#DoğalBal
Batman'ın Sason ilçesinde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Bal, Ceviz ve Çilek Festivali rekor bir satışa sahne oldu. Yaklaşık 170 bin kişinin katıldığı festivalde, doğal ortamda el değmeden üretilen tescilli Sason balının 1 kilogramı açık artırmada bir iş… #SasonFestivali #Bal #Ceviz #Çilek #DoğalBal
Türkiye'nin en lezzetli şifa deposu sarı altınında bir rekor: 1 kilosu 400 bin TL'ye satıldı!
Batman'ın Sason ilçesinde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Bal, Ceviz ve Çilek Festivali rekor bir satışa sahne oldu. Yaklaşık 170 bin kişinin katıldığı festivalde, doğal ortamda el değmeden üretilen tescilli Sason balının 1 kilogramı açık artırmada bir iş insanı tarafından 400 bin liraya satın alındı. Satıştan elde edilen gelirin yöredeki doğal bal üreticilerine destek olarak aktarılacağı açıklandı.
www.haber3.com
October 5, 2026 at 9:28 AM
Güncel News press 2 kovanla üretime başladı! Şimdi 1,5 ton bal bekliyor #aricilik #doğalbal #bal #sürdürülebilirlik #tarım
2 kovanla üretime başladı! Şimdi 1,5 ton bal bekliyor
İlçe merkezinde yaşayan 1 çocuk annesi Kör, 7 yıl önce çocuğuna doğal bal yedirebilmek amacıyla arıcılığa başladı. Arıcılıkla ilgili araştırmalar yaparak bilgiler edinen Kör, 2 kovanla işe koyuldu. Zamanla ürettiği balların kendisi için fazla olduğunu fark eden Kör, bir bölümünü satarak aile bütçesine de katkı sağladı. Kör, ürettiği ballara ilginin her geçen yıl artmasıyla kovan sayısını 70'e yükseltti. Farklı renklere boyadığı kovanlarıyla sosyal medya hesabından paylaşımlar da yapan Elif Kör, bölgeye gelen turistlerin de ilgisini çekerek arılığını ziyaret etmelerini sağladı. Kör, Kafkas arısının gen merkezi olan bölgede arılığını geliştirmek için başvurduğu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan (TKDK) yüzde 70'i hibe olmak üzere 624 bin liralık destek almaya hak kazandı. "İKİ KOVANLA BAŞLADIĞIM BU SERÜVENDE 70 KOVANA ULAŞTIM" Elif Kör, AA muhabirine, arıcılığa başlamasındaki en önemli etkenin, oğlunun bala düşkünlüğü olduğunu söyledi. Oğlu henüz 3 yaşındayken hobi amaçlı arıcılıkla tanıştığını belirten Kör, şöyle devam etti: "Ürettiğim balı sofraya koymanın verdiği mutlulukla arıcılığı geliştirdim. Kovan sayımı her yıl artırdım. İki kovanla başladığım bu serüvende 70 kovana ulaştım. Arıcılık zor ve meşakkatli bir iş, beden gücü gerektiriyor. Arılığımda her şeyi tek başıma yapıyorum. Kovan taşıyorum, tamir ediyorum, bal sağımı yapıyorum. Bir kadın için ekstra yorucu oluyor ama bunu zevkle yapıyorum. Arıları çok seviyorum, onlara tutkuyla bağlı olduğum için zorlukların üstesinden geliyorum." Kör, arıcılıkla ilgili yaptığı çalışmaları sosyal medyadan paylaşmasıyla daha fazla ilgi gördüğünü dile getirerek, "Sosyal medyadan çok güzel tepkiler aldım. Özellikle kadınlar bana ulaşıp, 'Elif Hanım arıcılık yapmak istiyoruz, bize destek olur musunuz?' dedi. Elimden geldiğince destek olmak benim için gurur verici oldu. Sosyal medyada dikkat çekmemin bir nedeni de arılığımın çok renkli olması. Renkli kovanlarım, çevre düzenlemem ve maskelerimle daha da ilgi çekici hale geldim." diye konuştu. Kadın elinin değdiği her şeyin daha düzenli ve güzel olduğunu belirten Kör, "Arılığımı turizme de açtım. Zaman zaman turistleri ağırlıyorum. Arılığıma birçok insan geldi, ünlüleri misafir ettim. Türkiye'nin dört bir yanından insanlar geldi. Haziran ayında da turist kafilelerini ağırlamayı sürdüreceğim. Arılığıma turlarla misafirler gelecek. Böylece Artvin'in balını ve kültürünü tanıtmış olacağım" ifadelerini kullandı. Arıcılığın kendisi için aynı zamanda bir gelir kaynağı olduğunu dile getiren Kör, bu yıl 70 kovanlı arılığından 1,5 tona yakın bal beklediğini söyledi. TKDK'DAN YÜZDE 70'İ HİBE DESTEĞİ Bugüne kadar arıcılıkta maddi bir destek almadığını ifade eden Elif Kör, 7 yıl boyunca kendi imkanlarıyla işini sürdürdüğünü anlattı. Kör, arılığını geliştirebilmek için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna başvurduğunu belirterek, "Yüzde 70'i hibe olmak üzere 624 bin liralık destek aldık. Arılığımı büyütmek için önemli bir kaynak olacak. Bu işi daha da büyütmek, ana arı üretmek, farklı arı ürünleri geliştirmek istiyorum." diye konuştu. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
May 25, 2025 at 2:47 PM
İstanbul Avcılar'da kentsel dönüşüm nedeniyle yıkımına karar verilen bir binanın duvar boşluğunda arıların yuva yaptığı belirlendi. Duvarın yıkılmasıyla ortaya çıkan peteklerden yaklaşık 25 kilogram doğal bal çıkarılarak çevredeki vatandaşlara… #İstanbul #Avcılar #KentselDönüşüm #Arılar #DoğalBal
İstanbul'da kentsel dönüşümde yıkılacak binanın duvarının içinden akılalmaz bir ''hazine'' çıktı!
