#yemeicme
Bir şehri keşfederken pusulanız neyi gösteriyor? Gözleriniz ikonik manzaraları, tarihi sokakları mı arıyor, yoksa damağınız o şehrin ruhunu taşıyan yöresel lezzetlerin peşine mi düşüyor?
#seyahat #gezi #yemek #lezzet #gurme #keşfet #tarih #kültür #geziyorum #tatil #yemeiçme
August 9, 2025 at 6:10 AM
April 29, 2025 at 12:17 PM
Vatikan Turu Sonrası Açlığınızı Bastırın: En İyi 5 Mekan Önerisi

#Vatikan #Roma #İtalyaRehberi #NeredeYenir #İtalyanMutfağı #Yemeİçme

https://www.italyarehberi.tr/vatikan-turu-sonrasi-acliginizi-bastirin-en-iyi-5-mekan-onerisi/
Vatikan Turu Sonrası Açlığınızı Bastırın: En İyi 5 Mekan Önerisi
İtalya Rehberi
www.italyarehberi.tr
August 12, 2026 at 1:29 PM
Turistik ilçede yaz yoğunluğuyla birlikte hareketlenen yeme-içme sektörü, Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin merceği altına girdi. #Turizm #Yemeİçme #Didim #Tarım #Orman
Didim’de sofralara gece nöbeti: Ekipler sahaya indi
Turistik ilçede yaz yoğunluğuyla birlikte hareketlenen yeme-içme sektörü, Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin merceği altına girdi.
www.izmirhaberleri.com
July 28, 2026 at 2:05 PM
1400 yıl öncesinden gelen kadim bir beslenme rehberi.
Bugünkü moda diyetlerden umduğunuzu bulamadıysanız belki de geçmişe dönüp bakmanızın zamanı gelmiştir .🥗
#aralıklıoruç #aralıklıoruçdiyeti #diet #diyet #beslenme #sudiyeti #sıvıdiyeti #yeme #yemeiçme #kilo #zayıflama #sağlık 📖
#ugurbecerikli
April 21, 2025 at 9:09 AM
Yeme Psikolojisi

“İnsan ruhu, karmaşık ve derin bir yapıya sahip olup, birçok faktörün tesiri altındadır. Bunların başında ise yeme alışkanlıkları gelir.”

Nuran Kalyoncu

caglayandergisi.com/2025/02/01/yem…#caglayandergisis#ilimi#bilimi#sagliki#yemeicmem#alişkanliklara#ihtiyaca#fizyolojij#18subaba
February 18, 2025 at 7:37 PM
Güncel News press Fahiş fiyatların turizme etkisi... Yerli turist ne yapmalı? #turizm #fiyatlar #yemek #Türkiye #Yunanistan
Fahiş fiyatların turizme etkisi... Yerli turist ne yapmalı?
Son yıllarda yükselen enflasyonla birlikte 2024 itibarıyla yemeiçme sektöründe önemli fiyat artışları yaşandı. Özellikle Antalya, Bodrum ve Çeşme gibi turistik bölgelerde restoran ve kafelerdeki fiyatlar geçen yıllara oranla yüzde 60-yüzde 100’lere varan oranlarda yükseldi. Öyle ki vatandaşlar çareyi daha uygun buldukları Yunan adalarına gitmekte buldu. Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB) araştırmasına göre de geçen yıl Türkiye’den 1.2 milyon kişi Yunanistan’a giderken, bu kişilerin turizm harcaması yaklaşık 1 milyar Euro oldu. Bu yıl ise Türkiye’den Yunanistan’a giden ziyaretçi sayısının 1.4 milyona ulaşması öngörülüyor. Bu durumun yaşanmasındaki en önemli etken ise otel fiyatlarının yanı sıra özellikle yeme-içme sektöründe yaşanan fiyat artışları. LÜKS MEKANLARLA KIYASLANIYOR Yunan adalarının Türkiye’ye göre daha ucuz olduğuna yönelik basında çıkan haberlerin turizm sektörüne orta ve uzun vadede zarar verebileceğini ifade eden sektör uzmanları, ufak bir Yunan adasındaki fiyatların Çeşme-Alaçatı veya Bodrum-Yalıkavak’taki lüks mekanlarla karşılaştırılarak hata yapıldığını vurguluyor. Öte yandan Türkiye’deki kira, enerji gibi alanlarda yaşanan fiyat artışlarının sektöre zarar verdiğini kabul eden turizmciler, bunun nedeninin ise enflasyonla birlikte artan maliyetler olduğunu dile getiriyor. Bu yıl restoranlardaki fiyatların yüzde 70 artması gerekirken, yüzde 30’larda kaldığını ifade eden uzmanlar, enflasyonla mücadelenin