#Terkos
İSKİ, çeyrek asırlık ihmali dev yatırımlarla çözmeye devam ediyor.

İçme suyu ve altyapı projeleri hızla ilerliyor. Terkos İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin ilk etabı tamamlandı.

#UmutBurada
April 12, 2025 at 8:57 AM
İBB’ye operasyon sonrası kritik düzenleme:
Terkos Gölü’ne 'ticari' izin
www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/ibb-...
İBB’ye operasyon sonrası kritik düzenleme: Terkos Gölü’ne 'ticari' izin
İBB’ye yönelik operasyonlar sonrası Resmi Gazetede yayınlanan karara göre; Terkos Baraj Gölü, “Avlanmanın tamamen yasak olduğu içsular” listesinden çıkarıldı.
www.cumhuriyet.com.tr
June 4, 2025 at 12:59 PM
İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin atadığı heyet, çevre planı değişikliği ile Sazlıdere Barajı’nın yok olacağını, Şamlar Ormanı’nın zarar göreceğini ve Terkos Gölü’nün devre dışı kalacağını belirledi, su kıtlığı uyarısı yaptı.

nefes.com.tr/kanal-istanb...
April 22, 2025 at 7:41 AM
Terkos suyu severim.
August 20, 2023 at 6:18 PM
Sazlıdere ve Terkos havzalarında hızlanan betonlaşmaya itiraz kampanyası başlatıldı: 'Kanala, ranta, talana hayır'
www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/sazl...
Sazlıdere ve Terkos havzalarında hızlanan betonlaşmaya itiraz kampanyası başlatıldı: 'Kanala, ranta, talana hayır'
Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çoğu şehir plancısı belediye bürokratlarının tutuklanmasının ardından Sazlıdere ve Terkos barajı havzalar...
www.cumhuriyet.com.tr
June 26, 2025 at 12:37 PM
İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin atadığı heyet, çevre planı değişikliği ile Sazlıdere Barajı’nın yok olacağını, Şamlar Ormanı’nın zarar göreceğini ve Terkos Gölü’nün devre dışı kalacağını belirledi, su kıtlığı uyarısı yaptı.

www.nefes.com.tr/kanal-istanb...
April 22, 2025 at 8:59 AM
Fortification Walls in Eastern Thrace
Anastasian Wall (Long Wall of Thrace) near Evcik, Gate from walls of Kıyıköy (historic Medea), City wall of Derkos/Terkos...
Photos taken earlier this week
May 22, 2025 at 5:07 PM
Sazlıdere Barajı yok olacak. Terkos Havzası tehlikeye girecek. Trakya’nın yeraltı suları geri dönülmez şekilde tahrip edilecek. Milyonların içme suyu çöpe gidecek. Susuz kalmış bir metropolde yaşam ne demek, hiç düşündünüz mü?

(2/10)
April 20, 2025 at 9:45 AM
Özgür Özel:

"Dünyada ilk kez bir hükümet kendi eli ile baraj yapmak yerine baraj yıkmış olacak. Eğer Kanal İstanbul yapılırsa Terkos Gölü tuzlanacak. İçme suyu kaynaklarının üçte biri ortadan kalkacak. O yüzden biz diyoruz ki ya Kanal ya İstanbul. İstanbul'u sevenler bu kanala itiraz ediyorlar"
October 22, 2025 at 5:33 PM
gençliğimizin baharları ömerli sazlıdere ve terkos barajlarının doluluk oranını takip etmekle geçiyor.
March 13, 2025 at 6:56 AM
Asla onun gibi olamıcaksınız…. terkos hasan
January 26, 2025 at 4:57 PM
Rant kanalında hiçbir kamu yararı yoktur. Çünkü;

↘️Sazlıdere su havzası ve barajı tümüyle yok olacak

↘️Kuzey Ormanları Şamlar mevkii tümüyle yok olacak

↘️İstanbul'un en büyük ikinci su kaynağı Terkos Gölü ve çevresindeki muhafaza ormanımız ağır tahrip olacak +
İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin atadığı heyet, çevre planı değişikliği ile Sazlıdere Barajı’nın yok olacağını, Şamlar Ormanı’nın zarar göreceğini ve Terkos Gölü’nün devre dışı kalacağını belirledi, su kıtlığı uyarısı yaptı.