İstanbul Avcılar'da kentsel dönüşüm nedeniyle yıkımına karar verilen bir binanın duvar boşluğunda arıların yuva yaptığı belirlendi. Duvarın yıkılmasıyla ortaya çıkan peteklerden yaklaşık 25 kilogram doğal bal çıkarılarak çevredeki vatandaşlara dağıtıldı.
www.haber3.com
September 11, 2026 at 11:53 AM
Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Gümüşler beldesi Tumlu Yaylası’nda yaklaşık 1800 rakımda gerçekleştirilen coğrafi işaretli Niğde Geven Balı hasadına katılarak üreticilerle buluştu! Bu yıl rekoltenin ve bereketin oldukça yüksek olduğunu belirtilen Vali… #Niğde #Gevendalı #DoğalBal #Coğrafiİşaret #Tarım
Türkiye'nin ünü dünyayı saran coğrafi işaretli doğal şifa kaynağında zorlu mesai başladı
Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Gümüşler beldesi Tumlu Yaylası’nda yaklaşık 1800 rakımda gerçekleştirilen coğrafi işaretli Niğde Geven Balı hasadına katılarak üreticilerle buluştu! Bu yıl rekoltenin ve bereketin oldukça yüksek olduğunu belirtilen Vali Akmeşe, hafif kekik aromalı doğal şifa kaynağı balın marka değerini artıracaklarını vurguladı.
www.haber3.com
September 9, 2026 at 8:15 PM
Türkiye'nin önemli bal üretim merkezlerinden Yozgat'taki Çamlık Bal Ormanı, zengin bitki örtüsü ve sırayla açan çiçekleriyle arıcılara verimli bir sezon sunuyor. 1300 rakımlı bölgede geven ve kekik florası sayesinde kovan başına 30 kiloya kadar bal… #bal #arıcılık #Yozgat #ÇamlıkBalOrmanı #doğalBal
Türkiye'nin en doğal, en şifalı lezzetinin yeni adresi belli oldu
Türkiye'nin önemli bal üretim merkezlerinden Yozgat'taki Çamlık Bal Ormanı, zengin bitki örtüsü ve sırayla açan çiçekleriyle arıcılara verimli bir sezon sunuyor. 1300 rakımlı bölgede geven ve kekik florası sayesinde kovan başına 30 kiloya kadar bal bekleniyor.
www.haber3.com
July 16, 2026 at 10:14 AM
Mersin'in 2 bin rakımlı Eğriçayır Yaylası'nda üretilen yüzde 100 doğal çiçek balı, kontrollü kristalleşme süreciyle 'beyaz bal'a dönüşüyor. Hiçbir katkı maddesi içermeyen, kremamsı yapısıyla özellikle bal sevmeyen çocukların ilgisini çeken bu… #Mersin #EğriçayırYaylası #doğalbal #beyazbal #çiçekbalı
Bu da beyaz bal: Gören önce inanmıyor ama hem gerçek, hem doğal hem de şifa deposu!