olumlu sonuçlarının görülmesiyle sektörün bu sorunu aşacağını ve tatil beldelerinde her kesime uygun seçenekler olduğunu vurguluyor. TEKRAR AYNI TUTARDAN ALAMIYOR Bodrum’un pahalı olduğuna yönelik kötü bir imaj yaratma çabası olduğunu söyleyen Bodrum Esnaf Odası Başkanı Erdoğan Başeymez, “Enflasyon kaynaklı fiyat artışları, özellikle akaryakıta, elektriğe gelen zamlar, hammadde temininde yaşanan fiyat artışları, bir iki hafta önce aldığı malzemeyi aynı fiyata tekrar alamamak vs. gibi etkenler ister istemez fiyatlarda dönemsel değişkenliğe sebebiyet veriyor. Fakat bu çok fazla abartılacak düzeyde değil, esnaflarımız bizim vermiş olduğumuz fiyat tarifelerini uyguluyor ve bu fiyatların üzerine çıkmamaya özen gösteriyor” dedi. SEZONUN KISA OLMASI ETKİLİ Sezonun kısa olmasının en büyük sorunlardan biri olduğunu aktaran Başeymez, “Bu kapsamda fırsatçılığın önüne geçmek için denetimler yapıyoruz. Arada bizim de gözümüzden kaçanlar olabilir ama bize bu yönde gelen şikâyetleri ilgili mercilere hemen iletip denetimlerin yapılmasını sağlıyoruz. Ayrıca yarım ada çok büyük bir coğrafya her bölgenin kendine has müşteri ve fiyatlandırmaları var. Arz ve talebin çok olduğu işletmelerimiz var ve buralarda fiyat politikası daha yüksek olabilir. Ancak diğer mahalle veya bölgelerimizde de birçok işletmemiz var ve buralarda fiyatlar daha uygun” diye konuştu. YÜKSEK KİRALAR ÖDENİYOR Pahalı olarak lanse edilen işletmelerin yüksek kiralar ödediğini ifade eden Başeymez, şunları söyledi: “Ayrıca sezonun kısa olması da önemli bir etken. Örneğin bu sene okulların geç kapanması, sınavların bu yaz sıcağında çok geç bir tarihe bırakılması ister istemez sezonu kısaltıyor. Bizim esnaflar olarak beklentimiz yaz sezonunu en az 6 aya yayabilmek. Onların yaz sezonunda iyi iş yapması demek ekonomimizin canlanması, vergi ve SSK gelirlerinin artması demek. Yaz sezonu boyunca esnaflarımızın yanında çalıştırdığı, istihdam sağladığı kişi sayısı da azımsanmayacak kadar çok.” MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPAN VAR Sosyal medyada yapılan yemek-fiyat kıyaslamalarına da değinen Başeymez, “Örneğin piyasada az bulunan bazı deniz ürünleri gerçekten pahalı, bizimle kıyaslanan Yunanistan adalarında böyle bir sıkıntı yok. Bunun sebebi de bizim kara sularımızda avlanmanın yetersiz olması. Yani pahalılığın bütün suçlusu esnafmış gibi düşünülmemeli” dedi. Başeymez, “Artan fiyatlarla birlikte tatil anlayışı da biraz değişti. Misafirler, kendi alışverişlerini marketlerden yapıp, evlerde istedikleri gibi hazırlayıp yemeyi, dışarıda bir restoranda yemek yemekten daha ucuza mal edebiliyorlar. Bu da bir tercih, ama yaz sezonunda balık ve et lokantası olan sahil kesimindeki restoranların da doluluk oranı azımsanmayacak kadar fazla” diye ekledi. BİZDEN KAYNAKLANMIYOR Örnek olarak verilen bazı fiyatların genel için emsal teşkil etmediğini vurgulayan Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, “Sektörde uzun yıllardır emek veren esnafın fiyat politikası olağandır ama kısa dönemde kâr etmek isteyenler de olacaktır. Bu kişiler fiyat politikasını pahalı tutabiliyor” dedi. Sektörün diğer ülkelerle kıyaslanmaması gerektiğini anlatan Dengiz, “Yaşanan fiyat artışları yani pahalılık, bizlerden kaynaklanmıyor. Bakkaldan aldığımızın ürünün üzerine operasyon maliyetini eklediğimizde ortaya bir fiyat çıkıyor. Bunlar gerçek fiyatlar” diye konuştu. ASLINDA YÜZDE 70 ARTMALI Enflasyonun Türkiye’nin sorunu olduğunu, sadece