www.nefes.com.tr/kanal-istanb...
April 22, 2025 at 9:16 AM
Özgür Özel: "Dünyada ilk kez bir hükümet kendi eli ile baraj yapmak yerine baraj yıkmış olacak. Kanal İstanbul yapılırsa Terkos Gölü tuzlanacak. İçme suyu kaynaklarının üçte biri ortadan kalkacak. O yüzden biz diyoruz ki ya Kanal ya İstanbul"
www.birgun.net/haber/chp-ni...
CHP'nin 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi Arnavutköy'de
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı çarşamba akşamları İstanbul’da düzenlenen mitinglerin 23'üncüsü Arnavutköy'de gerçekleştiriliyor.
www.birgun.net
October 22, 2025 at 5:36 PM
Özgür Özel:

"Dünyada ilk kez bir hükümet kendi eli ile baraj yapmak yerine baraj yıkmış olacak. Kanal İstanbul yapılırsa Terkos Gölü tuzlanacak. İçme suyu kaynaklarının üçte biri ortadan kalkacak. O yüzden biz diyoruz ki ya Kanal ya İstanbul."
October 22, 2025 at 6:13 PM
#Kanalistanbulahayır

1. İstanbul’un Suyunu Yok Etme Riski Taşıyor
Kanal İstanbul, Sazlıdere ve Terkos Havzası gibi İstanbul’un en önemli içme suyu kaynaklarını yok edecek. Bu da milyonlarca insanın su krizine sürüklenmesi anlamına gelir.
April 17, 2025 at 7:39 PM
Silivri Danamandıra’da taş ocağı tehdidi: Antik su yolları ve ekosistem alarm veriyor

