#Borçlar
Bütün borçlar elbet ödenir.
Anne borcu dışında...💕
January 2, 2026 at 4:51 PM
Bazı borçlar vardır, ödeyemezsin.🤍
🏅🩵🫡♾️🇹🇷
June 9, 2025 at 7:37 PM
AKP ile biz üretme yerine ithal edip tüketme yolunu seçtik sonuç dış borçlar ve faizleri aldı başına gidiyor
April 28, 2026 at 8:06 AM
ENAG kurucusu Prof. Dr. Veysel Ulusoy:

"128 milyarı çalanlar, kendi zamanından kalan borçlar için belediyeye haciz getiriyor."
December 16, 2024 at 12:50 PM
Girdik yine bir takım borçlar altına iç keke iç 🤞🏻🍀
July 22, 2025 at 8:43 AM
Ödenemeyen borçlar yüzde 155 arttı!

CHP'li Karabat çöküşü rakamlarla açıkladı

halktv.com.tr/ekonomi/oden...
June 21, 2026 at 9:31 AM
İstanbul’da neler yapıldı..
Metrolar, kreşler, yurtlar..
Ödenen borçlar..
Hepsi veriye dayalı, hamasetle kapalı, incelemeye açık..
İftiralara, kumpaslara yanıt niteliğinde..
March 9, 2026 at 8:23 PM
Venüs retrosunda ekonomik ilişkiler yeniden sorgulanabilir. eski borçlar, ortak paralar, yatırımlar ve paylaşım meseleleri yeniden gündeme gelebilir. Tabii eski cinayetler, suçlar gibi, gibi…
September 27, 2026 at 9:06 AM
Elime havadan para geçince ödeyeceğim borçlar listesi
elime havadan para geçince alacağım ürünler listesi
June 10, 2026 at 1:59 PM
Fon vurgunu...
Kur korumalı...
Ödeme garantili...
İhaleler...
Tefeci faiziyle alınan borçlar...
Daha neler neler...
#ErkenSecim şart!
September 28, 2026 at 8:37 PM
🇹🇷
Bugün özgürsek, onların yarım kalan hikayeleri sayesinde....

Bazı borçlar vardır..
Ne zaman geçer, ne de ödenir !

Gazi Mustafa Kemal ve tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum 🙏🇹🇷

#18MartÇanakkaleDenizZaferi
#18MartÇanakkaleZaferi
March 17, 2026 at 9:39 PM
spk ya başvurdu. Ancak karşı taraf kendine. iadesini istiyor ( 8 milyon lot kadar )

şirket aralık ayında yeni iş sözleşmeleri kapa yolladı.

son çeyrek sanki tahsilatlar alınmış, borçlar ileri atılmış görüntüsü var.

karın sürdürülebilirliği bence şüpheli.

ancak burada piyasa olmuş kumarhane🤔
February 9, 2026 at 6:08 AM
Bazı borçlar parayla değil, uykusuz gecelerle ödenir...
October 26, 2025 at 6:17 PM
Üretim iflasın eşiğinde

İktidarın tarım politikaları, hasat zamanı çiftçinin mağduriyetini katladı. Alım fiyatları, maliyetleri dahi karşılamıyor. Ürünler ya bozuluyor ya zarar ettiriyor. Maliyetler ve borçlar giderek katlanıyor
www.birgun.net/haber/uretim...
Üretim iflasın eşiğinde
İktidarın tarım politikaları, hasat zamanı çiftçinin mağduriyetini katladı. Alım fiyatları, maliyetleri dahi karşılamıyor. Ürünler ya bozuluyor ya zarar ettiriyor. Maliyetler ve borçlar giderek katlan...
www.birgun.net
August 10, 2025 at 6:24 AM
Steam deck almaya gidiyorum gelsin borçlar bildiği gibi
September 12, 2025 at 8:45 AM
Borçlu hayat tatlı kazanç

Yurttaşın takibe düşen borçları bir yılda yüzde 166 oranında arttı. Bankaların tahsil edemeyip sattığı borçlar firmalara gelir kapısı oldu
www.birgun.net/haber/yurtta...

Bugünün BirGün'ü
June 9, 2025 at 3:30 AM
Çemberimde gül oya.Bluesky merkez toplanın..Çemberime dahil olanlar için klasik çember dileği ektedir:

👉Öyle bir bolluk olsun ki
hesap makinesi yorulsun,
cüzdan kilo alsın,
IBAN’ımız şükürden titreşsin 😄Borçlar görünmez olsun,
bereketimiz Wi-Fi gibi her yere çeksin 🔋
Sübhaneke dinimiz amin:)🤍
January 18, 2026 at 2:15 PM
42 milyon kişi bireysel kredi aldı, borçlar ödenemiyor

Denge bozuldu çark dönmüyor

Ekonomide gelinen son nokta: Ülkede her iki kişiden biri martta bireysel kredi kullandı. Ortalama borç ilk kez 100 bin lirayı aştı

www.birgun.net/haber/borcsu...

