Amazon EcoRest Projesi'ni duyurdu: Deprem sonrası doğayla birlikte iyileşmek
İ Ş B İ R L İ Ğ İ Y L E
Bir afet yaşandığında geride kalan etki, çoğu zaman suyun üzerine bırakılmış bir damla boya gibi.
Yaşandığı ilk an yarattığı yıkım ile acil insani ihtiyaçlar, yerini zamanla çepere doğru genişleyen ama etkisi silinmeyen sorunlara bırakıyor.
Bu nedenle afetten sonraki toparlanma süreci de yalnızca beşeri yaşamın eski haline döndürülmesine yönelik çalışmaları değil; bütün ekosistemin işleyişini onaracak, doğrudan gündelik hayatlara dokunacak düzenlemeleri kapsıyor.
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmiş, pek çok insan göç etmiş, üretimle var olan köyler eski verimini kaybetmişken meseleye bütüncül bir perspektiften yaklaşmak bu yüzden çok önemli.
Amazon’un Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na sağladığı hibe ile Orman Genel Müdürlüğü’nün himayeleri ve yönlendirmesiyle planlanan EcoRest Projesi, depremden etkilenen vilayetlerde doğa temelli çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.
Tahrip olmuş alanlarda ekosistem restorasyonunu sağlamak, alternatif geçim kaynakları yaratmak ve afet farkındalığı geliştirmek gibi hedeflere sahip proje, ekolojik ve ekonomik iyileşmenin birlikte ele alındığı bir çerçeve sunuyor.
## Yıkımın görünmeyen yüzü
6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Güney ve Güneydoğu Anadolu’daki 11 ilde büyük can ve mal kaybına yol açtı. Üç yıllık süreçte yürütülen çalışmalar ağırlıklı olarak beşeri yaşamı yeniden kurmaya odaklansa da doğa da bu yıkımdan payını aldı.
Deprem çoğu zaman yalnızca kentleri ve insan yaşamını hedef alan bir felaket gibi algılanıyor.
“Doğal afet” ifadesi bile, doğanın bu yıkıma alışkın olduğu ve kendini hızla onarabileceği yönünde yanıltıcı bir rahatlık üretebiliyor.
Halbuki doğa da en az kentler kadar onarıma ihtiyaç duyuyor. Özellikle insan yaşamıyla doğanın kesişim alanları olan köylerde ekolojik iyileşme, aynı zamanda ekonomik toparlanma anlamına da geliyor.
Bu anlayışla tasarlanan EcoRest Projesi, Amazon’un Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) 1,5 milyon Avroluk destek sağlamasıyla ortaya çıktı. Amazon’un doğayı koruma ve onarma odaklı Right Now Climate Fund kapsamında Türkiye’deki ilk yatırımı olan projenin adımları ve hedefleri, UNDP Türkiye ve Orman Genel Müdürlüğü’nün himayesinde ve yönlendirmesiyle belirlendi.
Projenin lansmanında konuşan Amazon Türkiye Perakende Genel Müdürü Burak Erdem, önümüzdeki üç yılda en az 450 hektarlık alanda ekosistemin restorasyonunun gerçekleştirileceğini belirterek projeye ilişkin bilgi verdi:
_“2023 yılındaki yıkıcı depremlerin hemen ertesi günü başlattığımız acil yardım çalışmalarımızdan bu yana bölgeye desteğimizi hiç kesmedik. Bugün ise Türkiye'nin uzun vadeli geleceğine yönelik desteğimizi bir adım ileri taşıyoruz. Bu proje, depremde zarar gören ormanları restore ederken sürdürülebilir geçim kaynakları oluşturacak ve çevresel iyileşme ile ekonomik toparlanmanın birlikte ilerleyebileceğini gösterecek.”_
## Pilot köy nasıl belirlendi?
EcoRest, yaklaşık 42 aylık bir uygulama sürecine yayılıyor. Ekolojik ve sosyoekonomik faydayı birlikte hedefleyen proje, ilk olarak bir pilot köyde, Adıyaman’ın Yukarı Nasırlı köyünde hayata geçecek.
Peki depremden etkilenen yüzlerce köy arasından Yukarı Nasırlı Köyü nasıl seçildi?
İlk etapta deprem sonrası raporlar incelenerek 11 ildeki yaklaşık dört bin orman köyü arasından dokuz aday belirlendi: Adıyaman’da Mutlu, Güneykaş ve Yukarı Nasırlı; Kahramanmaraş’ta Kömürköy, Kartal ve Gökçeli; Hatay’dan ise Ceylanlı, Bektaşlı ve Büyükoba köyleri.
Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı çalışan orman mühendisleri ile UNDP’nin teknik uzmanlarından oluşan bir ekip, Temmuz 2025’te sahaya çıkarak köyleri tek tek gezdi, halkla yakın temaslar kurdu ve raporlar hazırladı.