Bölgedeki taş ocaklarının genişleme planları Terkos Havzası'nı da riske atıyor

haber.sol.org.tr/haber/silivr...
Silivri Danamandıra’da taş ocağı tehdidi: Antik su yolları ve ekosistem alarm veriyor
Silivri Danamandıra’da taş ocağı tehdidi: Antik su yolları ve ekosistem alarm veriyor | soL haber
haber.sol.org.tr
September 15, 2025 at 9:58 PM
Sazlıdere ve Terkos barajı havzalarında hız kazanan betonlaşmaya karşı dilekçe verme kampanyası başlatan Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, "kanala, ranta, talana hayır"… https://www.evrensel...
Sazlıdere ve Terkos havzalarındaki yapılaşmaya itiraz kampanyası: "Kanala, ranta, talana hayır"
İstanbul – Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, 19 Mart operasyonunun ardından Kanal İstanbul güzergahında hızlanan betonlaşmaya karşı kampanya başlattı. Ataşehir'de bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü önünde buluşup toplu dilekçe verme kampanyası başlatan koordinasyon, "Kanala, ranta, talana hayır" mesajı verdi. Açıklamada, "Yenişehir projesiyle bu alana eklenecek 2 milyona yakın nüfusun kente getireceği altyapı, arıtma tesisi, ulaşım ve içme suyu ihtiyacı gibi ek yükler, kamuya önemli maliyetler getirecektir. Dahası deprem riski bu kadar yüksek bir şehirde nüfusu arttırıcı projeler yerine eldeki kaynakların kenti depreme dirençli hale getirmeye harcanması gerektiği ortadadır" denildi. Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu'nun açıklaması şöyle:"Adına 'Kanal İstanbul' denilen su yolu projesi başlamadı belki ama yağması, talanı, betonlaşması başladı. Halkın, bilim insanlarının, belediyelerin itirazlarına rağmen, yerel seçim öncesi sarf edilen 'Söz veriyoruz! İstanbulluların gündeminde olmayan hiçbir şey, bizim de gündemimizde olmayacak!' sözlerine rağmen İstanbul’un nadir doğal alanları yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya.” "Yağma, talan, rant projesidir. Betonlaştırma projesidir" Geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Sazlıbosna’da 2,5 milyon metrekarelik bir alanda yeni bir imar planını daha askıya çıkardığı hatırlatılan açıklamada. “Daha önce Baklalı’da yapımı başlanan 3750 konutluk TOKİ projesi, 12897 bağımsız birimden oluşan Dursunköy Emlak Konut projesi ve şimdi de Sazlıbosna’da 24 bin 874 konutluk yeni TOKİ projesi. Bu projeler için açılan yollar, taşınan hafriyatlar, yok edilen tarım alanları ve doğal yaşam… 'Kanal İstanbul'un esas olarak bir su yolu projesi değil inşaat ve rant projesi olduğunu daha önce defalarca söyledik. Birkaç şirket kazanacak diye İstanbul havasını, suyunu, nefesini kaybediyor. Kanal ve Yenişehir Rezerv Yapı Alanı Projesi bir yağma, talan, rant projesidir. Betonlaştırma projesidir” denildi. “2011 yılında 'çılgın proje' adıyla ortaya atılan kanal projesi hala hayata geçmediyse işte bu bıkmadan usanmadan anlatmaların, itirazların, yağmur, kar demeden yapılan eylemlerin, itiraz dilekçesi kuyruklarının, açılan davaların, kaybetmekten korkan iktidarın halk iradesine darbe vurarak cezaevine attıklarının içerden dışarıya verdiği 'yaptırmayacağız' seslerinin sayesindedir” denilen açıklamada alelacele plan revizeleri yapılsa da iş makinası orduları yığılsa da rant projesine karşı direnmeye devam edileceği mesajı verildi. "Bu yapılaşma İstanbul'un su güvenliği açısından kabul edilemez" Havza mevzuatına göre mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında hiçbir yapıya izin verilmemesi gerekirken, bu planda söz konusu alanlarda yapılaşmaya izin verildiğine dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi; “Bu yapılaşma, yüzey akışını artırarak baraj suyunun kirlenmesine ve yeraltı suyu beslenmesinin azalmasına neden olacaktır. Sazlıdere Barajı'nın fiilen içme suyu kapasitesinin sıfırlanması, İstanbul'un su güvenliği açısından kabul edilemez bir krize yol açacaktır. Planlama alanı ve yakın çevresindeki tarım ve mera alanları, bu planla yoğun yapılaşma baskısı altına girecektir. Bu durum, sadece yerel tarımsal üretimi ve hayvancılığı olumsuz etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda İstanbul'un gıda güvenliğine ve kırsal ekonomisine de ciddi zararlar verecektir.” "Talimatlı yargı iktidarın elinde bir oyuncağa dönmüş durumda" Bölgenin, barındırdığı ekolojik değerler, su havzaları ve tarımsal niteliği itibarıyla yapılaşmaya açılmak yerine mutlak koruma statüsüyle ele alınması gereken bir bölge olduğuna işaret edilen açıklamada; “Yenişehir projesiyle bu alana eklenecek 2 milyona yakın nüfusun kente getireceği altyapı, arıtma tesisi, ulaşım ve içme suyu