yılında, Vietnam, Çin’in ardından dünyadaki ikinci en büyük tekstil ve giyim ihracatçısı olmayı başardı ve toplam ihracat gelirleri 44 milyar dolara ulaştı. Bunun bir kısmı, şu anda Çin’e kıyasla %10-20 daha düşük olan gümrük vergilerinden ve Çin’in iş gücünün yarısından daha düşük olan oldukça uygun işçilik maliyetlerinden kaynaklanıyor. Vietnam’ın tekstil ve giyim endüstrisi, 2025 yılında maliyet avantajları ve hızlı üretim dönüş süreleri sayesinde daha da büyümeye hazırlanırken artan lojistik maliyetleri yönetmek ve değişen ticaret dinamiklerine uyum sağlamak için proaktif bir yaklaşım sergiliyor. Hans Wroblowski; “Vietnam şu anda bizim için önemli bir pazar ve birçok önde gelen tekstil üreticisiyle uzun yıllara dayanan karşılıklı güven ilişkileri geliştirdik. Peja Vietnam, Monforts makinelerinin kurulum ve devreye alınmasında mükemmel bir ortak olduğunu kanıtladı, hizmet ekibi, makinelerin her müşterinin beklentisini tamamen karşılayacak şekilde olması için mühendislerimizle yan yana çalışıyor. Birlikte, SaigonTex’te verimli tartışmalar yapmayı dört gözle bekliyoruz.” diye konuşuyor. IGATEX 2025’te Odak Noktası: Enerji Tasarrufu 24-26 Nisan 2025 tarihlerinde Pakistan’ın Karaçi şehrinde düzenlenen IGATEX tekstil makineleri fuarında Monforts, en son geliştirdiği Universal Energy Tower’ı ziyaretçileriyle buluşturdu. Bu bağımsız hava/hava ısı değiştirici modülü, mevcut ramlar ve infrared ön kurutucuları bulunan Thermex boyama makineleri gibi termal sistemlerin egzoz hava akışından ısıyı geri kazanmayı sağlıyor. Egzoz hava hacmi ve çalışma sıcaklığına bağlı olarak %25’e kadar enerji tasarrufu da sağlıyor. Energy Tower, sahip olduğu entegre bir taze hava fanı ve hız kontrolüyle dikkat çekiyor. Isı değiştirici modüllerine kolay erişim sunarak temizlik işlemlerini kolaylaştırıyor ve aynı zamanda büyük bir kondensat toplama tankı ile bir lif filtresi içeriyor. Ayrıca, gerçek zamanlı sıcaklık ve bakım aralıklarının görselleştirilmesini de sağlıyor. Universal Energy Tower, şirketin mevcut terbiye hatlarına entegre edilebilen ve üretim süreçlerinde büyük bir etki yaratan bir dizi modüler yükseltme arasında yer alıyor. Bu yükseltmeler, bir üreticinin operasyonel maliyetlerinde önemli bir fark yaratıyor. Monforts Bölge Satış Müdürü Manfred Havenith; “Monforts makineleri sağlamlıkları ve uzun hizmet ömürleri ile tanınıyor, ancak belirli modüllerin yeni kontrol ve tahrik teknolojisiyle geri dönüşümü – yedek parça değişiminden çok daha fazlası – mevcut bir hattın performansında büyük bir etki yaratabiliyor. Bu özellikle enerji tasarrufu sağlama konusunda geçerliliğini koruyor. Yeni bir makineye kıyasla, yükseltmeler düşük maliyetli yatırımlar olup, net faydalar sağlıyor.” ifadelerini kullanıyor. Öte yandan, Matex Eco Applicator, enerji bilincine sahip terbiye işlemleri ve işlenmiş kumaşların kurutulmasında önemli enerji tasarrufları sağlamak için geleneksel padding (kaplama) işlemine bir alternatif olabiliyor. Terbiye kimyasallarının doğru miktarı kumaşa uygulanabiliyor ve uygulama sonrası yaklaşık %35’lik daha az nem ile, böylece ramda daha az kurutma kapasitesine ihtiyaç duyuluyor, bu da büyük enerji tasarruflarına yol açıyor. Terbiye