#Ticarileşme
TTB ve tabip odaları: Sağlıkta çeteleşmeye karşı mücadeleye devam edeceğiz www.gazeteduvar.com.tr/ttb-ve-tabip...
TTB ve tabip odaları: Sağlıkta çeteleşmeye karşı mücadeleye devam edeceğiz
TTB ve tabip odaları yaptıkları açıklamada, sağlıkta ticarileşme ve sağlıkta çeteleşmeye karşı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ettiler.
www.gazeteduvar.com.tr
November 18, 2024 at 3:04 PM
Kadıköy’ün hafızası silinmek isteniyor

İktidarın ‘kaymak tabaka ilçesi’ dediği Kadıköy, sermaye odaklı dönüşümlerin hedefinde. Ticarileşme baskısı altında toplumsal hafıza yok edilmek isteniyor
www.birgun.net/makale/kadik...
Semra Kardeşoğlu yazdı
March 21, 2026 at 3:41 AM
“Ahlaki ve vicdani çöküşe karşı yeniden birlikte yaşamı savunma zamanıdır. Yoksa kadınları ve çocukları çeteler eliyle de öldürmeyi sürdürecekler. Hep birlikte mücadele ettiğimizi göstermek için, haydi 1 Mayıs’a!”… https://www.evrensel...
Önce kadınlar ve çocuklar öldü, sonra hepimiz...
Türk Tabipleri Birliği, duruşmalar öncesi sağlıkta ticarileşme ve bebek ölümleri raporunu yayımladı. Bu raporun herkes tarafından okunması ve tıp fakültelerinde de ders olarak okutulması gerekiyor. Emek veren tüm meslektaşlarımızın aklına ve yüreğine sağlık. Tıpkı deprem bölgesinde beslenme yetersizliği ve büyüme gelişme ilişkisini anlatan rapor gibi... Yaşam hakkımızın, sağlıklı yaşama olanaklarımızın nasıl elimizden alındığını, çetelere yol veren siyasi otoritenin sorumluluğunu tüm açıklığı ile gözler önüne seriyor. Daha en başında vurguladıkları gibi; “Bu olay AKP hükümetleri tarafından 20 yıldan fazla süredir uygulanan ve sağlığı alınır satılır bir meta, hastaneleri ticarethane, hastaları müşteri haline getiren “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın iflas etmiş olduğunun göstergesidir. Bu vahim olay birkaç vicdan ve ahlak yoksunu sağlık çalışanının, hastane yöneticisinin suça karışmasından ibaret olmadığı gibi bu kişilerin cezalandırılması ile geçiştirilecek ve telafi edilecek nitelikte de asla değildir. Bunu çok aşan ve sistemle ilgili ciddi bir sorunla, karşı karşıya olduğumuz açıktır. Piyasalaşan sağlık hizmetleri içinde bu tür suç yapılanmalarının oluşmasına zemin hazırlar.” Türkiye’de tüm alanlarda ama en çok da sağlık alanında dış kaynak kullanımının (DKK) yıkıcı etkilerine işaret ediyor yaşananlar. Önce temizlik, yemek gibi destek hizmetleriyle başlayan süreç yayılarak sağlık hizmetlerinin neredeyse tamamını kapsayacak ve özellikle yüksek teknoloji gerektiren alanlarda hizmeti iyileştirme, maliyeti azaltma iddiasıyla gerçekte nitelikten verilen ödün ve emeğin değersizleştirilmesiyle devam ederken, çeteleşme de bu “dönüşüm” tahribatının sonuçlarından biri olarak hayatlarımızı sarsıyor. “Sağlık sektöründe DKK, Türkiye’de 2003 yılındaki SDP ile hız kazanmış, özellikle 2007’den itibaren Şehir Hastaneleri projeleriyle daha da artmıştır. Temizlik, güvenlik ve bilgi işlem gibi destek hizmetlerinin yanı sıra laboratuvar, radyoloji ve ameliyathane gibi klinik hizmetler de dışarıdan alınmaya başlanmıştır. Bu uygulamanın temel nedenleri arasında maliyet azaltma, teknolojiye erişim, hizmet kalitesini artırma ve hasta memnuniyeti yer alır. Ancak, ihale