ihtiyacı gibi ek yükler, kamuya önemli maliyetler getirecektir. Dahası deprem riski bu kadar yüksek bir şehirde nüfusu arttırıcı projeler yerine eldeki kaynakların kenti depreme dirençli hale getirmeye harcanması gerektiği ortadadır. Kanal İstanbul ve Yenişehir Projesi kapsamında hazırlanan farklı ölçekteki planlar hakkında yerel mahkemelerce iptal veya yürütmeyi durdurma kararları verilmiş olmasına rağmen, bu kararların üst mahkemelerce sürekli bozulmaktadır. Talimatlı yargı iktidarın elinde bir oyuncağa dönmüş durumda. Plan davalarındaki tutarsızlık da bunun kanıtıdır. İptal edilen mahkeme kararlarında belirtildiği üzere, rezerv yapı alanı kararları, mevzuata, şehircilik ilkelerine, kentsel dönüşüm esasları ve tekniklerine aykırıdır. Planın dayanağı olan rezerv yapı alanı kararı hukuka aykırı bulunmuştur” diye belirtildi. “TOKİ halkı yanıltıyor” Projenin ÇED raporunun da bir dayanağının kalmadığı vurgulanan açıklamada, “Biz biliyoruz ki 5 yıl önce yapılan bir ÇED raporunun artık geçerliliği yoktur. TOKİ’nin beton dağları '250 Bin Sosyal Konut Projesi' kapsamında yapılıyor diye kamuoyu yanıltılmaktadır. İnşa edilen yapıların sosyal konut standartlarında olmadığı, vatandaşların barınma ihtiyacını karşılama amacı gütmediğini, aksine lüks konut üretimi ve emlak odaklı bir rant projesi olduğu görülmektedir. Zaten büyük bir çoğunluğu asgari ücretle çalışan insanların nasıl ev alacağının matematiğini yapmayı Maliye Bakanı’na bırakıyoruz. İstanbul’un suyunu, son kalan tarım alanlarını, meralarını, doğal varlıklarını yok edecek, betona boğacak bu yıkım ve rant projesinin imar planlarına sizler de 2 Temmuz tarihine kadar www.e-plan.gov.tr adresi üzerinden ve Çevre ve şehircilik il müdürlüklerine doğrudan başvurarak itiraz edebilirsiniz. Kanala, ranta, talana izin vermeyeceğiz" ifadeleri kullanıldı. CHP'li Gönenç: Kanal İstanbul’un ranta açılması net bir şekilde korunuyor İtiraz dilekçesi kampanyasına destek vermek amaçıyla İl Müdürlüğü önündeki açıklamaya katılan CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Havva Gönenç ise "Bugün burada olma sebebiniz 17 Haziran’da askıya çıkan Kanal İstanbul planıyla ilgili imar planı. Planın askıya çıkmasıyla İstanbul’da yeni alanlar imara açılıyor. Sazlıdere Barajı gibi, İstanbul’un son su kaynaklarının olduğu alanlar, verimli tarım arazilerinin olduğu alanlar kontrolsüz bir şekilde imara açılıyorlar. Sazlıbosna’da geçenler de, mutlak koruma alanına inşaat yapıldığı görüldü eve İSKİ bir yıkım kararı aldı. Fakat bu yıkım kararını durdurma kararı geldi. Yani, hükümet tarafından da, Kanal İstanbul’un ranta açılması net bir şekilde korunuyor. Neden korunuyor? Çünkü hükümetin kendi yandaşlarını beslemesi gerekiyor, kendi yandaşlarına rant üretmesi gerekiyor" dedi. Halk görüşü: Kanala karşıyız "Kanal istanbul, sadece betona izin veren bir proje. Buna karşıyız çünkü orada meralarımız ve su alanlarımız var. İstanbul susuz kalacak eğer bu yapılırsa. (Kanal İstanbul) tamamen bir Amerika projesi; buna karşıyız" "Dubleks, tripleks villalar bile var" "(Kanal İstanbul hattında bulunan mahallelerde) kendi taraflarına çekilmiş muhtarlar var. Görüştüğümüzde, aslında onlar da vermek istemiyorlar ama bazılarına baskı yaparak, arazilerini ellerinden almaya çalışan kişiler var… Bundan 1 ay evvel, gönüllü olarak bir kaç arkadaş gittik ve yerlerini tesbit ettik. Bundan evvel de Ankara’dan gelen bir ekip vardı, onlarla gittik. Başka yere kanal açacakmış gibi, çıplak araziler var onları göstermeye çalışıyorlar. Aslında kanalı yapacakları araziye son bir ay içinde gittiğimizde, oralara konut yaptıklarını gördük. Dubleks, tripleks villalar bile var ve yapımı son aşamasında… Ben şuna inanıyorum ki o kanalı yapamayacaklar. Oradan çıkacak hafriyatı atacak yeri bile bulamazlar. Bunların bütün amacı, oradaki rant arsalarını satmak, onların gelirlerine el koymaktır." "Tüm dünya pandamı sürecinde dersler çıkardı. Suyun, toprağın, gıdanın ne kadar önemli olduğunu. Maalesef bizim ülkede bunlara hala önem vermiyoruz. Alışkanlık olmuş bizde, betonlaşmaya doğru gidiyoruz. Gelecekte, torunlarımıza, çocuklarımıza yeşil bir alan bırakmak istemiyoruz. Bizler de bunun için mücadele ediyoruz. İnsanlar o kadar mağdur ki, Kanal İstanbul bölgesinde yaşayan insanlar kan ağlıyor. Suyumuza, toprağımıza ne olur (sahip çıkın), bizlere yardım edin diyor" (ANKA)
www.evrensel.net
June 26, 2025 at 1:25 PM
Bunu yıllar önce Terkos pasajının orda bir duvarda görüp çekmiştim. Mesaj net.
November 17, 2024 at 3:11 PM
Terkos Barajı'nda suyun rengi yeşile döndü