Mersin'in 2 bin rakımlı Eğriçayır Yaylası'nda üretilen yüzde 100 doğal çiçek balı, kontrollü kristalleşme süreciyle 'beyaz bal'a dönüşüyor. Hiçbir katkı maddesi içermeyen, kremamsı yapısıyla özellikle bal sevmeyen çocukların ilgisini çeken bu özel ürün, gerçek balın en saf hallerinden birini sunuyor.
www.haber3.com
June 12, 2026 at 10:56 AM
Güncel News press Bal üreticileri uyarıyor: "Bal güvene dayalı alınır ve tüketilir" #Bal #Rize #Kahvaltı #DoğalBal #Sağlık
Bal üreticileri uyarıyor: "Bal güvene dayalı alınır ve tüketilir"
Türkiye'de bal kullanımı oldukça yoğun. Özellikle Rize'de kahvaltı deyince akla bölgeye has çeşit çeşit ballar akla gelir. Kahvaltıdan ziyade sağlık için kullanılan ballarla da ön plana çıkan Rize'de özellikle yüksek rakımlı yaylalarda üretimi gerçekleştirilen ballar herkesin ilgi odağıdır. Karakovan balından tutun, türkülere konu olan Andon Balı, Anzer Balı, Ayder Ayder Balı'na kadar türlü türlü çiçek balının yanında şifa deposu Delibal olarak bilinen Komar Çiçeği Balı da şehirde ve çeşitli bölgelerde oldukça rağbet görüyor. İnternet üzerinden de oldukça fazla satılan ve haklarında çeşitli reklamlar yapılan bu balların tümü de gerçek bal olmayabiliyor. Dolandırıcıların vatandaşın sağlık için tükettiği bala bile sahte karıştırdığı bu ortamda üreticiler tüketicileri ‘istismar edilmeye' karşı uyarıyor. Rize'nin Andon diye bilinen Küçükçayır Köyü'nde dededen kalma miras gibi arıcılığını sürdüren Nazım Mengene, sadece tüketicinin değil bir üreticinin de kendi balı dışındaki bir balın gerçek olup olmadığını yiyerek anlamasının çok kolay olmadığını hatta bazen mümkün olmadığını ifade ediyor. O nedenle tüketicileri güvendikleri üreticiler veya Arıcılar Birliği vasıtası ile dolumu gerçekleşmiş, mühürlenmiş balları almaları konusunda uyaran Mengene, sağlık için tüketilen balın insanların sağlığını bozmaması için kontrollü tüketilmesini öneriyor. "Ben bir balın sahte olup olmadığına kesin kanaat getiremiyorum" Balın sahte olup olmadığını anlamanın en güzel yolunun üniversiteler aracılığı ile yapılan analizler olduğuna vurgu yapan Mengene, geleneksel metotların doğru olmadığını kaydederek "Bir tüketicinin balın sahtesini anlaması mümkün değil. Mesela komar balı. Ya kendin yapacaksın, ya da kendin gibi güvendiğin birisini bulup ondan alacaksın yahut bunun analizlisini, yani Rize Arıcılar Birliği tarafından üniversiteye analize gönderildikten sonra dolumu yapılmış, tahlili bal alacaksın. Diğer türlü bir balın sahte olup olmadığını, şekerli olup olmadığını ben anlamıyorum da artık anlayan var mı? Nasıl anlıyor bilmiyorum. Birisi kaşığı havaya kaldırıyor ‘Akarsa baldır' diyor diğeri ‘Akmazsa baldır' diyor. O tür şeylere ben inanmıyorum. Çocukluğumuzdan beri arıcılık yapıyorum. Bizde deden toruna miras gibi. Ben yine de bir balın sahte olup olmadığına kesin kanaat getiremiyorum. Bazen anlıyorsun ama yine de yanılıyorsun. Bunun en güzel yöntemi ya kendin yapacaksın, ya kendin gibi güvendiğin birisini bulup ondan alacaksın, ya da tahlili mühürlüsünü alacaksın" dedi. "Bal kristalize olarak kendini doğal korumaya alıyor" Balın kristalize olması yani vatandaşların deyimi ile şekerlenmesi durumunun balın sahte olduğu anlamına gelmediğini aksine gerçek olduğu için kendisini korumaya aldığının bir göstergesi olduğuna vurgu yapan Mengene "Kristalize olan bal kendini doğal korumaya alıyor. Bu sahte olsa, glikozdan veya başka bir maddeden yapılmış olsa bu şekli almaz. Sen istesen de sahte bala bu şekli aldıramazsın. Bazıları bu şekerlenmiş diyor ama bu şekerlenme değil. Bu kendini doğal korumaya alıyor. Eğer bir bal kendini doğal korumaya alıyorsa bu hakiki baldır. 