kimyasalları, kumaşın her iki tarafına da eşit şekilde uygulanabiliyor böylece ön ve arka yüzeylere iki ayrı işlem yapılabiliyor. Bu özellik, örneğin profesyonel giyim için çift performanslı hidrofobik/hidrofilik kumaşların üretimi ve denim kumaşlarının yeniden boyanması veya terbiyesi için ideal bir çözüm sunuyor. Manfred Havenith, “Modüler yükseltme programımızda yer alan diğer genel geri dönüşüm seçenekleri arasında, Montex ramları için bir klips açıcı bulunuyor; bu, zincir deflasyon noktalarında yer alıyor ve klips masası ile bıçaklar üzerindeki aşınmayı azaltıyor. Aynı zamanda, klipslerin düzgün bir şekilde açılıp kapanması sayesinde daha sessiz bir çalışma ortamı sağlıyor.” diyor. “Ayrıca, bir makinenin HMI’sini yeni 19 inçlik kompakt OS Windows PC’ler ile güncellemek ve frekans dönüştürücü seçenekleriyle makineyi tamamen güncel hale getirmek, teknik olarak makineyi modernize etmek ve kesinti sürelerini azaltmak gibi önemli faydalar elde edilebiliyor. 140 yılı aşkın deneyimiyle, Monforts, geri dönüşümlere yardımcı olmak, sürdürülebilirlik ve enerji tasarrufu sağlamak için doğru bir ortak olarak sektörde yerini koruyor.” Monforts, Pakistan’ın büyük entegre tekstil üreticilerinden sürekli olarak önemli tekrar siparişler almaya devam ediyor. Bu üreticiler hem yeni pazarlara açılma hem de çeşitlenme amacıyla Monforts makinelerini tercih ediyor. Karaçi, Lahor ve Faisalabad’daki ana şehirlerdeki müşteriler, ev tekstili ve denim üretimi alanındaki tüm büyük oyuncuları içeriyor. Manfred Havenith şunları söylüyor: “Bu şirketler, Montex ram ekipmanları, Monfortex sanforizasyon üniteleri ve Thermex boyama hatları gibi yerleşik teknolojilerimize güveniyor. Bugünün son derece rekabetçi endüstrisinde yeni pazarlara yönelirken, onlara gelişmiş kumaşlar geliştirmede hem kendi tesislerinde hem de Almanya’daki Advanced Technology Center (ATC) tesisimizde denemeler ve optimize edilmiş işleme parametreleri ile yardımcı olmaya devam ediyoruz.” The post Monforts, SaigonTex ve IGATEX 2025’te Teknolojik İnovasyonlarla Öne Çıktı appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
May 21, 2025 at 11:54 AM
Sektörde 190 Yıllık Köklü Deneyim: Heberlein
Heberlein’in 190 yıllık şirket geçmişinde yeniden oryantasyon sanatı yer alıyor. Georg Philipp Heberlein ve torunları, iplik boyama alanında kökleri olan örnek bir aile işletmesini yönetti. Heberlein önce şirket grubuna dönüştü sonra sentetik kontinü filament iplikler için hava ile puntalama ve hava tekstüre jetleri alanında dünyanın önde gelen tedarikçisi olarak kabul edilen son derece uzmanlaşmış bir şirket haline geldi. Bugün Heberlein’ın temel yetkinlikleri arasında; sentetik ipliklerin, özellikle filamentlerin işlenmesi ve terbiyesi için son derece uzmanlaşmış temel bileşenlerin geliştirilmesi ve üretilmesi yer alıyor. Şirketin yıllar içindeki hikâyesi, benzersiz yeniliklerin vitrinini oluşturuyor. Fantastik Elastik İlk konsept, yalancı büküm olarak bilinen bir işlemde dakikada 500.000 büküm gibi yüksek hızlarda insan yapımı elyaf ipliklerinin bükülmesini ve ısıl fiksesini içeriyordu. Bu, elyafların deforme olmasına ve ters yönde bükülmeden önce sabitlenmesine neden