#TelevizyonProgramı
Son Dakika : Beyazıt Öztürk'ün Hazırlayıp Sunduğu Beyazla Joker İlk Bölümüyle 4 Ocak 2025 Pazar Günü Saat 20.00'de Kanal D'de.

#KanalD #BeyazıtÖztürk #Beyaz #BeyazlaJoker #Yarışma #Eğlence #Tv #Program #Ekran #Medya #Televizyon #TelevizyonProgramı #Pazar #Saat #SonDakika
December 24, 2025 at 8:48 PM
Ozan Güven Annesinin Hastalığını İlk Kez Anlattı: O Eski Neşeli Günlerimden Eser Kalmadı #OzanGüven #AnnesininHastalıgı #TelevizyonProgramı
Ozan Güven Annesinin Hastalığını İlk Kez Anlattı: O Eski Neşeli Günlerimden Eser Kalmadı
Başarılı oyunculuk kariyeriyle uzun yıllar adından söz ettiren Ozan Güven, bir süredir gözlerden uzak sürdürdüğü yaşamına dair sessizliğini bozdu. "Emel Özuğur'la Doğrunun Peşinde" isimli programa konuk olan ünlü isim, geçmişte yaşadığı hukuki süreçlerin ailesi üzerindeki yıkıcı etkilerini izleyicilerle paylaştı. Özellikle annesi Aynur Güven’in sağlık durumuyla ilgili aktardığı detaylar, ekran başındakilere duygusal anlar yaşattı. Özel hayatındaki zorlukların kendisinde bıraktığı derin izleri tüm çıplaklığıyla dile getiren oyuncu, babasız geçen çocukluk yıllarından bugüne uzanan zorlu yaşam öyküsünü de samimiyetle anlattı. HUKUKİ SÜREÇ AİLESİNDE DERİN İZLER BIRAKTI Geçmiş dönemde özel hayatında maruz kaldığı çalkantılı olayların ve beraberinde gelen uzun davaların, sadece kendisini değil ailesini de derinden sarstığını belirten başarılı oyuncu, annesi Aynur Güven'in hastalığına değindi. Yaşanan gerginliklerin annesinin sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayarak durumun ciddiyetini şu sözlerle aktardı: "Bu benim başıma gelen travma onu çok etkiledi ve bunu tetikledi; çünkü bunu hazmedemedi. Haksızlığa uğradığım duygusu annemi çok derinden etkiledi. Belki de bunu unutmak için alzheimer oldu. Ne yazık ki mahkeme sonucunu idrak edemedi hastalığı ilerledi. Keşke mahkeme sonucunu görebilseydi." Ozan Güven, yaşanan bu olayların ardından hayata ve insanlara karşı bakış açısının değiştiğini ifade ederek, eski günlerinden eser kalmadığını belirtti ve ekledi: "İnsanlara hep güvendim ama artık daha kuşkulu bir insan olmaya başladım. O eski Ozan'ı bıraktım neşemi kaybettim" KÜÇÜK YAŞTA OMUZLANAN BÜYÜK SORUMLULUKLAR Henüz iki yaşındayken anne ve babasının ayrılık kararı almasının ardından annesiyle birlikte Almanya'nın yolunu tutan ünlü isim, o yıllardaki hissiyatını izleyicilerle paylaştı. Hayatın zorluklarıyla oldukça erken bir yaşta tanışmak durumunda kaldığını belirterek, karakterini şekillendiren dönemi şu cümlelerle özetledi: "Hayattaki tek amacım büyüyüp çalışıp anneme bir ev, bir araba almak ve bir çocuk sahibi olmaktı." "Hayatla mücadele eden bir kadını gördüğünüz zaman 5-6 yaşında olgunlaşmak zorunda kalıyorsunuz. Annemle birbirimizden çok razı bir hayat yaşadık." Sekiz yaşındayken babasını kaybetmenin acısını yaşayan Güven, babasının vefat ettiği yaşa geldiğinde kendi oğlu Ali Ateş için duyduğu büyük endişeyi de dile getirdi. Kendi içinde taşıdığı korkuyu şu sözlerle anlattı: "Babam ben 8 yaşındayken 39 yaşında vefat etti. Hep 'Ya ben de 39 yaşında ölürsem ve oğlum Ali benimle aynı kaderi yaşarsa?' korkusu taşıyordum. Çok şükür 51 yaşındayım." GEÇMİŞTE NELER YAŞANMIŞTI? Kamuoyunda uzun süre tartışılan dava sürecinde, 2020 yılında eski sevgilisi Deniz Bulutsuz ile yargı önüne çıkan Ozan Güven'in davası geçtiğimiz süreçte karara bağlanmıştı. Yargılama neticesinde kasten yaralama suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezası alan ünlü oyuncu, hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma iddialarından ise beraat etmişti.