Bugünün BirGün’ü
May 18, 2025 at 3:40 AM
Ödeyemeyeceğimiz borçlar var
May 5, 2025 at 12:44 PM
“Biz bir ay gemiye çıkmasak patronlar dize gelir diyoruz ama patron beni bir ay işten çıkaracak olsa ben de dize gelirim. Borçlar beklemez. Bir ay maaş alamazsam geçinemem.”
Tersane işçileri gün geçtikçe yoksullaşıyor: İhtiyaç sıradan insanların birliği!

Eren Yüceboy'un haberi https://www.evrensel...
Tersane işçileri gün geçtikçe yoksullaşıyor: İhtiyaç sıradan insanların birliği
“Biz mücadele etmediğimiz sürece her şey boş. Hiçbir şeyin düzeleceği yok” “Giyecek donun yok, mücadele diyorsun. Hangi mücadeleden bahsediyorsun?​” Yılın ortasına gelinmesiyle birlikte Tuzla tersaneleri içerisinde yevmiyelere ara zam talebine ilişkin süregelen tartışmalar sırasında iki tersane işçisinin diyaloğundan bir kesit yukarıdaki satırlar. Ancak alelade, öncesiz ve sonrasız, rastgele söylenmiş bir cümle olarak ele alınmaması gerekiyor. Zira, yalnızca bu sohbet esnasında söylenmiş herhangi bir cümleye değil; uzun zamandır yaygın şekilde karşılaşılan bir eğilime işaret ediyor. Yukarıdaki satırlar, bir tersane işçisinin ağzından çıkmış olsa dahi, birçok tersane işçisinin ortak eğiliminin cisimleştiği bir cümle olarak karşımızda duruyor. Mücadele etme ihtiyacı, mücadele etmeksizin hakların kazanılamayacağı, geçinebilecek bir ücretin mümkün olamayacağı hemen her tersane işçisinin ortak malumu. Ama mücadele etmek her ne kadar bir gereklilik olarak tarif edilse de bu gerekliliği hayata geçirme konusunda maruz kalınan kimi engeller de var. O engellerden birisi de yoksulluğun yol açtığı doğal bir sonuç olarak aşırı borçlanma, borcu borçla kapama, sürekli bir ay geriden gelen maddi imkana sahip olma vs. Bir kısır döngü Tersanelerde işlerin düne nazaran daha durgun olmasının bir sonucu olarak işten atmalar da düne göre daha yaygınlaşmış durumda. Kitlesel, gruplar halinde bir işten çıkarma furyası henüz olmasa da tersane patronlarının bir işçiden “vazgeçebilme” eşiği düşmüş durumda. Haliyle, işçiler mücadeleye atıldıkları ve haklarını aradıkları bir koşulda işten atılma endişesini dünden daha fazla yaşar vaziyette. Bu endişe ise işçilerin mücadelenin bir parçası olma konusunda önlerindeki engellerden biri olarak duruyor. Başka bir tersane işçisinin kurmuş olduğu şu cümle, bu eğilimin daha da somutlaşması konusunda fayda sağlayabilir: “Biz bir ay gemiye çıkmasak patronlar dize gelir diyoruz ama patron beni bir ay işten çıkaracak olsa ben de dize gelirim. Borçlar beklemez. Bir ay maaş alamazsam geçinemem.” Yani kabaca ifade etmek gerekirse “Mücadele etmezsek istediğimiz ücreti alamayız” ve “Mücadele edersek de işsiz kalırsak borçları ödeyemez hale geliriz” gibi birbirinin sebebi ve sonucu olan bir kısır döngüden söz edebiliriz. Peki, bu döngüden çıkışın imkanı ve bu koşullar altında mücadeleye atılmanın ihtiyacı nerede yatmaktadır? Her dönem bir öncekini aratıyor Tersane işçilerinin düne nazaran yoksullaşmış olması tek seferde gerçekleşmiş bir durum değil. AKP’nin ekonomi politikalarıyla iz düşümlü ilerleyen uzun erimli bir sürecin sonucunda yaşanan bir yoksullaşma hali ortada duruyor. Ve bu süreç henüz tamamlanmış bir süreç de değil. Günden güne derinleşerek devam ediyor. Son iki yılda yevmiyelere yapılan zam oranlarını ele alalım. 2023 yılının sonunda asgari ücrete yüzde 49 oranında zam yapılmış, buna karşın tersanelerdeki ücret zammı oranları yüzde 20-30 aralığında seyretmişti. Bu yıl için asgari ücrete yapılan zam oranı ise yüzde 30’du ve bunun tersanedeki ücret zamlarına yansıması yüzde 10-20 aralığına sıkışan oranlar oldu. Her yıl bir öncekinden daha düşük oranda ilerleyen ve her seferinde enflasyon altında ezilen yevmiye zamları tersane işçisini günden güne, yıldan yıla yoksullaştırmaya devam ediyor. Yani denebilir ki sadece bugünkü yoksulluğun kendisine değil, bir bütün olarak yoksullaşma sürecine itiraz etmek, onun önünü almak gerekiyor. Çünkü hal, vaziyet bu şekilde ilerlediği sürece, bugün “Maaşlar borçları bir ay geriden takip ediyor” diyen tersane işçileri için bu koşul da ortadan kalkacak ve maaşlar borçları iki üç ay geriden gelecek şekilde takip etmeye başlayacak. Esaslı bir ek zam mücadelesinin parçası olmamak, bugün yaşadığımız kaygıların yarın daha da derinleşmesine yol açacaksa eğer; sırf bu sebep bile acil bir mücadelenin zorunluluğunu ortaya çıkarıyor. Denklem nasıl kurulacak? Ayrıca “Mücadele edersem işsiz kalırım” kaygısı dahi -her ne kadar haklılıkları olan bir kaygı olsa da- esas olarak hâlâ mücadele etmeyi kişinin kendisiyle sınırlı gören, bireysel bir mücadelenin olası sonuçlarının yol açmış olduğu bir kaygı halinde. Mücadeleyi yanı başımızdaki çok sayıda işçi arkadaşımızla ortak sürdüreceğimiz bir süreç olarak ele almak bu noktada da ihtiyaçtır. Evet, tersane patronları için işçiler düne nazaran daha kolay “vazgeçilebilir” durumdadır. Ama bu tek tek ve herhangi bir işçi için geçerli bir durumdur. Patronlar elbette bunun gerçekleşmesini istemez ancak patronlar için hâlâ mücadeleye atılmış da olsalar örgütlü işçiler toplamı bir zorunluluk ve muhtaçlığa denk düşmektedir. Mücadele edilecekse bu da bireysel değil, örgütlü şekilde olmalıdır. Ve işten atılma gibi bir durumla karşılaşıldığında da o günün talebi, atılan işçilerin işe geri alınması talebini de kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Mücadele etmek, bir işçinin tek başına patronun karşısına dikilebilecek cesarete sahip olup olmadığı denklemi üzerinden ele alınmamalıdır. Böylesi bir ele alış biçimi işçileri kendi içerisinde “Kovulmayı göze almış cesurlar” ve “Bundan çekinen korkaklar” ikiliğine bölmektedir. Bu hem yanı başımızdaki arkadaşımıza duyduğumuz güveni ortadan kaldıran hem de mücadeleyi kaybetme ihtimalini baştan kabullenen bir tutum olacaktır ve kabul edilmemelidir. Tersane işçilerinin “cesur” kahramanlara değil; birbirinden güç alan ve bu sayede ortak kahramanlıklara kalkışabilecek olan “sıradan” insanların birliğine ihtiyacı vardır!
www.evrensel.net
June 18, 2025 at 6:02 AM
Merkez Bankası tavsiye verdi: Borçlar katlandı!