oluyordu. Ortaya çıkan son ürünler şekillerini koruyordu, bakımı kolaydı ve en önemlisi de mükemmel elastik özelliklere sahipti. Tekstürizasyon olarak bilinen bu iplik bükme işleminin patenti 1931 yılında alındı. Yeni iplik türü ilk olarak viskoz filamentlerden üretildi. Marka adı Helanca, Heberlein’den gelen ‘He’ ve yün anlamına gelen ‘Lana’ kelimelerinin birleştirilmesiyle seçildi. Helanca’nın en büyük ticari atılımı, Heberlein’ın poliamid (naylon) filamentleri işlemek için özel iğler geliştirip patentini alabildiği 1950’lerin başında gerçekleşti. Büküm başlığının iyileştirilmesi, büküm sayısının artırılmasını mümkün kıldı ve böylece büyük ölçekli endüstriyel üretim ivme kazanmaya başladı. 1960’ların başlarında Heberlein günün her saati üretim yapıyordu. Her gün, iplik çıkış uzunluğu Dünya’dan Ay’a olan mesafenin iki katına eşitti! Yıllık üretim 2,5 milyon kilo Helanca ipliğine ulaştı. Talep arttıkça Heberlein, bu ilgiye artık oldukça kazançlı bir iş olan dünya çapında 100’den fazla lisans sahibini yetkilendirerek yanıt verdi. Mekanik Girişim Helanca’nın başarısı, karmaşık mekanik işlemeye dayanıyordu. Ancak, en eski makinelerin sıfırdan geliştirilmesi gerekiyordu. Yatay olarak monte edilmiş yalancı büküm millerine sahip ilk sistem, şirketin kendi atölyesinde inşa edildi ve 1953’te faaliyete geçirildi. Bu geliştirme faaliyetleri, şirketin makine mühendisliğine adanmış yeni bir şubenin oluşmasıyla sonuçlandı. 1960 civarında, eski onarım ve bakım departmanı Heberlein Maschinenfabrik oldu. Kısa sürede dünya çapında bilinen kapsamlı bir üretim programına dönüştü ve en hızlı büyüyen Heberlein bölümü kuruldu. Hava Akımları Güçlü büyüme pozisyonuna sahip olan Heberlein Maschinenfabrik, daha sonra giderek zayıflayan Avrupa tekstil endüstrisindeki yeniden yapılanmadan ciddi şekilde etkilendi. 1978’den sonra Heberlein artık komple makineler üretmedi, bunun yerine alt bileşenlere odaklandı. Yenilikçi teknoloji bileşenlerine odaklanan bu karar, Heberlein’a yeni bir başarı getirdi. Ürün stratejisi, o dönemde yine trend olan hava jetli tekstüre sürecini hedef aldı. Hava jetli tekstüre, iğler, makine yedek parçaları ve hava ile tekstüre jetleriyle şirket iş hayatına devam etti. Daha Fazla Çeşitlendirme Ekonomik patlama sırasında Heberlein, genişleme ve çeşitlendirmeyle yönlendirilen yeni alanlarda faaliyet göstermeye başladı. 1997’de Heberlein Fasertechnologie AG kuruldu ve bir kez daha çekirdek bir alana yoğunlaştı. Sekiz yıl sonra, günümüzün Heberlein jetleri için değerli bilginin biriktirildiği Heberlein Ceramics kuruldu. Devralmalar ve mülkiyet değişiklikleriyle Heberlein hikayesi 21. yüzyılda önemli olmaya devam ediyor. Bir yatırım vakfı 2023’te şirketi devralarak uzun vadeli başarısını garantiledi. O zamandan beri şirket Heberlein Technology AG olarak biliniyor. Renkli ve Düzenli Heberlein Technology AG’nin başlangıcı 190 yıl öncesine, 1835’e dayanıyor. Georg Philipp Heberlein, Wattwil’de (Toggenburg, İsviçre) bir iplik boyama işletmesi açtı. Beş nesil daha aile geleneğini sürdürdü ve tekstil terbiyesi ve baskı yeni faaliyetler olarak eklendi. Bu fabrikalarda, sahipleri de dâhil olmak üzere herkes elinden geleni yaptı. Ve yavaş yavaş endüstriyel operasyonlara dönüştüler. Makine üretimine geçişle birlikte istihdam da arttı. 