süreçlerinin uzunluğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geç ödemeleri, düşük Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları ve kamu-özel sektör arasındaki iletişim sorunları gibi sorunlar sıkça yaşanmaktadır. DKK’nin uygulayıcıları açısından hastanelerin temel yeteneklerine odaklanması, maliyetlerin düşmesi ve hizmet kalitesinin artması gibi avantajları savunulurken, dezavantajları arasında tedarikçiye bağımlılık, bilgi güvenliği riskleri, çalışanlar üzerindeki olumsuz etkiler ve gizli maliyetler yer almaktadır. Özellikle taşeron personel, özlük haklarının ihlali, düşük ücretler ve iş güvencesi eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlıkta hizmet alımına karşı çıkarak, bu sistemin ticarileşme ve kalite düşüşü gibi sorunlara yol açtığını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, sağlıkta DKK’nin uygulayıcıları tarafından maliyet avantajı sağladığı savunulsa da hizmet kalitesini düşürme, hasta ve çalışan haklarını riske atma gibi ciddi sorunlar doğurmaktadır. TTB, sağlığın kamusal bir hak olduğunu savunarak özelleştirme ve taşeronlaşmaya karşı duruşunu sürdürmektedir. Ayrıca, ekonomik krizler, döviz kuru artışları ve güncellenmeyen SUT fiyatları gibi faktörler, ilaç ve tıbbi malzeme temininde aksaklıklara yol açarak hastaların tedavilerini olumsuz etkilemektedir. 657 sayılı “Devlet Memurları Kanunu”na eklenen düzenlemelerle bu hizmetlerin piyasadan satın alınmasının yolu açılmış, memurluk statüsü geriletilmiştir. Taşeron çalışan sayısı 2003’te 11 bin iken 2016’da 206 bine ulaşmıştır. Bu süreç, kadrolu, sözleşmeli ve taşeron gibi farklı istihdam biçimlerinin bir arada olduğu parçalı bir yapı yaratmış; çalışanlar arasında ücret, izin ve çalışma koşulları açısından derin eşitsizlikler ortaya çıkmasına neden olmuştur. Taşeronlaşma, güvencesiz çalışma koşullarını yaygınlaştırmış, iş yükünü artırmış ve sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşamasına neden olmuştur.” Daha önemli etkilerinden biri de parçalanan çalışma rejimi ile örgütlü emek mücadelesinin ortadan kaldırılmasıdır. Geçen hafta düşünme yetimizi ortadan kaldırdıkları, hakikat algımızı değiştirdikleri ve özgür düşünceyi yok ettiklerinden söz etmiştim, hatırlarsınız. Örgütlenme olanaklarını da elimizden alarak ahlaki ve vicdani çöküşe karşı duruşu yeryüzünden silme çabalarına karşı yeniden birlikte yaşamı savunma zamanıdır. Yoksa anne ölümleri önlenebilir düzeyin 7-8 katı, bebek ölümleri ise 5 katı iken ölümlerden koruyamadıkları kadınları ve çocukları çeteler eliyle de öldürmeyi sürdürecekler. Hep birlikte mücadele ettiğimizi göstermek için elimizde bir olanak var, haydi 1 Mayıs’a!
www.evrensel.net
April 24, 2025 at 3:06 PM
Ticarileşme sonucu oldu bu. Algoritmada öne çıkayım tık alayım gelire dönüştürme vs. Ne kadar para verirsen sitede ne tür avantajlara sahip olacağın listesine bakın. İgrenç. Buralar eşit söz hakkı ve anonimlik güvencesi ve özgür olduğu anlamda sosyal medya. Aksi bir şey isteyen e-devlet'e girsin :)
November 27, 2024 at 7:02 AM
Önce kadınlar ve çocuklar öldü, sonra hepimiz...

✒️ Şebnem Korur Fincancı'nın yazısı https://www.evrensel...
Önce kadınlar ve çocuklar öldü, sonra hepimiz...