yeme-içme sektörüne ya da tatil bölgelerine indirmemek gerektiğini belirten Dengiz, şöyle konuştu: “Öte yandan tabii ki kısa zamanda para kazanmak için fiyat politikasını olağanın dışında tutanlar da var. Bunun engellenmesi için denetimler yapılabilir. Ama örneğin Bodrum tek bir yer gibi algılanıyor. Oysa 13 bölgeden oluşuyor ve herkesin cebine hitap edebilecek bir turizm anlayışı var. Otel fiyatlarında bile çok fazla artış olmadı. Geçen yıla göre yüzde 20-30 arasında bir artış yapıldı. Normalde olması gereken yüzde 70’ti. Ancak bu kadar yapamıyoruz çünkü turistin gelmesi için rasyonel bir satış politikası olmalı. Biz de bunun farkındayız.” RESTORAN GİRİŞİNDE MENÜ OLMALI Pahalılığın yanı sıra kayıtdışılığın da olduğunu belirten Tüketiciler Derneği Başkanı Levent Küçük ise “Turizm bölgelerinde bazı işletmeler kredi kartı kabul etmiyor. Nakit ödeme yapıldığında da fiş vermiyor. Yani fahiş fiyatların yanı sıra bir de böyle bir sorun var” dedi. Fiyat etiketi yönetmeliğine göre işletmelerin kapı girişine ve masalara fiyat tarifesi koyması gerektiğini vurgulayan Küçük, “Bu uygulama getirildiğinde ilk birkaç ay işletmeler uyguladı, şimdi herkes yine bildiğini okuyor. Gelen fişe bakan müşteri ise hiç beklemediği fiyatlarla karşılaşıyor” diye belirtti. TURİZM POLİSİ OLABİLİR Adisyona kuver ya da hizmet ücreti adı altında eklenen rakamların da çok fahiş olduğuna değinen Küçük, “Öte yandan değinilmesi gereken önemli bir nokta da içki fiyatları, yüzde 150-180 kârla satılıyor. Bu konunun da gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi. Yaz boyunca Ticaret Bakanlığınca oluşturulan turizm polislerinin görev yapması gerektiğini söyleyen Küçük, tüketicinin yapması gerekenleri ise şöyle sıraladı: ADİSYON KONTROLÜ YAPIN * Vatandaşlar öncelikle restoran kapısındaki fiyat listesine bakmalı. * Sonra masaya adisyon geldiğinde almadıkları bir ürünün eklenip eklenmediğini kontrol etmeli. * Aynı zamanda ürünlerin fiyat listesindeki fiyatı ile adisyona eklenen fiyatı da karşılaştırılmalı. Yanlışlık varsa düzeltilmeli. * Yerel yönetimler de sezon boyunca fiyat etiketi denetimlerini sürekli ve eksiksiz yapmalı. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
June 21, 2025 at 2:14 PM
Güncel News press İTO Komitesi: Orantısız denetimler binlerce işletmeyi iflasın eşiğine getirmiş durumda #İstanbul #ekonomi #gıda #yemeiçme #eğlence
İTO Komitesi: Orantısız denetimler binlerce işletmeyi iflasın eşiğine getirmiş durumda
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Komitesi, "İstanbul’un yeme-içme ve eğlence sektörü, turizme can verirken sürekli baskılarla adeta cezalandırılıyor. Orantısız denetimler, ekonomik darboğaz ve hukuki belirsizlikler binlerce işletmeyi iflasın eşiğine getirmiş durumda. Şehir ekonomisinin lokomotif sektöründe on binlerce çalışan işini kaybetme tehlikesi de yaşıyor." açıklamasında bulundu. Konuya ilişkin olarak yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: İstanbul’un uluslararası marka değerini yükseltme hedefinin bel kemiğini oluşturan yeme-içme ve eğlence sektörü, son dönemde giderek artan denetimler, ekonomik baskılar ve keyfi uygulamalar nedeniyle hayatta kalma savaşı veriyor. Vergisini ödeyen, binlerce kişiye istihdam sağlayan ve kentin kültürel belleğini taşıyan işletmeler, adeta cezalandırılıyor. Küresel şehir vizyonuna sahip İstanbul’un en dinamik ekonomik bileşenlerinden biri olan yeme-içme sektörü; yalnızca gastronomi değil, aynı zamanda