1904’te şirket sahibi daha fazla organizasyonel görev üstlenmesi gerektiğini fark etti ve bu yüzden ilk kez bir ofis kuruldu. Yenilikçi ve Çevik Heberlein’ın dış koşullara uyum sağlama yeteneği, şirketin 20. yüzyılın çeşitli krizleri ve savaşları boyunca ilerlemesine yardımcı oldu. Grup, iplik merserizasyonu, kumaş terbiyesi, tekstil baskısı, sentetik elyaflar, makine mühendisliği ve lisanslama işleriyle gelişti. Heberlein, hâlâ bir aile şirketi olmasına rağmen zaman zaman İsviçre’nin en büyük 20 endüstriyel şirketi arasında yer aldı. Yenilikçi güç, şirketin genişleyen müşteri tabanının ihtiyaçlarını karşılamak için pazara yeni ürünler sunmaya devam edebileceği anlamına geliyor. Ürün yelpazesi şunları kapsıyor: Transparan (bluzlar ve yazlık elbiseler için şeffaf kumaşlar), Hecolan (pamuk için yün benzeri özellikler), Hetex (gece elbiseleri ve perdeler için dantel ve nakışlı kumaşlar) ve Helanca. Heberlein, yalnızca iyi görünmekle ve hissettirmekle kalmayıp aynı zamanda gelişmiş süreç verimliliği ve kârlılık sağlayan benzersiz iplik özellikleriyle yenilik yapmaya ve ilham vermeye devam ediyor. The post Sektörde 190 Yıllık Köklü Deneyim: Heberlein appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
May 12, 2025 at 7:41 AM
Avrupa ve Asya’daki Birinci Sınıf Örmeciler Monforts Montex’i Tercih Ediyor
Portekiz’den Pakistan’a, pazar lideri örme kumaş üreticileri, boyama ve diğer işlemlerden sonra temel kurutma sırasında doğru ve yüksek otomasyonlu kullanım için Monforts Montex ram makinelerine güveniyor. Monforts Pazarlama Müdürü Nicole Croonenbroek, “Örme kumaşlar, daha sert dokuma malzemelere kıyasla genellikle daha yüksek bir elastikiyet derecesine sahip oldukları için hassas bir işleme ihtiyaç duyuyor. Montex ram makinelerimiz, örme kumaş işlemenin tüm aşamalarında çok düşük ve hassas bir şekilde kontrol edilen gerginlikte pürüzsüz işlemin yanı sıra çok nazik ve eşit termal işlem sağlıyor. Montex, barındırabileceği farklı kumaş kaliteleri açısından son derece esnek ve enerji tüketimi açısından da önemli faydalar sunuyor.” dedi. Boyama ve Terbiye İşlemlerinde Avrupa’nın Lideri Mário Mano tarafından 1985 yılında Portekiz’in kuzeyindeki Barcelos’ta kurulan ATB – Acabamentos Têxteis de Barcelos, Avrupa’nın en büyük boyacılarından biri olarak biliniyor ve Benetton, Inditex ve Mango gibi önemli müşterileri için günde 36-40 ton arasında kumaş boyuyor ve terbiye ediyor. ATB ilk Monforts Montex ram makinesini 1990 yılında kurdu ve yıllar içinde dört tane daha sipariş etti. Tüm ram makineleri 2,8 metre genişliğine sahip olup daha yüksek enerji verimliliği için ısı geri kazanım üniteleri ve ayrıca mümkün olan en yüksek proses kalitesi/tekrar üretilebilirliği sağlamak için en yeni kontrol ekipmanlarını kullanıyor.  