Türk Tabipleri Birliği, duruşmalar öncesi ( https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/saglikta-ticari-cetelesme-bebek-olumleri-raporu.pdf) sağlıkta ticarileşme ve bebek ölümleri raporunu yayımladı. Bu raporun herkes tarafından okunması ve tıp fakültelerinde de ders olarak okutulması gerekiyor. Emek veren tüm meslektaşlarımızın aklına ve yüreğine sağlık. Tıpkı deprem bölgesinde beslenme yetersizliği ve büyüme gelişme ilişkisini anlatan rapor gibi... Yaşam hakkımızın, sağlıklı yaşama olanaklarımızın nasıl elimizden alındığını, çetelere yol veren siyasi otoritenin sorumluluğunu tüm açıklığı ile gözler önüne seriyor. Daha en başında vurguladıkları gibi; “Bu olay AKP hükümetleri tarafından 20 yıldan fazla süredir uygulanan ve sağlığı alınır satılır bir meta, hastaneleri ticarethane, hastaları müşteri haline getiren “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın iflas etmiş olduğunun göstergesidir. Bu vahim olay birkaç vicdan ve ahlak yoksunu sağlık çalışanının, hastane yöneticisinin suça karışmasından ibaret olmadığı gibi bu kişilerin cezalandırılması ile geçiştirilecek ve telafi edilecek nitelikte de asla değildir. Bunu çok aşan ve sistemle ilgili ciddi bir sorunla, karşı karşıya olduğumuz açıktır. Piyasalaşan sağlık hizmetleri içinde bu tür suç yapılanmalarının oluşmasına zemin hazırlar.” Türkiye’de tüm alanlarda ama en çok da sağlık alanında dış kaynak kullanımının (DKK) yıkıcı etkilerine işaret ediyor yaşananlar. Önce temizlik, yemek gibi destek hizmetleriyle başlayan süreç yayılarak sağlık hizmetlerinin neredeyse tamamını kapsayacak ve özellikle yüksek teknoloji gerektiren alanlarda hizmeti iyileştirme, maliyeti azaltma iddiasıyla gerçekte nitelikten verilen ödün ve emeğin değersizleştirilmesiyle devam ederken, çeteleşme de bu “dönüşüm” tahribatının sonuçlarından biri olarak hayatlarımızı sarsıyor. “Sağlık sektöründe DKK, Türkiye’de 2003 yılındaki SDP ile hız kazanmış, özellikle 2007’den itibaren Şehir Hastaneleri projeleriyle daha da artmıştır. Temizlik, güvenlik ve bilgi işlem gibi destek hizmetlerinin yanı sıra laboratuvar, radyoloji ve ameliyathane gibi klinik hizmetler de dışarıdan alınmaya başlanmıştır. Bu uygulamanın temel nedenleri arasında maliyet azaltma, teknolojiye erişim, hizmet kalitesini artırma ve hasta memnuniyeti yer alır. Ancak, ihale süreçlerinin uzunluğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geç ödemeleri, düşük Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları ve kamu-özel sektör arasındaki iletişim sorunları gibi sorunlar sıkça yaşanmaktadır. DKK’nin uygulayıcıları açısından hastanelerin temel yeteneklerine odaklanması, maliyetlerin düşmesi ve hizmet kalitesinin artması gibi avantajları savunulurken, dezavantajları arasında tedarikçiye bağımlılık, bilgi güvenliği riskleri, çalışanlar üzerindeki olumsuz etkiler ve gizli maliyetler yer almaktadır. Özellikle taşeron personel, özlük haklarının ihlali, düşük ücretler ve iş güvencesi eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlıkta hizmet alımına karşı çıkarak, bu sistemin ticarileşme ve kalite düşüşü gibi sorunlara yol açtığını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, sağlıkta DKK’nin uygulayıcıları tarafından maliyet avantajı sağladığı savunulsa da hizmet kalitesini düşürme, hasta ve çalışan haklarını riske atma gibi ciddi sorunlar doğurmaktadır. TTB, sağlığın kamusal bir hak olduğunu savunarak özelleştirme ve taşeronlaşmaya karşı duruşunu sürdürmektedir. Ayrıca, ekonomik krizler, döviz kuru artışları ve güncellenmeyen SUT fiyatları gibi faktörler, ilaç ve tıbbi malzeme temininde aksaklıklara yol açarak hastaların tedavilerini olumsuz etkilemektedir. 657 sayılı “Devlet Memurları Kanunu”na eklenen düzenlemelerle bu hizmetlerin piyasadan satın alınmasının yolu açılmış, memurluk statüsü geriletilmiştir. Taşeron çalışan sayısı 2003’te 11 bin iken 2016’da 206 bine ulaşmıştır. Bu süreç, kadrolu, sözleşmeli ve taşeron gibi farklı istihdam biçimlerinin bir arada olduğu parçalı bir yapı yaratmış; çalışanlar arasında ücret, izin ve çalışma koşulları açısından derin eşitsizlikler ortaya çıkmasına neden olmuştur. Taşeronlaşma, güvencesiz çalışma koşullarını yaygınlaştırmış, iş yükünü artırmış ve sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşamasına neden olmuştur.” Daha önemli etkilerinden biri de parçalanan çalışma rejimi ile örgütlü emek mücadelesinin ortadan kaldırılmasıdır. Geçen hafta düşünme yetimizi ortadan kaldırdıkları, hakikat algımızı değiştirdikleri ve özgür düşünceyi yok ettiklerinden söz etmiştim, hatırlarsınız. Örgütlenme olanaklarını da elimizden alarak ahlaki ve vicdani çöküşe karşı duruşu yeryüzünden silme çabalarına karşı yeniden birlikte yaşamı savunma zamanıdır. Yoksa anne ölümleri önlenebilir düzeyin 7-8 katı, bebek ölümleri ise 5 katı iken ölümlerden koruyamadıkları kadınları ve çocukları çeteler eliyle de öldürmeyi sürdürecekler. Hep birlikte mücadele ettiğimizi göstermek için elimizde bir olanak var, haydi 1 Mayıs’a!