www.diken.com.tr/terkos-baraj...
Terkos Barajı'nda suyun rengi yeşile döndü - Diken
11/09/2025 - Terkos Barajı'nda suyun bazı bölümleri yeşile döndü.
www.diken.com.tr
September 11, 2025 at 8:21 PM
Terkos Gölü'nde balık bahane, hedef yapılaşma!
İstanbul’da 6 milyon kişinin su ihtiyacını karşılayan Terkos Gölü, ticari amaçlı balıkçılığa açılıyor. Terkos’un stratejik önemine dikkat çeken İSKİ'den Bülent Solmaz,… https://www.evrensel...
Terkos Gölü'nde balık bahane, hedef yapılaşma!
Özlem Songül Abayoğlu ozlemsongulabay@gmail.com İstanbul’un içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Terkos Gölü, 16 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ” ile, tamamen koruma altındaki su havzaları listesinden çıkarıldı ve ticari balıkçılığa açıldı. Kararın hemen ardından İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), bu uygulamaya karşı yargı yoluna gitme hazırlıklarına başladı. Yaşananları ve doğurabileceği sonuçları İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Bülent Solmaz ile konuştuk. ‘Terkos, şebeke suyunun sembolüdür’ Terkos Gölü’nün İstanbul için taşıdığı tarihsel ve stratejik önemi hatırlatarak söze başlayan Bülent Solmaz, gölün Türkiye’de şebeke suyunun “marka adı” gibi kullanıldığını söyledi. Terkos Gölü’nün kendileri için sadece bir su kaynağı değil, şebeke suyunun halk arasında bilinen ilk ismi olduğuna vurgu yapan Solmaz “Terkos 1880’li yıllardan bu yana içme suyu kaynağı olarak kullanılır. Anadolu’nun herhangi bir yerinde yıllar önce insanlara ‘şebeke suyunuz var mı’ yerine ‘Terkos suyunuz var mı’ diye sorulurdu. 1880’li yıllardan itibaren, Terkos İstanbul için temiz içme suyu kaynağıdır” hatırlatmasını yaptı. Fransızlar tarafından kurulan ve 1933’e kadar işletilen sistemin Atatürk döneminde devletleştirildiğini daha sonra da İstanbul Sular İdaresi ve ardından İSKİ’ye devredildiğini belirten Solmaz “Bu süreklilik içinde Terkos bir kamu varlığı olarak kaldı. 100 yıldan fazladır İstanbul halkı Terkos suyunu kullanmakta” diye konuştu. ‘Havzalar bir bütün olarak korunmalıdır’ Solmaz’a göre içme suyu kaynakları yalnızca göllerden ibaret değil, bu kaynakları çevreleyen havzalarla birlikte korunmak zorunda: “Dünyada su kaynakları koruma prensibi, insani faaliyetleri azaltmak yönündedir. Yani daha az insan, daha az müdahale… Terkos gibi içme suyu kaynaklarında ‘ticari balıkçılık’ gibi bir uygulama hem teknik olarak yanlıştır hem de kamu sağlığına aykırıdır.” İSKİ’ye göre Resmî Gazete’de yayımlanan bu karar, yanlış bir uygulama. Ticari balıkçılığın içme suyu kaynaklarına girmesinin, doğal yapıyı ve su kalitesini doğrudan etkileyeceğinin altını çizen Solmaz, “İçme suyunun olduğu yerde, ticaret olmaz. Hele ki bu, organik yükü artıracak faaliyetlerle birleşiyorsa, suyun doğasını tehdit eder. Gölün çevresi korunmalı, yapılaşmadan uzak tutulmalıdır” uyarısında bulundu. Solmaz, alınan kararın nereye kadar uygulanacağı ve nasıl denetleneceğinin de belirsiz olduğunu da söyleyerek “Bu balıkçılık nerede başlayacak, nerede bitecek? Balık çiftliği mi kurulacak? Restoran mı açılacak? Bunların hiçbiri tebliğde net değil. Ve zaten içme suyu havzalarında bunlar yasak. Biz kendi mevzuatımıza göre göl çevresinde restoran bile