40 derecelik ılık bir suda beklediği zaman kristalize olmuş bal normal halini alabiliyor. Ama yüksek derece suda ısıtmaya kalkıldığında veya kaynatıldığında bütün özelliklerini kaybeder" şeklinde konuştu. "Artık parasını bile sormuyoruz. Yeter ki iyi bal olsun" ‘Yeter ki gerçek bal olsun' diyerek fiyatına bakmadan güvendiği kişiler bal alıp tükettiğini ifade eden Naim Balcıoğlu isimli vatandaş "Bal her sabah yerim. Çokta tüketirim. Bu ortamda bal almak çok zor. Üreticiye güveneceğim ki alıp bal yiyeceğim. Bazı arıcılar kendisinden şüphe ediyor acaba hakiki bal hangisi diye. Ben balı severim. Bende kestane balı olur, çam balı olur, bütün ballar olur ve ben yerim. Sabah kahvaltılarında tereyağı ve bal mutlaka yerim. Sahte baldan kaçabildiğimiz kadar kaçıyoruz. Sevdiğimiz, güvendiğimiz arkadaşlardan kaliteli bal alıyoruz. Ben Güneysu Kanbozluyum. Dağ balı alıyorum. Artık parasını bile sormuyoruz. Yeter ki iyi bal olsun" dedi. "Benim anlamam mümkün değil ama anlayan varsa onu da bilmem" Balı yine güvendiği kişiden aldığını ifade eden bir başka tüketici Emine Terzi ise "Balı yiyerek gerçek olup olmadığını anlamıyoruz. Güvendiğim yerlerden bal alıyorum, yoksa ben onu sahte mi değil mi diye anlayamam. Benim anlamam mümkün değil ama anlayan varsa onu da bilmem" ifadelerini kullandı.   Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 7, 2025 at 6:41 PM
Güncel News press Devlet destekli arıcılığa başlayan 6 çocuk annesi, birçok şehre bal satıyor #aricilik #bal #doğalbal #Yüksekova #bitkiörneği
Devlet destekli arıcılığa başlayan 6 çocuk annesi, birçok şehre bal satıyor
Zengin bitki örtüsü ve endemik çiçek çeşitliliğiyle dikkat çeken Yüksekova yaylalarında üretim yapan Kağan ve eşi, şimdilerde yılda yaklaşık 3 ton doğal bal üretip, Türkiye’nin birçok yerine gönderiyor. Kağan çifti, bu yıl da bol ve bereketli bir sezon geçirmeyi umduklarını belirtti. Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan yüksek rakımlı dağların eteklerinde kurulu Ortaç köyünün Konak mezrasında yaşayan Gönül Kağan, 1995 yılında devlet desteğiyle 5 arılı kovan aldı. Eşinin de desteğiyle bir yandan bahçe işleriyle, bir yandan da ev işleriyle uğraşan Kağan, her yıl bahar aylarıyla birlikte florası zengin yaylalarda bal üretimi yapmaya başladı. Arıcılık faaliyetlerini her geçen yıl daha da büyüten Kağan, yıllar içinde kovan sayısını 600'e çıkardı. Zengin bitki örtüsü ve endemik çiçek çeşitliliğiyle dikkat çeken Yüksekova yaylalarında üretim yapan Kağan çifti, şimdilerde yılda yaklaşık 3 ton doğal bal üretiyor. Ürettikleri kaliteli balları Türkiye'nin birçok yerine gönderen Kağan çifti, çocuklarının eğitim masraflarında karşıladıklarını söyledi. Kağan, yıllar önce devletin verdiği 5 arılı kovanla başladığı arıcılığı bugün profesyonel bir üretim seviyesine taşırken bu yıl da bol ve bereketli bir sezon geçirmeyi umduklarını belirtti. ‘30 YILDA 600 KOVANA ÇIKARDIK’ Bir yandan bahçe ve ev işleri ile uğraşan Gönül Kağan, bir yandan hayvancılıkla uğraşıyor. Yaptığı işlerin yorucu ama güzel olduğunu belirten Kağan, "Bu işe başladığımda elimde sadece 5 kovan vardı. Ama çok çalıştım, yılmadım. Eşimle birlikte sabahın erken saatlerinden akşam geç saatlere kadar doğanın içinde olduk. Her yıl biraz daha fazla üretmeye başladık. Şu an 600 kovan oldu. 2 kızım 4 oğlum var. Gelirimizi arıcılıktan sağlamaya başladıkça çocuklarımızı okutmaya, geçimimizi sağlamaya başladık. Eve, bahçeye bakıyorum. İneklerimiz var onlara bakıyorum. Bir yandan da arıcılık yapıyorum. Çok yorucu zahmetli ama çok güzel. Devletin verdiği destek sonrası bizde çalıştık kovan sayısını arttırdık. Bu yıl 3 ton bal üretimi hedefliyoruz. Kadınlar da bu işi yapsınlar çok güzel bir iş. Bize bu imkanı sağlayan devletimize teşekkür ediyorum" dedi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
August 1, 2025 at 7:48 AM