''Faiz oranı'' ve ''aylık taksit'' düştü denildi

Katlanan toplam borca değinilmedi...
www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/merk...
Merkez Bankası borcunu ödeyemeyene tavsiye verdi: Borçlar katlandı!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
www.cumhuriyet.com.tr
July 19, 2025 at 10:51 AM
Venüs retrosu geliyoooreee✨️🧚‍♀️Eğlence amaçlı bakalım ..3 Ekim 2026 tarihinde başlayıp 13-14 Kasım 2026'ya kadar sürecek..
🪭Koç: Ortaklı kazançlar, krediler, borçlar, miras ve partnerin parası gibi finansal paylaşımlarınız mercek altında; ilişkilerde güven ve kıskançlık temaları sorgulanabilir.
September 28, 2026 at 7:21 AM
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, önceki dönemde borçlar nedeniyle kapatılan Bayındır Süt İşleme Tesisi ile Ödemiş Et Entegre Tesisi’ni yeniden faaliyete geçirdi.
April 22, 2025 at 11:59 AM
Özelleştirme yetkisi İngilizler de.
Yakında Düyûn-ı Umûmiye de gelir mi?

1881-1928 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını denetleyen kurumun adıdır. II. Abdülhamit döneminde kurulmuştur. Sözcük, “Genel Borçlar” anlamına gelmektedir.
February 9, 2026 at 2:29 PM
Fiktif karlar artıyor. Borçlar geri dönmeyince ne olacak?
September 29, 2025 at 2:02 PM