kültür, turizm ve yaşam tarzı deneyimini de temsil ediyor. Ancak sektör temsilcileri, son aylarda artan ‘orantısız’ denetimlerin faaliyetlerini sekteye uğrattığını, ekonomik sürdürülebilirliği ciddi biçimde tehdit ettiğini söylüyor. AYNI AYDA SAYISIZ DENETİM YAPILIYOR Özellikle Kadıköy, Karaköy, Balat, Bomonti ve Beşiktaş gibi halkın sosyalleşmek için nefes aldığı ve turist yoğunluklu bölgelerde faaliyet gösteren işletmeler, çevre rahatsızlığı, gürültü, tabela, müzik ruhsatı gibi gerekçelerle ardı arkası kesilmeyen denetimlerle karşı karşıya. Bazı işletmelere aynı ay içinde farklı kurumlarca sayısız denetim uygulandığı, cezaların orantısız ve caydırıcı olmaktan çok ‘yıldırıcı’ olduğu belirtiliyor. Kadıköy Esnaf Derneği (KADIDER) Başkanı Süleyman Erdal Eroğlu, sektörün içinde bulunduğu durumu şu sözlerle özetliyor: “Denetlemelerden değil, sistematik hale gelen sürekli psikolojik baskıdan bunaldık. Farklı kurumlarca birbirlerini denetleyen kurumlar aynı evrakları 1 ay içinde 20 kez sorabiliyor. Üstelik bu denetimler işlerin en yoğun olduğu saatlerde yapılıyor” Eroğlu’na göre, alkollü içecek servisi yapan işletmeler yasal çerçevede faaliyet gösterme hakkına sahip. Ancak uygulamadaki keyfilik ve siyasi baskı, yalnızca esnafı değil, semtin sosyal ve ekonomik dokusunu da tahrip ediyor. "Bu sektör, İstanbul’un ruhudur," diyen sektör temsilcileri, turisti cezbeden atmosferin büyük ölçüde özel sektörün dinamizmiyle ayakta kaldığını vurguluyor. ALKOLLÜ İÇECEK PROMOSYONUNA YASAK: İNDİRİM BİLE SUÇ SAYILIYOR Sektördeki baskının bir başka boyutu da alkollü içeceklere yönelik uygulamalar… Fiyat indirimi gibi temel satış stratejileri bile ‘özendirici’ sayılarak yasaklanıyor. Bu yaklaşımı ‘çifte standart’ olarak değerlendiren sektör temsilcileri, “Bu bir reklam değil; bireylerin tercihine saygıdır. Ancak konu alkollü içecek olduğunda her şey yasak kategorisine sokuluyor” diyor. İTO RESTORAN VE YİYECEK-İÇECEK HİZMETLERİ KOMİTESİ’NDEN UYARI: “İFLAS DALGASI KAPIDA” İstanbul Ticaret Odası Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Komitesi de sektördeki derinleşen krize dikkat çekiyor. Komite Başkanı Ebru Koralı, sürdürülemez maliyetler nedeniyle işletmelerin kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Koralı, “Enerji, kira, personel ve gıda maliyetleri fırlamış durumda. Fiyatlar artıyor ama buna rağmen kamuoyunda ‘fahiş fiyat’ algısı hâkim. Bu algı, sektörün imajını zedeliyor. Acil önlem alınmazsa istihdam kaybı kaçınılmaz olur” diyor. Koralı, şöyle devam ediyor: Sektörümüzde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için fiyat politikalarının yeniden değerlendirilmesine ve güncellenmesine ihtiyaç duyuluyor. Enerji maliyetlerindeki artış, kira bedelleri, personel giderlerindeki yükseliş, gıda fiyatlarında yaşanan artışlar, KDV, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve enflasyonist durum, menü fiyatlarımıza doğrudan yansıyor. Bu da kamuoyunda ‘fahiş fiyat’ algısına yol açıyor. Bu algının önüne geçmek için sektörümüzde sürdürülebilir ve makul bir fiyat dengesi oluşturmak amacıyla bir yol haritası belirlenmesi gerekiyor. Restoranların enflasyonist ortamda sadece bir ‘sonuç’ olduklarına da değinen Koralı, “İşletmelerde personel maliyeti %50’nin üzerinde. Sektörümüz için istihdamı koruyucu tedbirlerin alınması şart. Ayrıca acil finansal destek mekanizmaları gerekiyor” diye ekliyor. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
May 14, 2025 at 2:35 PM