Ayrıca ATB tesisi iki Monforts Dynair releksasyon kurutucusu ve bir EcoApplicator ile donatıldı. Örme işlemi, yine Barcelos’ta bulunan ve 2024 yılında %100 Mano ailesine ait olan Etevimol’de gerçekleştiriliyor. Etevimol’un 160 örme makinesi ATB tesisine transfer ediliyor ve yeni örme makineleri için 5 milyon euroluk bir yatırım planlanıyor. ATB ayrıca stoklarında yaklaşık 10.000 kumaş örneği bulunduruyor ve kütüphanesini sürekli büyütüyor. Mário Mano’nun oğlu ve şirketin CEO’su Ricardo, “Müşterilerimiz ilk kumaş numunelerini istedikten sonra çok hızlı bir şekilde prototipleme için beş metre kumaşa ihtiyaç duyuyorlar, bu nedenle bu konuda çok organize olmamız gerekiyor. Ayrıca, kumaşlarımızın bitmiş giysilerde nasıl ortaya çıktığını incelemek ve ziyaret eden müşterilerimize tüm ihtiyaçlarını öngördüğümüzü bildirmek için showroomumuzu donatmak üzere Monforts gibi önde gelen teknoloji tedarikçilerimizin yardımıyla çok sayıda alışveriş yapıyoruz.” diye konuştu. Interloop’un İddialı Genişlemesi Monforts’un bir diğer önemli müşterisi, 1992 yılında çorap üretimi için sadece on örme makinesiyle mütevazı bir şekilde üretime başlayan ve Pakistan’ın halka açık en büyük tekstil firmalarından biri haline gelen Interloop firması. Interloop, son iddialı genişleme programının ardından 2026 yılında 700 milyon dolarlık yıllık satış elde etmeyi hedefliyor ve kilit müşterileri arasında Adidas, H&M, Nike ve Target gibi birçok tanınmış marka yer alıyor. Firmanın Pakistan’ın Faysalabad kentindeki en yeni tam entegre triko tesisi, yılda 45 milyon bitmiş giysi üretimi için günlük elli ton örme ve boyalı kumaş üretecek şekilde donatılıyor. 1,25 milyon metrekarelik tesis, Interloop’un bugüne kadar teknolojik açıdan en gelişmiş tesisi olup kendi ölçeğindeki bir tesis için en yüksek LEED puanını aldı. Biyokütle kazanları da dâhil olmak üzere büyük ölçüde yenilenebilir enerji ile çalışan tesis, gelişmiş su yönetimi ve atık su arıtma sistemleri ile destekleniyor. Interloop CEO’su Navid Fazil, “Yenilikçi teknolojilerden yararlanarak ve durmaksızın süreç iyileştirme peşinde koşarak yeni standartlar belirliyoruz. LEED sertifikalı altyapımız, kendi kendine yeten yeşil enerji şebekemiz ve biyokütle yakıtına geçişimiz sayesinde Interloop’un sürdürülebilirlik etkisini benzeri görülmemiş bir ölçekte artırmaya kararlıyız.” ifadelerini kullandı. Güvenilirlik Nicole Croonenbroek şunları söyledi: “Monforts Montex ramları, kumaş terbiye endüstrisi için endüstri standardını oluşturuyor, triko üreticilerine hassas kullanım, hassas kontrol, üretim hacmi, enerji verimliliği ve tasarrufu açısından bir dizi avantajlar sunuyor.  Makinelerimiz sağlamlıkları ve uzun hizmet ömürleri açısından eşsizdir, yardımcı, doğru, hızlı ve güvenilir olmak üzere dört ilkeye dayanan müşteri hizmetlerine olan bağlılığımızla güçlendirilmiştir.” The post Avrupa ve Asya’daki Birinci Sınıf Örmeciler Monforts Montex’i Tercih Ediyor appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
April 10, 2025 at 6:40 AM
Mimaki, Sürdürülebilir Tekstil Uygulamaları için Tx330-1800 ve Tx330-1800B’yi Piyasaya Sürüyor