www.evrensel.net
April 24, 2025 at 6:06 AM
Manisa Cbü Teknokent’e Destek Sağlayan Firmalara Ödül

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Teknokent’e gerek üretim gerekse istihdamla en büyük katkıyı sağlayan firmalar düzenlenen törenle ödüllendirildi. Manisa CBÜ Teknokent bünyesinde "Girişimcilik Ödülü", "Proje Ödülü", "Ticarileşme", "Fikri…
Manisa Cbü Teknokent’e Destek Sağlayan Firmalara Ödül
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Teknokent’e gerek üretim gerekse istihdamla en büyük katkıyı sağlayan firmalar düzenlenen törenle ödüllendirildi. Manisa CBÜ Teknokent bünyesinde "Girişimcilik Ödülü", "Proje Ödülü", "Ticarileşme", "Fikri ...
liberaltr.com
February 4, 2026 at 2:52 PM
22 Mart Dünya Su Günü. Bugüne özel yapılan paylaşımlarda dikkat çekilen nokta suyun tasarruflu kullanılması, israf edilmemesi yönünde. Tabii bunlara dikkat edilmeli. Ancak suyun ticarileşme serüvenine de değinmek gerek.
March 22, 2026 at 9:46 AM
Qualcomm, Arduino'yu satın aldı! 🚀 Açık kaynaklı prototipleme ve ticarileşme hızlanacak. İlk Qualcomm işlemcili Arduino kartı da duyuruldu. Teknoloji dünyasında büyük bir adım! Sizin yorumlarınız neler?

🚩 #Qualcomm #Arduino #Teknoloji #İnovasyon #AçıkKaynak
October 8, 2025 at 5:00 AM
FIFA Başkanı Infantino’nun Dünya Kupası'nı özel yatırımcılara satma planı UEFA’nın sert direnciyle geri çekilirken, kriz futbolun aşırı ticarileşme ve paylaşım kavgasını bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak UEFA hegemonyası veya federasyon tepkileri bu gidişatı durduramaz. Futbolu sarmalayan bu…
August 2, 2026 at 12:20 PM
“Sağlık alanında dış kaynak kullanımının (DKK) yıkıcı etkilerini yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinde maliyeti azaltma iddiası nitelikten ödün verilirken çeteleşme de bu “dönüşüm” tahribatının sonuçlarından biri olarak… https://www.evrensel...
Önce kadınlar ve çocuklar öldü, sonra hepimiz...
Türk Tabipleri Birliği, duruşmalar öncesi ( https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/saglikta-ticari-cetelesme-bebek-olumleri-raporu.pdf) sağlıkta ticarileşme ve bebek ölümleri raporunu yayımladı. Bu raporun herkes tarafından okunması ve tıp fakültelerinde de ders olarak okutulması gerekiyor. Emek veren tüm meslektaşlarımızın aklına ve yüreğine sağlık. Tıpkı deprem bölgesinde beslenme yetersizliği ve büyüme gelişme ilişkisini anlatan rapor gibi... Yaşam hakkımızın, sağlıklı yaşama olanaklarımızın nasıl elimizden alındığını, çetelere yol veren siyasi otoritenin sorumluluğunu tüm açıklığı ile gözler önüne seriyor. Daha en başında vurguladıkları gibi; “Bu olay AKP hükümetleri tarafından 20 yıldan fazla süredir uygulanan ve sağlığı alınır satılır bir meta, hastaneleri ticarethane, hastaları müşteri haline getiren “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın iflas etmiş olduğunun göstergesidir. Bu vahim olay birkaç vicdan ve ahlak yoksunu sağlık çalışanının, hastane yöneticisinin suça karışmasından ibaret olmadığı gibi bu kişilerin cezalandırılması ile geçiştirilecek ve telafi edilecek nitelikte de asla değildir. Bunu çok aşan ve sistemle ilgili ciddi bir sorunla, karşı karşıya olduğumuz açıktır. Piyasalaşan sağlık hizmetleri içinde bu tür suç yapılanmalarının oluşmasına zemin hazırlar.” Türkiye’de tüm alanlarda ama en çok da sağlık alanında dış kaynak kullanımının (DKK) yıkıcı etkilerine işaret ediyor yaşananlar. Önce temizlik, yemek gibi destek hizmetleriyle başlayan süreç yayılarak sağlık hizmetlerinin neredeyse tamamını kapsayacak ve özellikle yüksek teknoloji gerektiren alanlarda hizmeti iyileştirme, maliyeti azaltma iddiasıyla gerçekte nitelikten verilen ödün ve emeğin değersizleştirilmesiyle devam ederken, çeteleşme de bu “dönüşüm” tahribatının sonuçlarından biri olarak hayatlarımızı sarsıyor. “Sağlık sektöründe DKK, Türkiye’de 2003 yılındaki SDP ile hız kazanmış, özellikle 2007’den itibaren Şehir Hastaneleri projeleriyle daha da artmıştır. Temizlik, güvenlik ve