www.medyatilkisi.com.tr
August 19, 2026 at 12:19 PM
Güncel News press Zafer Partisi Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu televizyon programında tartışmaya davet etti. #ZaferPartisi #ÜmitÖzdağ #AhmetDavutoğlu #Siyaset #TelevizyonProgramı
Zafer Partisi Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu televizyon programında tartışmaya davet etti.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun. Zafer Partisi Genel Başkanı hakkında medyada dile getirdiği iftiraların tümünü çürüttüğü bir açıklama yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu televizyon programında tartışmaya davet etti. Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Ahmet Davutoğlu dün bana yine saldırmış. Ahmet Davutoğlu, benim Türk Devleti ve Türk milletinden gizlediğim hiçbir şey yok, hiçbir zaman da olmayacak. Geçen sene Mossad’dan ders aldığımı söyledin. Yalan söyledin. Seni mahkemeye verdim. Avukatın savunma olarak ‘Ahmet Davutoğlu, Ümit Özdağ’ı kastetmedi’ dedi. Yalan söylettin. Sözünün arkasında duramadın. Dava düştü. Sonra da avukatın dava düştüğü için benden ücret istedi. Şimdi MOSSAD’dan brifing aldığımı söylüyorsun. Ben MOSSAD’dan brifing de almadım, ders de almadım Ahmet. Gelelim gerçeğin ne olduğuna. Bak dikkatli dinle. Bir daha hata yapma. ASAM yani Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi başkanı olduğum dönemde 1999-2002 yılları arasında dünyanın birçok ülkesinde düşünce kuruluşları ile toplantılara katıldım. Amerika Birleşik Devletleri, Çin, İran, İsrail, Rusya… Bu ASAM senin yönetim kuruluna girmek için çok çabaladığın, bana ‘Ahmet Davutoğlu’na askerler karşı çıkmaz, Harp Akademilerinde derse gidiyor artık’ dedirttiğin ASAM’dan bahsediyorum. Bu ricalara rağmen, araya koyduğun adamlara rağmen senin yönetim kuruluna girmene itiraz ettim ve yönetim kuruluna alınmadın. Hatırladın değil mi Ahmet? Unutmuş olamazsın. İsrail’de de değişik toplantılara ekip olarak katıldık. Ben bu ekibin başkanlığını yaptım bu toplantılarda. Bu toplantılarda ASAM heyetinde emekli Orgeneral, Emekli MGK eski Genel Sekreteri, emekli kuvvet komutanı, emekli büyükelçi, emekli tümgeneraller de ASAM heyetinde bulunuyorlardı. Her seferinde Türk büyükelçiliği ile irtibat içinde olundu. Ve ben bu toplantıların tamamını Türk Devleti ile bazılarını da kamuoyu ile paylaştım Ahmet. Evet, MOSSAD’tan brifing almadım ancak bir İsrail düşünce kuruluşunun düzenlediği bir çalıştayda İsrail ordusundan bir istihbaratçı tümgeneral, Türk büyükelçiliğinin temsilcisinin de olduğu ve yanında oturduğu ortamda bize Ortadoğu’ya İsrail Ordusu’nun bakışı konusunda bilgi verdi. Ahmet özetle, bak ben MOSSAD’dan ne senin söylediğin gibi ders ne de brifing almadım ama İsrailli bir düşünce kuruluşunun çalıştayında bir tümgeneralin brifingini dinledim. Bunu da kamuoyu ile ben paylaştım. Sen de videosunu yeni izlemişsin, onu söylüyorsun en son olarak. MOSSAD bitti şimdi generale geldi. Gizli olsa paylaşır mıydım Ahmet? Ben doğruya bütünüyle aktarıldığı zaman doğru derim. Ahmet Davutoğlu, ben senden farklı olarak işimi çok iyi yaparım. Sen Türk dışişleri tarihinin en kötü dışişleri bakanısın. Ben ASAM başkanlığını da çok iyi yaptım. ASAM’ın alt kuruluşu olarak kurduğum Ermeni Araştırmaları Enstitüsü adlı enstitü, Babacan’ın dışişleri bakanlığı sırasında Türk Dışişleri Bakanlığına bağlı kurum haline getirildi. Sen de 2-3 ay sonra dış işleri bakanı olunca bu kurum sana da bağlandı. Ben kurum kurup devlete hem de senin ve Babacan’ın döneminde hediye etmiş bir adamım. Gelelim Ahmet, benim soracağım sorulara: Ahmet Davutoğlu, ABD’nin en önemli dış politika dergisi ve Amerikan derin devletinin entelektüel yüzü olan Foreign Affairs Dergisi, seni ‘ABD’nin Ankara’daki’ adamı diye ifade etti mi etmedi mi Ahmet? Gelelim ikinci soruya. Beşar Esad devrilince Trump Suriye’nin Yahudilere vaat edilmiş toprakların parçası olduğu kabulünden hareket ederek ‘2 bin yıldır devam eden işgal sona erdi’ dedi. ABD’nin Ankara’daki en iyi adamı olarak sen bu 2 bin yıllık işgalin bitirilmesinde nasıl bir rol aldın? Ahmet, senin İsrail ile çok derin bir bağın var. Bu nereden geliyor? Beni daha fazla zorlama Ahmet Davutoğlu. Son olarak korkma, zerre kadar cesaretin varsa gel televizyonlarda konuşalım. Öyle sağdan soldan topladığın 2-3 kişinin karşısında yaptığın öfkeli konuşmalarla bu iş olmuyor. Gel de Ahmet dosyaların üstünde, tek tek dosyaları konuşalım. Bu kadar cesur musun Ahmet? Yüreğin var mı?” #ESHAHABER.COM.TR 
www.eshahaber.com.tr
November 6, 2025 at 9:21 PM