açamayız” dedi. ‘Ekonomik değeri düşük balıklar var’ Tebliğin sadece ekonomik amaçla değil, çevredeki kullanım haklarını genişletmek için de hazırlandığını akıllara getirdiğine işaret eden Solmaz, “Bugün gölde turna, yayın, ak balık gibi ekonomik değeri düşük balıklar var. Bunlar ticari olarak anlamlı değil. O halde burada başka bir hedef var. Muhtemelen, balıkçılık bahanesiyle göl çevresinde rekreasyon alanları, restoranlar, balık kooperatifleri kurulmak isteniyor. Ama bize bu yönde resmi bir başvuru yapılmış değil” dedi. ‘Mazotlu tekneler ekosistemi tehdit eder’ Gölde hâlihazırda sadece örnek alma ya da ilaçlama amaçlı, çok sınırlı sayıda tekne kullanılmasına izin verildiğini ancak ticari balıkçılıkla birlikte tekne sayısının artmasının kaçınılmaz olacağının altını çizen Solmaz “Bu teknelerin çoğu akaryakıtlı olacak. Göl içinde hareket eden teknelerin kaplamalarında zehirli boyalar kullanılır. Bu boyalar zamanla suya karışır, canlı yaşamını bozar. Ayrıca göle gelen tekneler, insan hareketliliği, lojistik araçlar… Hepsi gölün doğal yapısını bozar” ifadelerini kullandı. Buna karşı İSKİ olarak yasal süre içerisinde müracaatlarını yapacaklarını ve dava açacaklarını dile getiren Solmaz “İçme suyu kaynağının içinde motorlu, benzinli araçlarla dolaşamazsınız. Bu bizim mevzuata göre yasak. Gölün etrafına gene bu tebliğde belirtildiği gibi restoran açamazsınız. Buralara işte balıkhane ya da balık işleme ya da balık tutmaya yönelik herhangi bir tesis kuramazsınız. Bunlar bizim havza mevzuatımıza göre zaten yasaklanmış konular ve burada neyin amaçlandığını da anlayamıyoruz” diye konuştu. ‘Kuraklıkta balıkçılık mı yapacağız’ Terkos’un 2023’te yaşanan kuraklıkta su seviyesinin yüzde 10’lara kadar düştüğünü hatırlatan Solmaz, bu durumun ticari balıkçılığı teknik olarak da olanaksız hale getirdiğini söyledi. Halkın suya ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Solmaz, “Siz gölden su çekmek zorundasınız. Balıkçılık faaliyetleriyle, içme suyu temini arasında çelişki doğar. Terkos’un şu anda İstanbul’a yıllık 300 milyon metre küp gibi yani yüzde 25-30’lara varan bir içim ve suyu katkısı var. Ama bir de balık nüfusunu ya da balığın beslenme alanlarını düşünerek bir planlama yapmaya kalkarsanız işin içinden çıkamazsınız. İstanbul gibi denizin olduğu bir yerde Terkos’ta balık üretmeye çalışıp da su kaynağının riske sokulması da anlaşılabilir bir şey değil. Yani burada bu konuyla neyin hedeflendiğini net olarak bilmiyoruz. Balık kısmına bakıyorsunuz, burada zaten derinlikleri de sığ. Terkos’un maksimum derinliği 4,5 metre. Yaz aylarında bu 1-1,5 metreye düşüyor. Bu suyla balık mı yetiştireceğiz, insanlara içecek su mu vereceğiz?​” diye sordu. Nüfusu artırırsanız, planlama çöker! Solmaz, İstanbul’un 2053’e kadar içme suyu ihtiyacının planlandığını, ancak bunun anormal nüfus artışları ya da kaynakların yanlış kullanımıyla sekteye uğrayabileceğini söylüyor. İstanbul’un dışarıdan müdahale edilmediği takdirde, temiz kullanılabilir, standartlara uygun içme su temini konusunda bir problemi olmadığını belirten Solmaz “Melen Barajı ve mevcut sistemle su sorunumuz yok gibi görünüyor. Ama bu, normal koşullarda geçerli. Eğer Kanal İstanbul gibi projelerle nüfusu artırırsanız, bu