bilgi işlem gibi destek hizmetlerinin yanı sıra laboratuvar, radyoloji ve ameliyathane gibi klinik hizmetler de dışarıdan alınmaya başlanmıştır. Bu uygulamanın temel nedenleri arasında maliyet azaltma, teknolojiye erişim, hizmet kalitesini artırma ve hasta memnuniyeti yer alır. Ancak, ihale süreçlerinin uzunluğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geç ödemeleri, düşük Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları ve kamu-özel sektör arasındaki iletişim sorunları gibi sorunlar sıkça yaşanmaktadır. DKK’nin uygulayıcıları açısından hastanelerin temel yeteneklerine odaklanması, maliyetlerin düşmesi ve hizmet kalitesinin artması gibi avantajları savunulurken, dezavantajları arasında tedarikçiye bağımlılık, bilgi güvenliği riskleri, çalışanlar üzerindeki olumsuz etkiler ve gizli maliyetler yer almaktadır. Özellikle taşeron personel, özlük haklarının ihlali, düşük ücretler ve iş güvencesi eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlıkta hizmet alımına karşı çıkarak, bu sistemin ticarileşme ve kalite düşüşü gibi sorunlara yol açtığını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, sağlıkta DKK’nin uygulayıcıları tarafından maliyet avantajı sağladığı savunulsa da hizmet kalitesini düşürme, hasta ve çalışan haklarını riske atma gibi ciddi sorunlar doğurmaktadır. TTB, sağlığın kamusal bir hak olduğunu savunarak özelleştirme ve taşeronlaşmaya karşı duruşunu sürdürmektedir. Ayrıca, ekonomik krizler, döviz kuru artışları ve güncellenmeyen SUT fiyatları gibi faktörler, ilaç ve tıbbi malzeme temininde aksaklıklara yol açarak hastaların tedavilerini olumsuz etkilemektedir. 657 sayılı “Devlet Memurları Kanunu”na eklenen düzenlemelerle bu hizmetlerin piyasadan satın alınmasının yolu açılmış, memurluk statüsü geriletilmiştir. Taşeron çalışan sayısı 2003’te 11 bin iken 2016’da 206 bine ulaşmıştır. Bu süreç, kadrolu, sözleşmeli ve taşeron gibi farklı istihdam biçimlerinin bir arada olduğu parçalı bir yapı yaratmış; çalışanlar arasında ücret, izin ve çalışma koşulları açısından derin eşitsizlikler ortaya çıkmasına neden olmuştur. Taşeronlaşma, güvencesiz çalışma koşullarını yaygınlaştırmış, iş yükünü artırmış ve sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşamasına neden olmuştur.” Daha önemli etkilerinden biri de parçalanan çalışma rejimi ile örgütlü emek mücadelesinin ortadan kaldırılmasıdır. Geçen hafta düşünme yetimizi ortadan kaldırdıkları, hakikat algımızı değiştirdikleri ve özgür düşünceyi yok ettiklerinden söz etmiştim, hatırlarsınız. Örgütlenme olanaklarını da elimizden alarak ahlaki ve vicdani çöküşe karşı duruşu yeryüzünden silme çabalarına karşı yeniden birlikte yaşamı savunma zamanıdır. Yoksa anne ölümleri önlenebilir düzeyin 7-8 katı, bebek ölümleri ise 5 katı iken ölümlerden koruyamadıkları kadınları ve çocukları çeteler eliyle de öldürmeyi sürdürecekler. Hep birlikte mücadele ettiğimizi göstermek için elimizde bir olanak var, haydi 1 Mayıs’a!
www.evrensel.net
April 24, 2025 at 11:06 AM
Taşlar yerinden oynuyor: 33 Milyon kullanıcının gözü, bu satın almaya kitlendi

Qualcomm'un Arduino'yu bünyesine katması, açık kaynaklı prototipleme ve ticarileşme süreçlerini hızlandıracak yeni bir periyodun kapılarını aralayabilir. Birleşmenin birinci meyvesi olan Qualcomm işlemcili Arduino kartı…
Taşlar yerinden oynuyor: 33 Milyon kullanıcının gözü, bu satın almaya kitlendi
Qualcomm'un Arduino'yu bünyesine katması, açık kaynaklı prototipleme ve ticarileşme süreçlerini hızlandıracak yeni bir periyodun kapılarını aralayabilir. Birleşmenin birinci meyvesi olan Qualcomm işlemcili Arduino kartı da resmi olarak duyuruldu.
www.xn--mustafaeker-xgc.com.tr
October 8, 2025 at 5:12 AM
Yenidoğan skandalının travmasını atlatmadan Muğla’dan nükleer tıp skandalı haberi geldi
Aslında hepsi sağlık sisteminin ticarileşme uygulamaları nedeniyle çöktüğüne işaret ediyor. Bilelim ki;
Hizmet Satın Alma Modeli Sağlığa Zararlıdır!
www.ttb.org.tr/udek/haber_g...