Endüstriyel inkjet baskı makineleri, kesim plotterları ve 3D yazıcıların lider tedarikçisi Mimaki Europe, iki yeni direkt tekstile baskı makinesi olan Tx330-1800 ve Tx330-1800B’yi tanıttı. Tx330 Serisi, minimum atık su ile çeşitli malzemeler üzerine baskı yapabilen kapsamlı tekstil baskı özellikleri sunuyor. Ön ve son işlem ekipmanı gerektiren geleneksel tekstil baskı süreçlerinin aksine, sınırlı alana sahip kullanıcılar için ideal olan Tx330 Serisi, üretimi daha az yer kaplayan bir çözüm haline getiriyor. 6-9 Mayıs 2025 tarihleri arasında Berlin’de düzenlenecek olan FESPA Fuarı’nda, Tx330-1800’ün EMEA Bölgesi (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) lansmanı yapılacak ve her iki baskı makinesiyle ilgili daha fazla ayrıntı açıklanacak. Tx330 Serisi, tekstil endüstrisinin susuz, yüksek kaliteli çözümlere doğru dönüşümünü ve hem kalite hem de sürdürülebilirlik sunan bir baskı arayan hazır giyim üreticilerini yönlendiriyor. Baskı makineleri, tekstil pigment mürekkepleri ve boya süblimasyon mürekkepleri arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapmak için çift mürekkep seti özelliğine sahip ve uygulama olanaklarını daha da çeşitlendiriyor. Geleneksel boya mürekkeplerinin aksine, bu çözümler basit bir baskı ve ısı fikse prosedürü ile süreci basitleştiriyor. Bu da su temini, drenaj ve atık su arıtımı için kapsamlı tesislerin yanı sıra işletmek için gereken boyama uzmanlığı ihtiyacını ortadan kaldırarak dijital tekstil baskısını daha erişilebilir hale getiriyor. Tx330-1800, tekstil tabelaları ve iç mekân kumaşları üretirken ideal olan tek bir makinede hem kumaş hem de kağıt üzerine sorunsuz baskı yapılmasına olanak tanıyor. Bu arada, Tx330-1800B, ofisler, okullar ve perakende mağazaları gibi küçük alanlarda kısa süreli ve çeşitli giysilerin üretimi için ideal olan esnek, kalın ve ince kumaşlara istikrarlı bir şekilde baskı yapmak için yerden tasarruf sağlayan bir bantlı konveyör kullanıyor. Mimaki Europe EMEA Satış Genel Müdürü Arjen Evertse, “Günümüz tekstil pazarına baktığımızda, talep üzerine ve yerel olarak üretilen tekstil ürünlerine olan talebin artmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Bu nedenle, yetenek ve kaliteden ödün vermeden küçük bir alanda tekstil baskı yeteneklerini birleştirmek isteyen baskı makineleri için kullanımı kolay, çok yönlü ve sürdürülebilir iki ürün çıkardık. Bu baskı makinelerinin mürekkep çok yönlülüğü özelliği, geleneksel tekstil boyamasının tek başına yaklaşık %20 katkıda bulunduğu endüstriyel su kirliliği gibi önemli bir sorunu ele alıyor. Tekstil pigmenti ve boya süblimasyon süreçlerini kullanan Mimaki’nin en yeni baskı çözümleri, işlem sonrası tipik olarak gerekli olan büyük miktarda su ihtiyacını ortadan kaldırarak neredeyse hiç su kullanılmayan çok daha verimli bir süreç yaratırken, enerji tüketimini de önemli ölçüde azaltıyor.” Tx330-1800 Serisi, Mimaki’nin ‘330 Motoru’nu kullanıyor ve yumuşak tonlama ifadesi ve yüksek yoğunluklu baskı yetenekleri sayesinde 330 Serisindeki diğer ürünlerle aynı keskin detayları, pürüzsüz renklendirmeyi ve doğru renkli baskıyı sağlıyor. Mimaki, Tx330 serisine eşlik etmek üzere bir tekstil RIP yazılımı olan TxLink5’i de tanıtıyor. TxLink yazılımının bu son sürümü, kullanıcıların baskı süreçlerini daha verimli bir şekilde yönetmelerini sağlayan birden fazla baskı makinesinin bulunduğu ortamlardaki iş akışını daha da iyileştirmek için tasarlandı. The post Mimaki, Sürdürülebilir Tekstil Uygulamaları için Tx330-1800 ve Tx330-1800B’yi Piyasaya Sürüyor appeared first on E-Textile Magazine.
dlvr.it
April 8, 2025 at 1:50 PM