plan çöker. Avrupa Yakası’nda zaten su kaynağı az. Her gün Anadolu Yakası’ndan 1 milyon metreküp su aktarıyoruz” dedi. ‘Suyu uzak mesafeden taşımak enerji israfı’ Son olarak iklim değişikliğine de dikkat çeken Solmaz, kuzeyde Karadeniz’e yakın bölgelerde yağışların artacağını, güneyde ise azalacağını söyledi. Bu nedenle Terkos, Melen ve benzeri kaynakların stratejik öneminin daha da artacağına dikkat çeken Solmaz, “Melen’den suyu biz son noktada alıyoruz. Almazsak Karadeniz’e karışacak. Terkos’tan da aynı şekilde… Suyu uzak mesafeden taşımak, enerji israfıdır” diye konuştu. 6 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor Terkos Gölü, Sazlıdere Barajı ile birlikte İstanbul'da yaklaşık 6 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Terkos Gölü ve Sazlıdere Barajı, İstanbul'un içme suyu kaynaklarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu kaynaklar, Yıldız Dağları'ndan (Istrancalar) gelen ve Terkos Gölü'nde depolanan temiz içme suyuyla birlikte, İstanbul'un içme suyu ihtiyacının yaklaşık yüzde 29'unu karşılıyor. Sazlıdere’ye Kanal İstanbul hançeri Sazlıdere Barajı'nın su toplama havzası, Terkos Gölü havzasının bir bölümünü de içeriyor. Bu nedenle Sazlıdere Barajı'nın yapılaşmaya açılması Terkos Gölü'nü de etkiliyor. İstanbul’un su ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynayan Sazlıdere Barajı’nın çevresinde AKP’nin hayata geçirmeye çalıştığı Kanal İstanbul projesiyle bağlantılı olarak iş makinaları çalışmaya başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetkilileri, barajın içme suyu havzası statüsü kaldırılarak 24 bin konutluk bir projenin ihalelerinin tamamlandığını bunun da Sazlıdere Barajı'nın su kaynağı özelliğinin yok olmasına neden olacağına işaret ederek yapılaşmanın durmasını istiyor. Anadolu’da Ömerli havzası da tehdit altında İstanbul’da Avrupa yakasının yanı sıra Anadolu yakasındaki su havzaları yapılaşma ve beton tehdidi altında. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın verilerine göre İstanbulluların içme ve kullanma suyunu sağlayan havzalarında İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile başlayan ekolojik yıkım, Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv Yapı Alanı Projesi kapsamında hız kazanan toplu konut inşaatlarıyla sürüyor. Anadolu Yakasındaki en büyük su varlığı olan Ömerli Havzası da sanayiye açılmak isteniyor. Ömerli Barajı uzun mesafeli koruma bandında kalan yaklaşık 250 hektarlık bir alan Organize Sanayi Bölgesi olarak ilan edildi. Ömerli Havzası içinde 160 sanayi kuruluşu, 200 KOBİ, 250 start-up’ın yer alması ve 20.000 insanın çalışması öngörülen bir projeyle riske atılmakta.
www.evrensel.net
June 9, 2025 at 5:45 AM
Terkos Barajı'nda suyun bazı bölümleri yeşile büründü gazeteoksijen.com/dunya/terkos...
Terkos Barajı'nda suyun bazı bölümleri yeşile büründü
Gazete Oksijen
gazeteoksijen.com
September 11, 2025 at 7:16 PM
Kanal İstanbul Olursa;
İstanbulun Temiz su kaynakları zarar gorücek bazıları(Sazlıdere Barajı, Terkos(Durusu) Gölü, Alibeyköy barajı gibi)
Marmara denizi ve Kara deniz bir birine karışıcak ve dengesiz bir su kanalı olucak
Deprem oranı artıcak gibi vb.
bunlardan dolayı Kanal İstanbul olmalı.
April 18, 2025 at 7:30 PM