Hizmet Satın Alma Modeli Sağlığa Zararlıdır!
Türkiye’de sağlıkta özellikle radyoloji ve nükleer tıp alanlarında aktif olarak uygulanan bir çeşit taşeronlaştırma olan &
www.ttb.org.tr
April 14, 2025 at 8:24 AM
BYD, Elektrikli Otomobillerin Geleceği Olarak Görülen Teknolojiyi İlk Kez 2027’de Kullanacak

Lityum-iyon pillerden katı hâl bataryalara geçiş, elektrikli araçların menzilini uzatmayı ve şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltmayı vaat ediyor. BYD, bu teknolojiyi ticarileştirme konusunda sektörün…
BYD, Elektrikli Otomobillerin Geleceği Olarak Görülen Teknolojiyi İlk Kez 2027’de Kullanacak
Lityum-iyon pillerden katı hâl bataryalara geçiş, elektrikli araçların menzilini uzatmayı ve şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltmayı vaat ediyor. BYD, bu teknolojiyi ticarileştirme konusunda sektörün öncüsü olduğunu savunuyor. Şirketin Kıdemli Başkan Yardımcısı Stella Li, verdiği bir röportajda BYD’nin katı hâl bataryaya sahip ilk otomobilini 2027 yılında piyasaya süreceğini doğruladı. Li, teknolojideki liderliklerine vurgu yaparak ticarileşme sürecini kanıtlamak adına önümüzdeki yıl bu teknolojiyi taşıyan ilk modeli sergileyeceklerini belirtti.
ercanceviz.com.tr
September 28, 2026 at 2:56 PM
MEB’in örgün eğitim istatistiklerinin eğitimdeki kamusal çöküşü ortaya koydu. En büyük yıkım okul öncesinde yaşandı. Okul öncesi eğitimde devlet okulların oranı yüzde 64’ten yüzde 59’a… https://www.evrensel...
Okul öncesi eğitimde kamusal çöküş: Özel okulların ve Diyanet’in payı büyüdü
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) 2024/2025 eğitim öğretim yılı örgün eğitim istatistikleri kamusal eğitimin adım adım tasfiye edilirken, özel okullar ve dini eğitim veren okulların teşvik edildiğini ortaya koydu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), MEB’in verilerinin eğitimdeki ticarileşme ve dinselleştirme uygulamalarının yaygınlaştığını ortaya koyduğuna dikkat çekti. Okul öncesi özeller büyüdü Tüm eğitim kademelerindeki kamusal çöküş okul öncesi eğitimde daha vahim bir tabloyu ortaya koydu. Okul öncesi eğitimde toplam öğrenci sayısı 1 milyon 741 bin 314 olarak kayda geçerken bir önceki yıla göre okul öncesinde devlet okulu sayısı yaklaşık 2 bin azalarak 10 bin 383 oldu. Aynı dönemde okul öncesinde özel okul sayısı ise yaklaşık 500 artarak 7 bin 271’e çıktı. Bir önceki dönem okul öncesi eğitimde devlet okullarının oranı yüzde 64’den yüzde 59’a düşerken özel okulların payı ise yüzde 36’dan yüzde 41’e yükseldi. MEB yok Diyanet var! ‘Toplum Temelli Kurumlar’ adıyla yer alan ve içinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik dini eğitim verdiği kurumların sayısı da bir önceki yıla göre bin artarak 6 bin 459’a yükseldi. Buralardaki çocukların sayısı da yüzde 33 artışla 163 bin 26’ya çıktı. Kamuda azalış, özelde artış var Toplam öğrenci sayısı 16 milyon 906 bin civarında iken devlet okullarının sayısı son bir yılda 61 bin 111’den 59 bin 336’ya düştüğü gözlendi. Aynı dönemde özel okul sayısı 14 bin 352’den 14 bin 700’e yükseldi. Kamu okullarının sayısı azalırken, özel okul sayısının arttığı görülürken benzer bir tablonun öğrenci sayılarında da olduğu görüldü. Devlet okullarındaki öğrenci sayısı yarım milyondan fazla azalırken, açık ortaöğretimde öğrenci sayısı ise 1 milyonu buldu. Bu durum, milyonlarca gencin örgün eğitimden koparıldığını ve nitelikli eğitim hakkından mahrum bırakıldığını gösteriyor. 