Yukarı Nasırlı Köyü’nü öne çıkaran ise demografik yapı, rehabilitasyon potansiyeli, depremden etkilenme düzeyi, topluluğun ilgisi, genç nüfus ve su kaynakları gibi önceden belirlenen 17 kritere en çok uyan köy olmasıydı.
Yukarı Nasırlı Köyü, çalışmaların afetten etkilenen diğer bölgelerde de yaygınlaştırılması için bir model teşkil edecek. Yerel ormancılar, belediye personeli ve bölge halkından oluşan yaklaşık iki bin kişiye UNDP tarafından operasyonel rehber, ekipman ve eğitim sağlanacak.
Yani bu pilot köy, yalnızca bir uygulama sahası değil, aynı zamanda bir öğrenme alanı da olacak. Eğitim alan katılımcıların bu faaliyetleri yaklaşık 20 köyde daha hayata geçirmesi ve edinilen deneyimin kalıcı bir bilgi birikimine dönüşmesi hedefleniyor.
İstanbul Orman Genel Müdürü Zafer Derince, projenin bu yönünü şu sözlerle ifade ediyor:
_“Bu proje kurumlararası eşgüdümün ve ortak sorumluluk anlayışının başarılı bir örneği. İnanıyoruz ki EcoRest Projesi depremden etkilenen bölgelerimizde hem doğanın hem de insan yaşamının birlikte iyileşmesine katkı sağlayacak, ilerleyen yıllarda da örnek gösterilecek bir uygulama modeli oluşturacaktır.”_
## Proje neleri hedefliyor?
EcoRest Projesi'nin ana amaçlarından biri ekosistemi onarmak olsa da proje yalnızca bir ağaçlandırma çalışmasından ibaret değil. Bir diğer ayağını da doğa temelli çözümlerin yerel hizmetler ve geçim kaynaklarıyla entegrasyonu oluşturuyor.
## Peki bu ne demek?
Uzman ekip, saha çalışması boyunca köyün ekolojik ve sosyoekonomik koşullarını analiz ederek somut müdahale alanları belirledi.
Bunlardan biri, çatıda yağmur suyu hasadı. Bölgenin yeterli yağış potansiyeli göz önünde bulundurularak tasarlanan sistem, su depolama kapasitesini artırmayı hedefliyor. Çatılarda biriktirilecek suyun hem sulamada kullanılması hem de hanehalkının örneğin bulaşık yıkarken de harcayabileceği bir depo işlevi görmesi öngörülüyor.
Hedeflenen bir diğer uygulama ise ev tipi kompost üretiminin yaygınlaştırılması. Evdeki organik atıkların geri dönüştürülerek bahçe verimini artırmada kullanılması ve bu yolla daha sürdürülebilir bir sistem kurulması hedefleniyor.
Fidan dikimi ve gelir getirici ağaçlandırma çalışmalarıyla da hem ekosistemin güçlendirilmesi hem de yöre halkının geçim kaynaklarının desteklenmesi amaçlanıyor.
Bu önceliklerin uygulanabilirliğine ise köy halkı ve yerel paydaşlarla yapılacak görüşmeler sonucunda karar verilecek. Bu yönüyle EcoRest, bölge ihtiyaçlarına tepeden bakan müdahaleci bir yaklaşım değil; katılımcı süreçlerle ilerleyen bir onarım modeli sunuyor.
## Yukarı Nasırlı'dan ilhamla
EcoRest, önümüzdeki süreçte Yukarı Nasırlı’da doğayı onarmayı, bunu yaparken de sürdürülebilir projelerle köy yaşamını güçlendirmeyi hedefliyor.
UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, bu hedefi şöyle açıyor: _“Doğa projeleri, ‘daha iyi yeniden inşa' yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Amazon'un cömert desteği sayesinde, depremlerin bölgede orman köyleri için ortaya çıkardığı en önemli çevresel tehditlerin bir kısmını belirleyip ele alabileceğimize inanıyoruz.”_
Yukarı Nasırlı, yalnızca bir pilot uygulama alanı değil, birlikte öğrenme ve deneme fırsatı.
Sürecin nasıl ilerleyeceği zamanla belli olacak. Ancak doğayı ve geçim kaynaklarını aynı anda düşünmeye çalışan bu yaklaşım, afet sonrası iyileşmeye dair önemli bir örnek olabilir.
Belki de Yukarı Nasırlı; tohumdan fidana, fidandan ağaca, ağaçtan ormana adım adım iyileşirken, çevresini de değiştirir.
FAYN'A ABONE OLUN
Türkiye'de nitelikli ve bağımsız gazetecilik ancak okuyucuların desteğiyle mümkün. Siz de şimdi Fayn abonesi olarak topluluk odaklı gazetecilik modelimizi destekleyin, tüm içeriklerimize sınırsız erişin ve abonelere özel topluluk etkinlikleri için davetiye alın. _****Abonelik seçeneklerini inceleyin****_ _****.****_