64 bin öğretmen sözleşmeli Türkiye çapında devlet ve özel okullarda toplam 1 milyon 187 bin 403 (önceki 1 milyon 168 bin 896) öğretmen görev yapmaktadır. Devlet okullarında görev yapan 993 bin 397 öğretmenin 64 bin 509’unun sözleşmeli olduğu ortaya çıktı. Sözleşmeli öğretmen sayısının bir önceki yıla göre 20 bin arttığı görüldü. Sayıları yüz bine dayanan kölelik koşullarında çalıştırılan ücretli öğretmenler konusunda ise herhangi bir veri yer almadı. “Kamusal eğitim daralıyor” Eğitim Sen açıklamasında, MEB’in örgün eğitim istatistiklerinin Türkiye’de eğitimde yaşanan dönüşümü açık biçimde gözler önüne serdiğine işaret edilerek “Veriler, kamusal eğitimin giderek daraltılıp, özel öğretim ve dinci gerici kurumların öne çıkarıldığını göstermektedir” denildi. Ortaöğretimde devlet okullarındaki öğrenci sayısının ciddi biçimde azaldığı, açık lisedeki öğrenci sayısının 1 milyona dayandığına vurgu yapılan açıklamada “Açık lise, özellikle yoksul ailelerin çocuklarının örgün eğitimden dışlanmasının en önemli göstergelerinden biridir” denildi. Verilerin kamusal eğitimin sadece zayıflatılmadığı, aynı zamanda sistemli bir biçimde tasfiye edildiğini gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Devlet, kendi okullarını kapatıp özel öğretimi teşvik ederken, Diyanet’in, tarikat ve cemaat yapılarının okulöncesinden itibaren eğitim sürecinde etkin hale gelmesine izin verilmekte. Öğrenciler örgün eğitimden dışlanarak açık öğretime yönlendirilirken, öğretmenler ise güvencesiz istihdama mahkûm edilmekte. Eğitim, hak olmaktan çıkarılmakta; piyasanın ve dinci gerici kurumların etkisine terk edilmektedir” ifadelerine yer verildi.
www.evrensel.net
October 1, 2025 at 8:52 AM
Samsunlu üroloğun laparoskopik işaretleme kalemi TÜSEB desteği aldı

Samsunlu ürologun geliştirdiği laparoskopik işaretleme kalemi TÜSEB desteğiyle ticarileşme yolunda; cerrahide hassasiyet ve yenilik vaadi.
Samsunlu üroloğun laparoskopik işaretleme kalemi TÜSEB desteği aldı
Samsunlu ürologun geliştirdiği laparoskopik işaretleme kalemi TÜSEB desteğiyle ticarileşme yolunda; cerrahide hassasiyet ve yenilik vaadi.
liberaltr.com
August 21, 2026 at 7:34 AM
20 bin yıllık Cilo Buzulları ticarileşme ve erime tehdidi altında

Hakkari merkeze yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan ve 20 bin yıllık geçmişe sahip olan Cilo Buzulları, hem küresel ısınma hem de insan faaliyetlerinin neden olduğu tahribatla karşı karşıya kalmış durumda. Bölgedeki Sipîxan…
20 bin yıllık Cilo Buzulları ticarileşme ve erime tehdidi altında
Hakkari merkeze yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan ve 20 bin yıllık geçmişe sahip olan Cilo Buzulları, hem küresel ısınma hem de insan faaliyetlerinin neden olduğu tahribatla karşı karşıya kalmış durumda. Bölgedeki Sipîxan Yaylası ve Vadisi, son dönemde artan turizm faaliyetleri ve denetimsiz ticarileşme adımlarıyla ekolojik dengesini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Buzullarda Derin Çatlaklar Oluştu Küresel ısınmanın yanı sıra insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle buzullar, hacminin büyük bir bölümünü yitirdi.
ozgurmanset.com
July 24, 2026 at 6:05 AM
1990’lardan beri tek medyatik olayı Mustafa Sandal klibi olan bir okuldan, her sene yeni bir ticarileşme eylemine sahne olan bir yere dönüşüyor. Elbette bunun bir kısmının sebebi üniversiteye azalan maddi destek. Ama daha büyük bir kısmı ZİHNİYET!
June 6, 2025 at 1:01 PM
Program süresince katılımcı girişimlere; stratejik iş modeli geliştirme, müşteri doğrulama, ürün–pazar uyumu, ölçeklenebilirlik, uluslararasılaşma stratejileri, finansman ve yatırımcı ilişkileri, etkili sunum teknikleri ve Demo Günü hazırlığı gibi
sanayihaberajansi.com.tr/deep-techank...
Deep TECHANKARA 2025 Yapay Zekâ Hızlandırma Programı Başarıyla Tamamlandı
Ankara’nın yapay zekâ odaklı derin teknoloji girişimlerini bir araya getiren Deep TECHANKARA 2025 Yapay Zekâ Hızlandırma Programı, Ankara Kalkınma Ajansı ve Bilkent CYBERPARK iş birliğiyle bu yıl da başarıyla tamamlandı. Altı hafta boyunca yoğun eğitim, mentörlük ve uygulamalı çalıştaylarla yürütülen program, girişimlerin büyüme, ölçeklenme ve ticarileşme süreçlerine önemli katkı sundu.
sanayihaberajansi.com.tr
December 10, 2025 at 9:04 PM
“Türkiye’nin Yeni Sanayi Çağı, Girişimcilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor”

Toplantının açılış konuşmasını yapan İvedik OSB ve Teknopark Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gültekin, sanayi üretimiyle teknolojinin aynı zeminde buluştuğu bir dönemin eşiğinde
sanayihaberajansi.com.tr/ivedik-osb-v...
İvedik OSB ve Teknopark Ankara’dan Girişimcilere Sermaye Desteği ve Yatırım Fırsatları Toplantısı Gerçekleştirildi
Ankara’nın teknoloji ve üretim merkezlerinden İvedik Organize Sanayi Bölgesi ve Teknopark Ankara, girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye yönelik önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Teknopark Ankara yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlikte, girişimcilere yönelik yatırım fırsatları, fon desteği modelleri, sermaye iş birlikleri ve girişimlerin ticarileşme süreçleri ele alındı. Toplantıya, sanayiciler, girişimciler, yatırım fonu temsilcileri ve ekosistem paydaşları yoğun ilgi gösterdi.
sanayihaberajansi.com.tr
October 14, 2025 at 6:41 PM
Kuantum bilişimde dev gelişme: Çip kapasitesini 100 kat artıran 3D kablolama

Hollandalı QuantWare firması, kuantum işlemcilerdeki geleneksel yatay kablolama sorununu 3D mimariyle çözerek tek bir çipte 10.000 qubite ulaşacağını duyurdu. Bu hamle, IBM’in 2033 sonrası için hedeflediği seviyeyi çok…
Kuantum bilişimde dev gelişme: Çip kapasitesini 100 kat artıran 3D kablolama
Hollandalı QuantWare firması, kuantum işlemcilerdeki geleneksel yatay kablolama sorununu 3D mimariyle çözerek tek bir çipte 10.000 qubite ulaşacağını duyurdu. Bu hamle, IBM’in 2033 sonrası için hedeflediği seviyeyi çok erkene çekerek, kuantum bilgisayarların ticarileşme sürecini hızlandırabilir.
ercanceviz.com.tr
December 14, 2025 at 9:30 AM
Girişim Fabrikası Bigg Hızlandırma Programı’nın İlk Dönem Başvuruları Başladı

Girişimcilere doğrudan yatırım desteği sunarak ticarileşme süreçlerini güçlendirmeyi hedefleyen Girişim Fabrikası BİGG Hızlandırma Programı için başvurular 19 Nisan’a kadar devam edecek. Türkiye İş Bankası’nın ana…
Girişim Fabrikası Bigg Hızlandırma Programı’nın İlk Dönem Başvuruları Başladı
Girişimcilere doğrudan yatırım desteği sunarak ticarileşme süreçlerini güçlendirmeyi hedefleyen Girişim Fabrikası BİGG Hızlandırma Programı için başvurular 19 Nisan’a kadar devam edecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup, Özyeğin ...
liberaltr.com
April 10, 2026 at 1:37 PM
Edremit Zeytinyağı İçin Küresel Markalaşma Yol Haritası Tamamlandı

Edremit Ticaret Odası, Türk Patent ve Marka Kurumu ile Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü iş birliğinde yürütülen "Coğrafi İşaretler için Markalaşma ve Ticarileşme Stratejileri Geliştirme Projesi" kapsamında, Edremit Zeytinyağı ve Aydın…
Edremit Zeytinyağı İçin Küresel Markalaşma Yol Haritası Tamamlandı
Edremit Ticaret Odası, Türk Patent ve Marka Kurumu ile Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü iş birliğinde yürütülen "Coğrafi İşaretler için Markalaşma ve Ticarileşme Stratejileri Geliştirme Projesi" kapsamında, Edremit Zeytinyağı ve Aydın Memecik Zeytinyağı ...
liberaltr.com
March 31, 2026 at 3:04 PM